| İnce düşünür | Seçerek okur | Hassas bilgi derler | Detaylı araştırır | Dikkatle inceler | Mantıkla kıymetlendirir | Az yazar | Öz konuşur | Çok sükût eder |
Yeni parti seçmenleri partilerine sadık değiller.!
Şimdiye kadar toplanan para Muhittin böcek'ten istenen paranın yarısı bile değil.
Ha birde yarın öbür gün verdiklerini haram etseler şaşırmayız.
🚨“BAĞIMSIZ GAZETECİLİK” MASKESİ DÜŞTÜ: YAVUZ OĞHAN DOSYASINI AÇTIK!🔽
🔴Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibinin CHP’den ayrılmasıyla Saraçhane basınının kirli para ilişkileri birer birer ortaya saçılıyor. Yıllardır kamuoyuna “bağımsız gazetecilik” dersi veren Yavuz Oğhan’ın CHP’den milyonlarca lira aldığı kendi açıklamasıyla belgelendi.
2024: 500 bin TL
2025: 3 milyon 939 bin 806 TL
2026: 2 milyon 924 bin 758 TL
📌Rusya’nın Türkiye’deki çıkarlarına hizmet eden Sputnik Türkiye’nin yönetiminde yer alan gazeteci Oğhan, CHP’den aldığı parayı “Demokrasiye katkı sağladım, cebime koymadım” sözleriyle savundu.
‼️Parayı kurucusu olduğu Gazete Pencere’ye aktardığını açıkça itiraf etti. Yani bir yanda CHP’nin iletişimini yönetti, diğer yanda partiden gelen milyonlarla “bağımsız” gazetesini ayakta tuttu!
Şimdi kaçamayacağı sorular var:
❓CHP’den ayrıca ne kadar maaş aldı?
❓Milyonluk faturalar hangi hizmetler için kesildi?
❓Gazete Pencere’nin yayın çizgisi bu paralarla mı belirlendi?
❓Ekrem İmamoğlu için yazdığı ve üç günde 100 bin sattığı ileri sürülen kitabın geliri nereye gitti?
‼️Yavuz Oğhan dosyasını açtık. CHP’den akan milyonların, maaş iddiasının ve “Millete Emanet” kitabından elde edilen gelirin peşine düşeceğiz. Ulaştığımız her yeni bilgi ve belgeyi önümüzdeki günlerde kamuoyunun önüne koyacağız.
‼️Bu saatten sonra kimse parti parasıyla beslenen gazeteciliği “bağımsızlık” diye pazarlayamayacak!
Ben 2011-2015 yıllarında CHP İstanbul Milletvekili iken bir defa olsun Sn.@eczozgurozel’i namaz kılarken veya abdest alırken asla görmedim.
TBMM’nin mescitlerinde bir defa olsun rastlamadım.
Meclis, Cuma günleri de çalıştığında TBMM Camisinde bir Cuma namazı kıldığına da asla rastlamadım.
Sn. Özel Genel Başkan olunca hidayete mi erdi?
Bu açık seçik din sömürüsüdür.
Fetönün siyaset projesidir.
Sn. @RTErdogan ne demişti CHP’lilere;
‘biz dini yaşarız, tüccarlığını siz yaparsınız.’
Oyuncu Metin Yıldız:
Bir Allah kulu da demiyor ki Haluk iyidir yapmaz öyle şey. Kaçan kaçana.
O gün Ahbap'a para toplayanlar şimdi 'yok vallaha biz bir şey vermedik' diyorlar.
Ulan vermeyecektiniz de millete niye verdirttiniz?
En az onun kadar sizler de bu soygunun sebebi ve sorumlususunuz.
Boşuna besleme medya denilmiyor; CHP’nin parası besleme medyaya akmış.
“Siz BirGün'den, Cumhuriyet'ten, Halk TV'den, Sözcü'den, ondan bundan bahsederken 2023 yılında frekansı kapanmasın diye her ay yardım edilen Mavi Karadeniz'in faturasını niye söylemiyorsunuz abi?”
İsrail, henüz gerçek bir ordu ve asker bir millet ile savaşmadı.
Biz "kuzeyden gelecek arslan"ız. Ve nihayet "ikincinin vakti geldiği zaman" evlerinizin arasına kadar gireceğiz ve edindiğiniz bütün mülkü yok edeceğiz.
Bu açıklama savunma değil, itiraftır.
Yavuz Oğhan açıkça söylüyor: CHP için profesyonel iş yaptım, fatura kestim, aldığım parayı Gazete Pencere’ye aktardım.
Gazetecilik etiği açısından mesele paranın kimin cebine girdiği değil. Mesele, bir haber mecrasının haber konusu olan siyasi partiden “iletişim danışmanlığı” geliri elde etmesidir.
Bu, bağımsız gazetecilikle bağdaşmaz. Çünkü iletişim danışmanlığı, reklam ya da ilan değildir; siyasi aktörün kamuoyu stratejisine hizmettir.
“Görevim gizli değildi” demek de bu sorunu ortadan kaldırmaz. Şeffaf olmak, çıkar çatışmasını meşru hale getirmez.
Ortada tek bir fatura da yok. Paylaşılan tabloya göre 2024-2026 döneminde KDV dahil 7 milyon 414 bin TL’lik faturadan söz ediliyor. Bu, tekil bir işlem değil; süreklilik gösteren mali ilişki demektir.
Bu belgeler “para karşılığı haber yapıldı” iddiasını tek başına kanıtlamaz. Ama şunu açıkça gösterir: Gazete Pencere çevresi ile CHP arasında, gazetecilik etiği bakımından ağır bir çıkar çatışması yaratacak düzeyde mali ve profesyonel ilişki vardır.
“Cebime koymadım, gazeteye aktardım” cümlesi de etik sorunu azaltmaz; tam tersine büyütür. Çünkü sorun kişisel kazanç değil, gazetenin siyasi bir partinin danışmanlık gelirleriyle finanse edilmesidir.
Bunun adı bağımsız gazetecilik değil, siyasi aktörle mali bağı olan yayıncılıktır
30 yıllık meslek hayatınızın finali hukuki olabilir ama etik ve onurlu değil.