Eski milli futbolcu Ümit Karan ile ilişki yaşayan 21 yaşındaki genç kızın ifadesi:
Beni neden kullandı bilmiyorum. Bana 3 kez kokain getirip verdi. Bunun karşılığında para ödemedim.
Kaynak: Sabah-Atakan Irmak
orta direk, beyaz yaka. Adı ne derse ne diyelim. 20 senedir ülkeyi yönetenlerin elinde paspas oldu. Üstten zenginler, alttan ise kasabalı cahiller arasında posası çıkana kadar sağıldı. Ne mecliste, ne sokakta hiçbir yerde temsiliyeti yok. Test emekçisi. Çocukluğundan beri test çözüyor. Ülkede vergisini aksatmayan tek grup. Zaten eline geçmeden alınıyor. Bodrum da tatile gitse öpülür, araba alsa öpülür. Yurtdışına çıksa harç öder, çocuğu ile kar tatiline gitse yanarak ölür. İstanbul da belediye kazanır. Başkanı hapse atılır. Taksici kendisi yerine Arap turist alır, turizmcisi Rus turist alır. Bizimkisi sırtında özel okul sistemini, özel hastaneleri, özel sektörü taşır. Akp en çok bu gruba zarar verdi. Zaten bunlar bana da oy vermiyor diyerek vurdukça vurdu. Bir itiraz gelmiyordu uzun zamandır. Boykotlar ile ilk öfke patlamaları başladı bana kalırsa.
Bayılırım boykota. Senelerdir zaten yaparım. Ama rw biletimizin olması çok kötü oldu. Eve içim süt girmiş gibi tüylerim diken diken şuğanda. Neyapıcaaağz
Hakim ve personel, dilekçe almamak için adliyeden kaçınca, meslektaşlar itiraz dilekçesini hakimliğin kapısına yapıştırmışlar. Tek adam rejiminde yargının geldiği nokta bu. Tarihe not düşmek için paylaşıyorum. 23.03.2025 İzmir Adliyesi.
Ekrem İmamoğlu’na ilişkin emniyette alınan iki ifade tutanağını okudum. Biri 121 sayfa (örgüt, yolsuzluk vs.), diğeri 18 sayfa (terör).
24 yıllık avukatım. Terör, uyuşturucu, örgüt, dolandırıcılık, bilişim suçları gibi ağır ceza dosyalarında müdafi olarak onlarca ifadeye ve sorguya katıldım. Meslektaşlarımla sayısız dosya tartıştık, kararlar inceledik. Bu kadar zorlama, bu kadar acemice kurgulanmış bir soruşturma ve sorgulama görmedim.
•Terör soruşturmasına dair tutanakta, ifadeye geçilmeden önce şüpheliye neyle suçlandığı bile anlatılmamış. CMK m.147/1-b’ye aykırılığı bir yana, standart ifade formlarında bile bulunan bölüm düpedüz atlanmış. Basit bir şey değil, bu durum ifade tutanağını geçersiz hale getiriyor.
•Terör soruşturmasındaki sorular zorlama, bağlantılar yapay. Bunun “terör” başlığı altına sokulması tesadüf değil; İBB’ye kayyum atamak için kurgulanmış siyasi bir zemin oluşturulmaya çalışılıyor.
•Tutanaklarda yer alan sorular o kadar özensiz ki, soruşturmayı yürütenlerin ve ifadeyi alanların bile bu iddialara ne kadar inandığı ciddi şekilde tartışmalı.
•Her adımı izlenen bir belediye başkanına, belediyedeki teknik işleyişe dair detaylar soruluyor. Oysa onlarca müdür, encümen, meclis var. Sayıştay ve bakanlık denetimleri zaten yapılıyor. Bu kadar ayrıntıya bir belediye başkanının birebir hâkim olması beklenemez. Bırakın belediyeyi, orta ölçekli bir şirketin yönetim kurulu başkanı bile şirketindeki tüm detaylara hâkim olamaz.
•Ve yine karşımızda bir gizli tanık vakası var. Önce “X Muhbir” denirdi, şimdi “Gizli Tanık” deniliyor. Aslında ortada, bir yerlerde yazılmış senaryonun oyunculukla sahnelenmesinden başka bir şey yok. Gizli tanıklık kurumu, Türkiye’de hukuku araçsallaştırmanın başlıca aracı haline geldi. Bütün siyasi saikli davalarda standart bir uygulama.
•Yargı, Türk Milleti adına karar verir. Savcıların soruşturma amacı budur, mahkeme kararlarının en başında bu yazar. Ama artık çok net görüyoruz ki, yargının bir kısmı Türk Milleti adına değil, majesteleri adına karar vermeye fazlasıyla meyilli.
•Sandıkta yenemediklerini yargı sopasıyla saf dışı bırakma çabası olduğu çok açık. Ve bu girişimin bedelini hukuk sistemi, ekonomi, kamu vicdanı ve toplumsal adalet duygusu ödüyor.