Sene ortasında değiştirip adapte olmamızı bekledikleri sisteme kendileri adapte olamayıp eski sisteme göre hesaplamışlar jldjxpdjdod you have one job ya ve onu bile beceremiyorlar bravo ösym yine formundasın :DD @OSYMbaskanligi#ags2026
Bir eğitim sistemi, her yıl on binlerce ücretli öğretmenle ayakta duruyorsa "öğretmen ihtiyacı az" denilemez. @tcmeb 'in tercihi, kalıcı ihtiyacı kadrolu atamalarla karşılamak değil; düşük maliyetli ve geçici bir istihdam modeliyle yönetmektir. Sorun öğretmen fazlalığı değil, eğitimin sürdürülebilirliğini zedeleyen yanlış istihdam politikasıdır.
#AGS50binkontenjan
Eğitimin geleceği, güçlü bir öğretmen kadrosuyla mümkündür.
Sayın @tcmeb, okullarımızdaki öğretmen ihtiyacı, norm açıkları ve binlerce atama bekleyen öğretmen adayı göz önüne alınarak 2026 AGS kapsamında en az 50 bin öğretmen kontenjanı ayrılmasını talep ediyoruz.
Bu sadece atama bekleyen öğretmenlerin değil, öğrencilerimizin de geleceği için önemli bir adımdır.
#AGS50binkontenjan
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA