Sanırım benim için burada bırakmanın zamanı geldi😊
Bir şeyi en baştan söyleyeyim; bu kararın bugünlerde yaşanan hiçbir olayla ilgisi yok. Bu metni zaten bir süredir hazırlıyor, doğru zamanı bekliyordum. Bugün sadece o zamanın geldiğini düşünüyorum.
Buraya geliş sebebim hiçbir zaman etkileşim, takipçi ya da gündem olmak değildi. Sevdiğim, kardeşim bildiğim insanlara yapılan haksızlıkların ve oluşturulan algıların karşısında, elimden geldiğince bir ses olabilmekti. Bunu yaparken de kimseyi ezmeden, kimsenin kalbini kırmadan, birini savunurken başka birini hedefe koymadan ilerlemeye çalıştım.
Ne kadarını başardım, onu siz bilirsiniz.
Ben kendi adıma dönüp baktığımda içim rahat. Gerektiğinde konuştum, gerektiğinde sustum. Bazen herkesin gördüğü yerde, bazen hiç kimsenin görmediği anlarda elimden geleni yaptım. Bunları anlatıp kendime pay çıkarmaya da niyetim yok. Çünkü bazı şeylerin değeri kaç kişinin gördüğüyle değil, gerektiği anda orada olup olmadığınla ölçülür.
Bu süreç bana çok güzel insanlar da tanıttı. Hiç tanımadığım insanların sevgisini, güvenini, “abi” diye sarılmasını hissettim. Bir cümleme sevinen, iyi miyim diye merak eden, yanımda duran herkesi unutmayacağım.
Ama başka şeyler de gördüm.
Etkileşim uğruna insanların ne kadar değişebildiğini, dün söylediğini bugün yok sayabildiğini, kalabalık hangi tarafa dönüyorsa oraya koşabildiğini gördüm. Birkaç beğeni için karakterinden eksilmenin bu kadar kolay olabileceğini bilmiyordum.
Ve açık söyleyeyim; ben buna alışmak istemiyorum.
İnsanların sahteliğine baka baka gerçek insanlardan şüphe etmeye başlamak istemiyorum. Burada gördüğüm birkaç çirkinliğin, dışarıdaki insanlara olan inancımı değiştirmesine izin vermeyeceğim.
Belki de bu yüzden gitmek için en doğru zaman tam şu an.
Hesabın en çok konuşulduğu, söylediğim iki kelimenin bile ekran görüntüsü olup yayıldığı, etkileşimin zirvede olduğu bir anda…
Çünkü buraya etkileşim için gelmedim ki, etkileşim için kalayım.
Ben buraya kardeşlerimin üzerine atılan birkaç taşı olsun kenara çekebilmek için geldim. Elimden geleni yaptım. Benim açımdan görev tamamlandı.
Bundan sonrası onların hayatı, onların yolu. Benim sevgim de desteğim de bir X hesabının açık olup olmamasına bağlı değil. Zor bir günde bana gerçekten ihtiyaç duyulursa nerede duracağımı bilen biliyor.
Beni gerçekten sevenlerden, bu süreçte yanımda yürüyenlerden helallik istiyorum. İstemeden kırdığım, üzdüğüm biri olduysa hakkını helal etsin.
Benden yana herkese helal olsun.
Buradan kırgınlık taşıyarak değil; güzel insanları, güzel anıları ve gerçek sevgileri yanıma alarak çıkıyorum. Geri kalan ne varsa burada kalsın.
Ve sanırım en güzeli de böyle:
Kalabilecekken gitmek, konuşabilecekken susmak ve görevini bitirdiğini bilerek masadan kalkmak.
Ha, bir de son not:
Kardeşlerimin üstüne fazla gitmeyin. X’i bırakıyorum, abiliği değil. Çok zorlarsanız şifreyi unutmadan geri gelirim. 😂
Şimdilik eyvallah🫂❤️
Ben bunu aşamıyorum
Ayrılık gecesi..
Y " Ben kendi ailemi onun karşı yanına vermişim . 'Benim yanımda durmayın، Cansın'ın yanında olun "
Ahmet abi'ye, Cansın'ın yanında olun demişim
bir an olsun bile kendini düşünmeyerek, hep onu düşündü
beni mahvetti 💔🥺
#canyağ
#kısmetseolur#canyağ Dünkü ses odası kesitlerini yeni izledim.Bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyorum burda. Sizin için bir anlam ifade eder mi bilmiyorum ama bir zamanlar canyağ için çok çabalamış biri olarak yazıyorum bunları @Yagizbektik@cansndalgic
Yağız efendi, bir şöyle geçmişten günümüze gelelim; Programda bir şekilde 20li bölümlere gelindi ve Yağız ile Cansın tanışma aşamasına geldi. Buraya kadar tamam. Buralardan sonra her şey güzelken her ilişkide olabileceği gibi pürüzler çıktı. Bu sizin karakter özelliklerinizde olan şeyler de olabilir ama doğru çözümler yapılmadı, alttan almalar yapılmadı, anlamaya çalışılmadı. Sonra Cansın istemiyorum dedi diye triplere girip hem saçmalayıp önüne gelen herkesle tanışmaya çalıştın hem de bitirmek istediğini çok söyledi diye erkeklik gururu yapıp kıza adım atmadın. Bu süreçte ikiniz de yıpranmaya devam ettiniz, bana göre Cansın daha çok yıprandı ama hak yemeyelim sen de zor zamanlar geçirdin. Programda ara oldu. Arada göndermeler yaptın ama erkeklik gururundan yine adım atmadın. Hep bir arafta kaldın da bıraktın da. Program başladı kız umutlu bir şekilde geldi. Sana, senin ona atmadığın adımları bir kadın olarak patır patır attı. O zamanlar bilmiyordu bazı şeyleri. İstememendeki nedeni en iyi sen bilirsin ama dışardan görünen ya uzun ilişkiye alışamadın, alışmak istemedin. Ya da sen direkt istemedin çünkü erkeklik gururun var. Sen; sana en ufak gurur yaptırmayacak, seni hep alttan alacak, sert tarafını sana hiç göstermeyecek birilerini istemişsin sanki. Hep ceylan gibi köşede dursun, hiç aslan pençeleriyle gelmesin istemişsin. Artık sebebi önemsiz. Saçmasapan bir duruma hem kendini düşürdün hem Cansın’ı. Kızın gururunu ayaklar altında bıraktın. Seni çok seven, sana senin ona normal şartlar altında atamadığın adımları atan, sana tüm kalbiyle gelen bir kızı tabiri caizse yaraladın. Cansın, belki ailesinden, belki yaşadığı zor hayatından kimseyi ilgilendirmez onu bugüne getiren şeylerden dolayı ona bunları yapan adama bile beni seviyordur diyerek yine de sarılmak istedi. Yanında olmak, sevmek sevilmek istedi. Aileyle tanışılan dönemde her şey süperdi çok güzeldi hala daha güzel. Önce İzmir sonra Ankara sonra İstanbul çok güzel, beraberken tabii güzel her şey. Cansın İzmir’e döndüğü ilk anda artık fandır carttır curttur orasıyla inan ilgilenmiyorum ama yine erkeklik gururuyla her şeyi mahvettin. Bu çok net ve açık. Barışmadan önceki içinizde halledemediğiniz kafanızda soru işareti olan her şeyi; yan yana geldiğiniz, beraber olduğunuz ve ailelerle tanıştığınız noktada tüm sorunlarınız yok gibi davranarak ve sanki her şey süper gibi unuttunuz. Cansınla uzak kaldığınız ilk anda; en ufak pürüzde, bu sorunları tekrardan gün yüzüne çıkardınız. Maalesef her şeyi halletmediğiniz için bu sorunlar buna sebep oldu. Cansın bir hata yaptı evet. Ama bay erkeklik gururu da sonrasında kimsenin suçu yok, ilişkiyi bitirdim demek için masayı yakıp yıkmak adına her şeyi yaptı. Hepimiz şaşkınlıkla ne oluyoruz ya dedik değil mi? Hemen resimleri yorumları sildi, kanallardan açıklamalar yaptı. Niye? Çünkü erkeklik gururu olduğu için. Aslında ilişkisinin bitmesine sebep olan her şeyi halı altına süpürdü. Ayrılığa bunlar sebep olmadığı için mi? Hayır. Ben ayrıldım, benim ayrılığıma hiçbir şey sebep olamaz demek için. Kısacası kaş yapmaya çalışırken göz çıkardı ve içine etti. Arada olan bazı şeyleri yazmıyorum ama tahmin edebileceğiniz üzere onlar da erkeklik gururu arkadaşlar. Sonuç olarak geldiğimiz son noktada yaptığın tüm şeylerden sonra, ilişkiyi tamamen bitirmek için yaptığın her şeyden sonra; bardağı ağzına kadar doldurup son damlayı kızın üstüne bırakıp aaa bakın o taşırdı demek istedin ama kusura bakma koca bir bardağı da sen doldurdun o taşan son damlaya da sen sebep oldun. Bu ilişkide Cansın hatalar yaptı. Ama sen yanlış yaptın hem de bir sürü. Finalde, ben linçten korktu demeyeceğim ama sen sevmekten de sevilmekten de çok korkan birisin. Bitti. Ben ikiniz için de hakkınızda hayırlısını diliyorum. Sevgili kardeşim Cansın, seni hayatındaki o değerli insanlar haricinde burada da çok seven, sana sağında solunda her yerinde olduğunu hissettiren insanlar var olmaya da devam edecek. Başını hep dik tut. Yolun açık olsun. @cansndalgic #kısmetseolur #canyağ