Türk Devleti Kürtleri kabule yanaşacak yasal ve fiili hiç bir adım atmayacaktır
Sözler, eylemler ve hatta çıkaracağı yasalar dahil oyalama amaçlı olacaktır
Bu konjonktür TCyi zorlayan değil aksine avantajlar sunan bir konjonktür. Farkında ve tadını çıkarıyor
📌 Nice 8 yıllara
▪️ Yeni Yaşam! Adımız gibi iddialıyız. Gazetecilik yaşamın ta kendisidir. Yaşamdan alır, yaşam verir; gerçeğe, hakikate can olur. Yaşamın renkliliğine, farklılığına, çok sesliliğine, çoğulculuğuna inanıyoruz ve özgür yaşama...
https://t.co/gJRoHmKRjA
“….. bir sanatçının kişisel emeği ile onun kitleleşmesini mümkün kılan toplumsal, politik ve kültürel zemin aynı şey değildir. Bir şarkının yazılması, kaydedilmesi, klibinin çekilmesi ya da konser organizasyonunun belli maddi yüklerinin üstlenilmesi bireysel emek alanına girer. Ancak o sanatçının Kürt toplumunda görünür hâle gelmesi, geniş kitlelere ulaşması, sahneler bulması, dinleyiciyle politik-duygusal bir bağ kurması ve kolektif hafıza içinde karşılık bulması yalnızca bireysel çabayla açıklanamaz…..”
Abdullah Yılmaz, "Mem Ararat: Makbul Görünürlük ve Egemenin Normali" analizinde, sanatçının yakaladığı popülerliğin bir özgürleşme mi yoksa iktidarın çizdiği sınırlarda bir kabul mü olduğunu sorguluyor.
❝Mem Ararat etrafında süren tartışma yalnızca bir sanatçının popülerliği, konserleri ya da kişisel açıklamaları üzerinden okunamaz. Asıl mesele, bu popülerliğin hangi zeminde kurulduğu ve bugün hangi anlatıyla yeniden tarif edildiğidir. Mem Ararat’ın son dönem açıklamalarında öne çıkan bireysel emek, yokluk, dışlanma ve mağduriyet vurgusu ilk bakışta kişisel bir hesaplaşma gibi görünebilir.❞
Abdullah Yılmaz yazdı. 🖊️
https://t.co/9kiNPt7SPW