⚫️Önceki dönemlerde Eğitim Sen Kars ve Iğdır Şube başkanlığı yapan, mücadele arkadaşımız Ayhan Kurtulan’ın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendik.
Yaşamı boyunca emek, demokrasi ve barış mücadelesi yürüten Ayhan Kurtulan, geride onurlu bir mücadele mirası bırakmıştır.
Değerli yoldaşımızı saygı ve özlemle anıyor; ailesine, yakınlarına ve tüm örgütümüze başsağlığı diliyoruz.
Anısı mücadelemizde yaşayacak!
Kamu emekçileri ve emeklilerini sefalet ücretlere mahkum eden, aldıkları tüm maaşları biriktirseler bırakın villa, 2+1 daire alamayacak emekçileri temsilen Toplu Sözleşme Masasına oturan, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun kurduğu kooperatif, Kuşadası'nda TOKİ'den temin ettiği arsaya 1300 tane lüks villa yapıyor. Paraf Grup’un tek projesi bu da değil; İncek, Oran, Kuşadası, Kocaeli, Akhisar ve değeri yüksek on civarında ayrı proje yürütmektedir. Belli ki bu genç oğul çok yetenekli.. Bu yaşta bu malvarlığını nasıl edindiğinin cevabını ayrıca yetkililerinden bekliyoruz.
Ancak sendikal mücadele açısından başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu konfederasyon ve bağlı sendikalar bir çok ilde üyeler için ucuz konut yapacağız diye propaganda yapıp binlerce emekçiyi sendikalarına üye yapıp konut projeleri için aidat topladılar. Şimdi de yapılan resmî açıklama da “Memur-Sen'in kurduğu, kurdurduğu, kuruluşunu sağladığı, iltisaklı ya da ilişkili olduğu veya destek olduğu herhangi bir kooperatif bulunmamaktadır.” İfadeleri kullanılmış. Peki şimdi aylardır konut kooperatif üzerinden propaganda yapıp iradelerine ipotek koyduğunuz emekçilerden özür diliyecek, zararlarını karşılayacak mısınız?
Amed’te,Fırat Bulvarı’nda ağaçların kentsel proje kapsamında taşınması girişimine ilişkin basın açıklamamız:Ağaçlar bizler için yalnızca fiziksel varlıklar değil;bulundukları yerde oluşmuş ekolojik bütünün parçasıdr.Yerlerinden edilmeleri bu bütünlüğün zedelenmesi anlamına gelir.
Vizerî ma sey Temsîlkariya Egitim Senî ya Çinarî şî Welatê Kirdane. Verê hemîn ma şî Nêribê Axan, vejîyayê leweyê Pîr Ezîzî. Uca de ma rindekîya galûran temaşe kerde. Dima ma xo vera da acêr ver bi Kelkomî. Dewe ro şîyê pirdo textî ser. Royî ver ra ma rayra şî resayê Zixir. Ma çirranê Zixirî ser vengê xuşîya awe reyde tay arisayê. Dima ma wenîştê erebeyanê xo ver bi Ekragi şî. Ekrag de leweyê Xopanan de temaşeyê manzaraye kerd û ma gêrayîşê xo qedêna.
Seba na organîzasyone ma sipasîya temsîlkariya Çinarî û endamanê xo kenê. No gêrayîş de seba ke hetkarîya ma kerde ma sipasîya Klubê Sporî yê Sporanê Xozayî yê Medyayî (MEDÎDOSK) zî kenê, keda înan weş ba.
Bugün 1 Mayıs alanında Amed vekilleri ve Büyükşehir eşbaşkanı yoktu. Keşke önce gelip emekçilere omuz verip sonra gitseydiniz. Gerçekten ne örgütlülükten, ne emekten,ne emekçilikten haberdarsınız! Halktan ve emekçiden kopuk, popülizmin peşine takılıp körlemesine gidiyorsunuz.
Di 1’ê Gulanê de em li Qada Îstasyonê ne.
Li dijî vê pargala ku bi xespkirina keda civakê bilind bûye lê îro keda me dixwe, xwezaya me talan dike, êrîş li nirxên civakê dike em wek kedkar û hemû pêkhateyên civakê li qadan bin.
Werin, li dijî kedxwarî û xizaniyê em ji bo civaka demokratîk bi kedê ber bi azadiyê bimeşin. Bi ribabê govend bigrin bi sitranên Koma Çiya bicoşin.
Analoji, tek başına bilimsel bir yöntem olmasa da, ortaya konan tezin ispatı için yardımcı bir araç olarak kullanılabilir. Bülent Turan’ın bu konuşmasında yaptığı ise analoji değil, safsatadır. Safsata, hakikati çarpıtmak için kullanılan en bilindik hatalı/hileli akıl yürütme tekniğidir.
Öğretmenler olarak bu konuları matematik ve felsefe derslerinde ele alıyoruz. Eskiden, henüz eğitimin bilimsellikten bu kadar uzaklaştırılmadığı dönemlerde, mantık müstakil bir ders olarak da okutuluyordu. Öyle anlaşılıyor ki Bülent Turan, zamanında bu dersten kaytarmış.
Ayrıca şunu bir kez daha belirtmek gerekir ki eğitim emekçileri, öğrencilerinin ve kendilerinin yaşam hakkı ile güvenli okullarda eğitim hakkı için iş bıraktılar. Bu tutum, eğitim emekçilerinin emekçi kimliğinin gereği olup başta mesleki olmak üzere ahlaki ve vicdani bir sorumluluğuydu ve bunu onurlu bir şekilde yerine getirdiler. Konuşmasında bahsettiği gibi bu iş bırakma, kamu vicdanını yaralamamış; bilakis toplumda yaşanan şiddet sorununu görünür kılmış ve şiddete karşı herkese sorumluluğunu hatırlatmıştır. Öğretmenler bu defa dersi okulda değil, alanlarda vermiştir.
Bu safsataları bir dahaki sefere böyle kamuya açık bir şekilde değil, “aynı güzergahta yol yürüdüğünüz sendikalarınız” ile kapalı kapılar arkasında konuşun. Zira kamu/toplum da, veliler de, öğrenciler de, sizinle aynı güzergahta yol yürüyen sendikalara üye olmaya zorlanmış öğretmenler de safsatalara prim vermiyor; hakikatin farkındalar.
@mirizmm@egitimsen@EgitimBirSen@turkegitimsen@egitimsen21 Hocam 3 Sendikayı da etiketlemişsiniz. İsterseniz temmuz 2024’te bu kanun meclise geldiğinde sendikaların tavrı ne olmuş onu araştırın. Maalesef Eğitim Sen dışında neredeyse bütün sendikalar ÖMK ve Öğretmen Akademilerini savunuyorlardı.
https://t.co/c71cQnr9Ci
Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İzzet İldeş, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu protesto eden öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Gözaltı sırasında öğretmenlere yapılanların mesleğe hakaret olduğunu belirten İldeş, ÖMK'ye karşı mücadelenin devam edeceğini ifade etti.
#öğretmeneşiddetömkyireddet
Endamên me Lêkolîner Ronayî Onen û Cemîl Guneş îro xebata xwe ya bi navê “Rêberek Ji Bo Malbatên Pirziman: Parastina Zimanê Dayikê, Pêşvebirina Pirzimaniyê” da nasîn. Em sipasiya her dû xemxûrên ziman dikin ku xebateke wisa hêja amade kir. Em hêvîdar in dê gelê me jê sûd wergire û hîn hêsantir bikaribe zarokên xwe, li ser bingehê zimanê dayikê, bi pirzimanî mezin bike.
Endamanê ma cigêrayox Ronayî Onen û Cemîl Guneşî ewro xebata xo ya bi nameyê “Rayberêk Seba Keyeyanê Zafziwanîyan: Pawitişê Ziwanê Dayike, Averberdişê Zafziwanîye” daye şinasnayîş. Ma sipasîya her di emazanê kedkaran kenê ke xebatêka wina erjîyaye hedire kerde, dest û polê înan nêdejê. Ma hêvî kenê do şarê ma tira havile bigêro û bişênbo hîna asan gedeyanê xo hîmê ziwanê dayike ser o bi zafziwanî pîl biko.
Üyelerimiz araştırmacı Ronayi Önen ve Cemil Güneş, bugün “Çokdilli Ebeveynler İçin Bir Rehber: Anadilini Korumak, Çokdilliliği Geliştirmek” adlı çalışmalarını tanıttılar. Her iki dil emekçisine de böylesine değerli bir çalışmayı hazırladıkları için çok teşekkür ediyoruz. Halkımızın bu çalışmadan yararlanarak sınırlılıkları aşmasını ve çocuklarını daha az engelle anadili temelli çokdilli bir şekilde yetiştirebilmelerini umut ediyoruz.
Bu sabah aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin, DİSK / Limter İş Genel Başkanı Kanber Saygılı’nın, Sosyalist Kadın Meclis üyelerinin, avukatların, gazetecilerin ve bağlı sendika üyelerimizin de olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınması; örgütlenme özgürlüğüne, ifade ve basın özgürlüğüne, sendikal haklara ve anayasal güvence altındaki temel haklara yönelik ağır bir saldırıdır.
Hukukun, muhalefeti baskı altına alma ve sindirme aracına dönüştürülmesine son verilmelidir. Gözaltı ve tutuklamalarla örgütlenme ve halkın gerçekleri öğrenme hakkı engellenemez, emek ve demokrasi mücadelesi susturulamaz.
Bu keyfi ve hukuksuz uygulamaları kınıyor, gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
🔴Eğitim Enternasyonali, Kuzey ve Doğu Suriye Öğretmen Sendikası UTNES ile Dayanışma Çağrısı Yaptı
Eğitim Enternasyonali, Kuzey ve Doğu Suriye özerk yönetimine yönelik Suriye geçici hükümetinin ve bağlı güçlerin 6 Ocak’tan bu yana devam eden saldırılarına ilişkin acil eylem çağrısı yayınladı. Yapılan açıklamada, Suriye’deki şiddetin derhal sona erdirilmesi talep edilerek, Suriye yetkilileri ve uluslararası toplum harekete geçmeye çağrıldı.
https://t.co/7X8SrW2aoR
6 Ocaktan bu yana Rojava’da kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere bütün yurttaşlara yönelik saldırılar sistematik bir biçimde sürdürülmektedir. Halkın temiz su, gıda ve enerji gibi temel ihtiyaçlara erişimi bilinçli bir şekilde engellenmektedir. Abluka altındaki Kobane’de 5 çocuk soğuktan donarak yaşamını yitirmiştir.
Buradan tüm demokratik kitle örgütlerine, sendikalara, kadın ve gençlik örgütlerine, insan hakları savunucularına ve vicdan sahibi herkese çağrımızdır: Rojava’da uygulanan bu insanlık dışı abluka derhal kaldırılsın. Rojava halkı ile Dayanışmayı büyütelim, sesimizi yükseltelim, bu suça ortak olmayalım.
EĞİTİM SEN OLARAK ULUSLARARASI KAMUOYUNA ÇAĞRIMIZDIR❗️
Bölgede emperyalist düzenin maşası haline gelen HTŞ rejiminin 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’te başlattığı, kuzey ve doğu Suriye’ye doğru devam ettiği çok yönlü saldırılar; çocukları, kadınları ve sivilleri doğrudan hedef alan örgütlü bir katliam sürecine dönüşmüştür. Bu saldırılarla birlikte yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal edilmiş; temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılmasıyla çocukların eğitim hakkı fiilen yok sayılmıştır. Elektrik, su ve ısınmanın kesilmesi,yaşamı sürdürülemez hale getirirken; eğitim emekçileri ve öğrenciler can güvenliğinden yoksun koşullarda yaşamaya zorlanmıştır.
Kobanê’de dört çocuğun, temel yaşam koşullarının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması nedeniyle donarak ölmesi, HTŞ saldırılarıyla sürdürülen kuşatmanın doğrudan bir insanlık suçu olduğunu göstermektedir. Bu ölümler bir doğal afetin değil; IŞİD barbarlığını aratmayan bir yok etme anlayışıyla yürütülen bilinçli bir politikanın sonucudur. Çocukların yaşam hakkına yönelen ve ihlal eden bu tablo, insanlığa karşı işlenmiş açık bir suçtur.
Rojava’da yaşananlar bir “çatışma” olarak tanımlanamaz. Sivil yerleşim yerlerinin doğrudan hedef alınması; evlerin, okulların ve yaşam alanlarının bombalanması, savaş hukukunun ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalidir. Sivil nüfusu korumasız bırakan bu saldırılar, çocukların ve kadınların yaşam hakkını doğrudan hedef almaktadır. Yaşananlar, halkların eşit ve barış içinde bir arada yaşama iradesine karşı işlenen ağır bir suçtur.
Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrılamaz. Eğitim fiilen durdurulmuş, okullar işlevsiz hale getirilmiş; eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddetin ortasında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir. Çocukların eğitime erişiminin engellenmesi, onların geleceğinin bilinçli biçimde karartılması anlamına gelmektedir.
Eğitim Sen olarak uluslararası kamuoyunu, Birleşmiş Milletleri ve ilgili tüm uluslararası kurumları sorumluluk almaya çağırıyoruz:
🔴Eğitim kurumları, eğitim emekçileri ve öğrenciler derhal uluslararası koruma altına alınmalıdır.
🔴Sivil yerleşim yerlerini ve eğitim alanlarını hedef alan saldırılar derhal durdurulmalıdır.
🔴Çocuk haklarını ihlal eden tüm saldırılar uluslararası düzeyde bağımsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular yargılanmalıdır.
🔴Kuşatma ve saldırılar nedeniyle yaşamın sürdürülemez hale geldiği tüm bölgelere derhal insani yardım koridorları açılmalı; gıda, temiz su, ısınma, sağlık hizmetleri ve barınmaya engelsiz erişim sağlanmalıdır.
Çocukların donarak öldüğü bir dünyada sessizlik tarafsızlık değildir. Susmak, bu suça ortak olmaktır.
Bizler; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Çocukların ölmediği bir dünya mümkündür ve bu dünya ancak dayanışma ve mücadeleyle kurulabilir.
This is Nesrin Reşik, a Kurdish teacher, speaking, on behalf of her trade union, the Union of Teachers of Northern & Eastern Syria, from #Rojava which is under attack across various fronts.
The city of #Kobane is currently under siege; all water & power supplies have been cut.
🔴Angarya kabul edilemez!
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında uygulanan öğrenci gelişim raporu uygulamasını değerlendiren Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, MEB'e bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyelerimizin, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonuna kadar öğrenci gelişim raporlarını doldurmamalarına karar vermiştir.
#AngaryayaHayır
🗓14 Ocak Çarşamba günü tüm illerde üretimden gelen gücümüzü kullanıyor
✔İŞ BIRAKIYORUZ!👇
🔴Hakem Kurulunun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür!
🔴GREV HAKTIR!
🔴EK ZAM HEMEN ŞİMDİ!
Açlığa, yoksulluğa, sefalete teslim olmayacağız! Kurtuluş yok tek başına, ha hep beraber ya hiçbirimiz!
https://t.co/EDLipJysNV