Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.