#yemeksepeti müşteri temsilcisine ulaşılamıyor, canlı destek yok, restorana ulaşılamıyor, kuryeye ulaşılamıyor. Sipariş ortada yok 2 saat oldu neredeyse. Kime anlatıcaz derdimizi???
Fenerbahce 1930’lardan itibaren devlet adamlari, büyük is adamlari, medya, sinema/sanat dunyasinin unluleri vs. toplumun akliniza gelebilecek her turlu guc katmaninda ustte olan isimlerce desteklenir ve basarilarinin tadini cikarirdi.
Başbakan'ın ayni zamanda Kulüp baskanligi yaptıgı, ya da transfer icin generalin savas ucagi kaldirdigi bir duzen dusunun.
Ya da 70’lerin filmlerini dusunun. Genel olarak orda dahi ana karakter Fenerbahceli olarak pozisyonlanir, kitlelere Fenerbahce propagandasi yapmak icin o firsati dahi kacirmazlardi.
Hemen hemen butun spor mudurleri Fenerbahceli idi. Ornegin, futbolu 33 yaşında bırakıp, tekrar donmeye karar veren Metin Oktay'i vazgeçirmek icin, "Krallar palyaço olmaz" diye ağır yazi yazıp vazgeçiren, Fenerbahceli medya duayeni Necmi Tanyolac gibi ağır toplar vardi.
Televizyon yayininin olmadigi o yillarda belki de dunyada yasamis en fanatik Fenerli Necati Bilgic’in hakemlik yaptigi duzende Fener lehine hatalar yazili basinda gundeme dahi getirilmezdi.
Sonrasinda ne mi oldu?
Sonrasinda once Ali Uras ve sonrasinda Ali Tanriyar’in olusturdugu ve Alp Yalman ve Faruk Suren ile devam eden her biri ayri cevher, uluslararasi egitimi/gorgusu ve spor bilgisi olan Galatasaray yonetimleri geldi.
Once Derwall ile sonra Denizli, Kalli ve Terim ile tarihe gececek buyuk hocalari buldular, arkalarinda durdular. Ustune altyapiya onem verdiler, altyapidan cikan altin jenerasyona harika dokunuslarla muthis genc yetenekler eklediler.
Bu yoneticilerin olusturdugu kadro Turkiye’yi degil, Avrupa’yi degil, Dunyayi domine etti. Bu kadro sampiyonluklar kazandi, Avrupa Sampiyonu oldu, Dunya ucuncusu oldu. Hepsinin arkasinda Galatasaray vizyonu vardi.
Butun bunlar olurken, en az 50 senedir taraftar sayisinda acik ara onde olan Fenerbahce taraftar sayisi geride kaldi. Yeni nesil genclerin cogu Galatasaray’i tutmaya basladi. 1990’larin ortalarindan itibaren her ankette Galatasarayli sayisi daha cok cikmistir. 2010'lardan itibaren de bu sayisal cogunluk, daha cok "harcayan", "aidiyet duyan" taraftar kitlesi olmayı da Galatasaray'a nasip etmiştir.
Tum bunlar olunca ne oldu? Tam 50 sene boyunca her turlu guc odaginin destegine alismis Fenerbahce, Galatasaray'in bu basarilarinin bir dis el tarafindan destek olmadikca gelemeyecegine inandi. Cunku oyle gormuslerdi. Sadece vizyonla dogru planlama ile olmazdi onlara gore.
Basarilar gelmeye devam ettikce kimyalari bozuldu. Galatasaray Turkiye’de Avrupa’da basarili oldukca iyice zivanadan ciktilar. Bazilarinin tek amaci Galatasaray’i yenmek oldu. Kayip giden sezonlarinda Galatasaray’i yenince sampiyon olmus gibi sevindiler. Artik tek odaklari bizdik.
Cunku ellerinden giden camia liderligini hazmedemiyorlardi. Nitekim o donemlerin pankartlarindaki bu tarz bilincalti mesajlar hep buna yoneliktir. Biz basarilar odakli “herkes rutbesini bilecek” derken onlar “herkes haddini bilecek” dediler zira zihinlerinde hala her platformu domine ettikleri 1970’lerdeydiler.
Bu sekilde bu sekilde, 1987’den beri Turk futbolunu adeta domine eden Galatasaray���in basarilarina bir terorist orgutun katkisinin oldugu iftirasina basladilar. GS gibi Turkiye’nin en entellektuel ve Bati normlarinda yetismis camiasinin bu orgutle isi olmayacagi asikardi.
Ancak bir avantajlari vardi, GS bu basarilari elde ederken ve bunlari Turk milli takimi icin de yapmis iki oyuncu, bu orgutun sempatizani olduklarindan GS’a atilan bu iftiranin “yapisma” sansi daha coktu.
Nitekim sayisal olarak kendi kuluplerinden daha cok sayida oyuncu bu orgutten ceza almis olsa da, cogunu kamuoyu hatirlamadigi icin dahi, algilari yonetmeleri kolay oldu.
Bu minvalde artik karsimizda dengesi bozulmus, kiminin cocuklugu, kiminin gencligi GS’in basarilarinin altinda ofkeyle gecmis ve cikisi GS’in basarilarina camur atmakta bulmus fanatik bir zümre insan var.
Bu konuda Turkiye Cumhuriyeti Devleti’ne buyuk is dusuyor. Turk sporunun en onemli camialarindan birisine yonelik mesnetsiz iftiralar halki kin ve dusmanliga sevkediyor. Bir an once bu konuda ciddi adim atilmalidir.
Ali Koc da tum bu surecte FB’nin adim adim liderligi GS’a kaptirisina tanik olmus ve bunun ofkesini icinde yasayan fanatik bir Fenerbahceli. Goreve gelirken hayal ettigi Alp Yalman yonetimleri gibi vizyon ortaya koymakken, FB’yi yonetme sekli GS nefretine indirgenmis durumda.
Ben acikcasi Ali Koc gibi bir rakibe sahip oldugumuz icin mutluyum. Buyuk Fenerbahce camiasi icinde FB Baskanligini yapacak daha cok donanimli insan var.
Artik genc taraftar kitlesi, hic bitmeyen egitimli/vizyoner kulup yapisi ve basarilariyla Galatasaray Turk futbolunun tartismasiz en buyuk kulubudur ve bu konumunu korumaya devam edecektir. Artik kimse 1970’lerin duzenine heves etmesin. GS bayragi en onde tasimaya devam edecek.
Not: 2021 yılında parca parca yazdigim tweetlerimi hala değişmeyen gundem ve "Yapi" söylemleriyle gecen bir sezonda tek tweette toplayarak paylaşmak istedim; zira isin ozu maalesef burda yatmaktadır.
Bankada hacı amcanın biri, çay içen banka memuresine "Sol elle çay içmek haramdır kızım" diyor
Memure kız "Amca sağ elimle senin vadeli hesabının faizini işliyordum" diyor
tweet bu kadar
Yalıkavak’ta Ebru Gündeş programında “Yakarım Roma’yı da yakarım” diye bütün beldeyi inletiyor aynı dakikalarda Bodrum’un doğal kalmış tek koyu Mazı yangından tahliye ediliyor .
Distopik film olsa bu kadar olmaz !
Cem Yılmaz, Ata Demirer, Yılmaz Erdoğan, Şahan Gökbakar'ın siyasi hiciz yapmaya korktuğu bir ortamda topluma bir nefes olmuştu. Türkiye, gerçek bir sanatçıyı kaybetti. #TurgayYıldız
Kendi halkınıza verdiğiniz hakkı yabancıya da verirseniz buna teşvik denir, daha fazlasını verirseniz bu imtiyaz olur. Osmanlı imtiyazlar yüzünden batmıştır. Tarihi unutursanız tarih de sizi unutur.
Demek ki neymiş; Sadece futbolu değil, ülke sporunu, siyasetini, gücünü, teknolojisini marşlarla, gazlı tweetlerle, reklamlarla ileriye taşıyamıyormuşuz. Altyapısı olmayan her şey kendini sahada belli ediyormuş. Yani henüz sahaya çıkmamış fikirlere zafer biçmek yanlışmış. ✍🏻
Kendi içmez, içeni kınamaya bayılır,
Yüzünden aldatmaca, sahtekarlık yayılır.
Şarap içmiyor diye kasılıp gezer ama:
Yedikleri yanında şarap meze sayılır.
Ömer Hayyam