“Bazı dersler dört duvarın arasında verilmez…”
Eğitim-İş olarak 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, dünyayı emeğiyle biçimlendirenlerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.
Eğitim-İş olarak; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş ile Sıhhiye Zafer Anıtı’ndaki ‘Çelenk Töreni’ne katıldık.
Törene Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Birleşik Kamu-iş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Genel Sekreter Şükrü Balun, şube başkanlarımız, yöneticilerimiz, üyelerimiz ve konfederasyonumuza bağlı sendikaların yöneticileri katıldı.
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde; laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi sürdüreceğiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
#23Nisan #Atatürk #MustafaKemalAtatürk #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı #23Nisan #Türkiye
Eğitim-İş olarak, resmi verilerden yola çıkarak Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten çocuklara armağana olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, çocuklarımızın durumunu ortaya koymak amacıyla hazırladığımız “Yoksulluğun Gölgesinde, Sermayenin Sömürüsünde Çocuklar” adlı raporumuz yayında!
TÜİK ve EUROSTAT istatistiklerinden yararlanarak hazırladığımız raporda yer alan verilere göre:
• TÜİK’in 2025 verilerine göre "Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma" (AROPE) riski en yüksek grup, %36,8 ile 0-17 yaş aralığındaki çocuklardır.
• EUROSTAT verilerine göre, Avrupa ülkeleri arasında çocuk yoksulluğu ve sosyal dışlanma oranının en yüksek olduğu ülke, %37,6 ile Türkiye’dir.
• Derinleşen ekonomik krizle beraber temel ihtiyaçları dahi karşılanamadığı için ailesi yanında desteklenen çocuk sayısı son dört yılda 137 binden 181 bin 202’ye çıkmıştır.
• Sadece MESEM’de kayıtlı 561 bin 288 öğrenci bulunurken, kayıt dışı çalışanlar da dahil edildiğinde, okul sıralarında olması gereken yaklaşık 3 milyon çocuk iş yerlerinde sömürüye maruz kalmaktadır.
Resmi verilerle ortaya koyduğumuz gerçekliğin ışığında bir kez daha belirtiyoruz:
Laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemiz yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır.
Eğitim-İş olarak; başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.
Raporu İncelemek İçin Tıklayınız
https://t.co/ahRORvsKK0
Eğitim-İş olarak; eğitim hakkının kamusal, eşit ve güvenli koşullarda sağlanması için tüm üyelerimizi, eğitim emekçilerini ve velileri bu haklı mücadeleyi büyütmeye çağırıyor; “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” için başlattığımız imza kampanyasına destek olmaya davet ediyoruz.
Genel Başkanımız Kadem Özbay, MEB’in ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında hayata geçirdiği “Gelişim Raporu” uygulamasını Nefes’ten Dilan Kutlu’ya değerlendirdi.
“E-okul sisteminde öğretmenlerden öğrencilerin gelişimini çok ayrıntılı biçimde işlemeleri isteniyor. Kalabalık sınıflarda bu ciddi bir iş yüküne dönüşüyor. Örneğin bir müzik öğretmeni birden fazla sınıfa giriyor. Her öğrenci için sayfalarca değerlendirme yapılması, mevcut iş yükünün üzerine yeni bir angarya ekliyor.”
@nefesgazete
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın, İstiklal Marşının Arapça okunmasına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün hukuksuz uygulamalarına karşı Karaman’da gerçekleştirdiğimiz eylemde yaptığı basın açıklaması Korkusuz’dan Murat Özdemir’in haberinde yer aldı.
“Karaman'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü eliyle hukuk askıya alınmış, liyakat tasfiye edilmiş, eğitim ideolojik müdahale alanına çevrilmiş, Arapça İstiklâl Marşı skandalı, bu tablonun sonucudur. Öğrenciler baskıyla imam hatiplere yönlendiriliyor, gitmek istemeyenler fişleniyor. Karaman'a karanlık çökmüş ama biz bunu aydınlatacağız."
@korkusuzgazete
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın, İstiklal Marşının Arapça okunmasına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün hukuksuz uygulamalarına karşı Karaman’da gerçekleştirdiğimiz eylemde yaptığı basın açıklaması Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberinde yer aldı.
"Karaman'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü eliyle hukuk askıya alınmış, liyakat tasfiye edilmiş, eğitim ideolojik müdahale alanına çevrilmiş, Arapça İstiklâl Marşı skandalı, bu tablonun sonucudur. Öğrenciler baskıyla imam hatiplere yönlendiriliyor, gitmek istemeyenler fişleniyor. Karaman'a karanlık çökmüş ama biz bunu aydınlatacağız.
@gazetesozcu
Genel Başkanımız Kadem Özbay; İstiklal Marşımızın Arapça okunmasına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün velilere dayattığı İmam Hatip dilekçeleri, çocukların geleceğiyle oynayan ‘LGS’ye girmeyin’ telkinleri, pedagojiden ve eğitimin laik niteliğinden uzak haremlik-selamlık öğretmen görevlendirmeleri gibi hukuksuz uygulamalara karşı Karaman’da gerçekleştirdiğimiz eylemde açıklamalarda bulundu.
@kademozbay_
12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında Karaman’da düzenlenen resmi il programında, İstiklal Marşımızın Arapçaya çevrilerek okunması, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, ulusumuza ve bağımsızlığıma yönelen kabul edilemez bir hakarettir.
İstiklal Marşı; emperyalizme karşı verdiğimiz mücadele sonucu kazandığımız bağımsızlığımızın simgesidir. Marşımızın dili ise Türkçedir. Resmi bir anma programında, resmi kurumlar eliyle bağımsızlık sembolümüzün başka bir dile çevrilerek sunulması, ulusal değerlerimize yapılmş açık bir saygısızlık ve hadsizliktir.
Bu skandal, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan’ın gözlerinin önünde yaşanmış; hiçbir yetkili bu çirkin saldırıya müdahalede bulunmamıştır. Bir şehrin en yetkili kişisi ve şehrin eğitimden sorumlu en üst düzey yöneticisinin seyirci kaldığı bu olay, asla “münferit bir hata” gibi kılıflarla örtbas edilemez, geçiştirilemez.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir bağımsız devletin ulusal marşı resmî törenlerde başka bir dilde okunmaz. Her fırsatta “yerli ve milli” hamasetine sarılanların, söz konusu Cumhuriyet değerleri ve bağımsızlık sembollerimiz olduğunda kulaklarını, gözlerini ve ağızlarını kapamaları; sadece bir ikiyüzlülük değil, aynı zamanda ülkemizin kurucu değerlerine duydukları alerjinin en açık ispatıdır.
Eğitim-İş olarak uyarıyoruz:
Başta Karaman Valisi ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü olmak üzere; programı hazırlayan, göz yuman ve sahneden sessizce izleyerek bu rezilliğe ortak olan tüm yetkililer bu kararın kimler tarafından, hangi amaçla alındığını kamuoyuna derhal açıklamalıdır. Ulusal marşımıza bu saygısızlığı yapmaya cüret edenler ve buna göz yumanlar derhal hesap vermelidirler.
Cumhuriyetin kurucu değerlerini omuzlarında taşıyan eğitim emekçileri olarak; bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşımıza ve ulusal değerlerimize yönelik hiçbir saygısızlığa geçit vermeyecek, sonuna kadar bu rezilliğin takipçisi olacağız.
#İstiklalMarşı #Türkiye
BAYRAĞIMIZA YÖNELİK ALÇAK SALDIRIYI KINIYORUZ!
Nusaybin sınır kapısında, şanlı bayrağımıza yapılan saldırı; Cumhuriyet değerlerini ve ulusal bağımsızlığımızı hedef almaktadır.
Bayrağımız; emperyalizme karşı verilmiş onurlu bir mücadelenin ve tam bağımsızlığımızın sembolüdür. Bu nedenle yapılan saldırı, basit bir provokasyonun ötesinde, doğrudan ulusumuzun onurunu ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini hedef alan alçak bir saldırıdır.
Bu provokasyonu gerçekleştirenleri ve arkasındaki karanlık odakları şiddetle kınıyoruz. Sınırlarımızın güvenliği ve bayrağımızın dalgalanması, egemenliğimizin vazgeçilmez bir unsurudur.
Bilinmelidir ki ulusumuz; bağımsızlık sembollerimize yönelik hiçbir saldırıyı sineye çekmeyecek, Cumhuriyetin değerlerini koruma kararlılığından asla taviz vermeyecektir. Bizler; sınıflarda çocuklarımıza vatan sevgisini, bayrak saygısını ve Cumhuriyet bilincini aşılayan eğitim emekçileri olarak, bu çirkin saldırı karşısında sessiz kalmayacağız.
"Tam Bağımsız Türkiye" idealini ve Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini rehber edinen Eğitim-İş olarak duruşumuz nettir:
Hiçbir saldırı, ulusal bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızın yurdun dört bir yanında özgürce dalgalanmasını engellemeyecektir.
Eğitim-İş olarak, bu saldırıyı lanetliyoruz, bayrağımıza ve bağımsızlığımıza yönelen her türlü tehdidin karşısında tüm örgütlü gücümüzle durmaya devam edeceğiz.
Eğitimciler, veliler ve öğrenciler hep birlikte eğitimin yarınları için Eğitim İçin Birlik diyoruz!
Başlıyoruz!
18 Ocak 2026 Pazar
Saat: 13.00'te
Ankara Radisson Blu Otel'de
#EĞİTİMİÇİNBİRLİKteyiz