Sözde ülke ekonomisi büyüyor, zenginlik artıyor ama biz kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretliler sürekli kaybediyor...
Bizler, gelirlerimizin rakamsal artışını değil, elde ettiğimiz gelirlerin neyi alamadığı ile ilgileniyoruz.
Bunun için hep kaybeden değil, gerçek kazanımlar için; grev ve toplu sözleşme hakkı içeren, hakem heyetinin olmadığı bir toplu sözleşme masası istiyoruz.
#BESeÜyeOl #KatılDeğiştirelim
Şaka değil!
Temmuz ayında 19 milyon civarında işçi sıfır (0) zam alacak.
6 milyonu aşkın memur ve memur emeklisi de resmî enflasyonun 4-5 puan altında zam alacak!
Memleketin asıl meselesi budur.
Butlan operasyonu ve koltuk hırsı bunları örtüyor!
AKP’nin ekonomi politikasının yarattığı tahribat konuşulamıyor.
Butlancılar sadece bir siyasi operasyonun ortağı olmakla kalmıyor, memleket gündemini de saptırıyor.
Düşün milletin yakasından!
Henüz ortada yeni parti yokken yapılan anketler manipülatiftir. Bu yeni parti %50’lere kadar da çıkabilir, baraj sorunu da yaşayabilir. Şu anda toplum, AKP-MHP seçmeni de dahil büyük bir arayışta. Potansiyel yüksek, peki başarının formülü ne?
📌Kendilerine dair değil, memlekete dair hayalleri olmalı
📌Kadroları siyaset esnafı değil dava insanı olmalı
📌Ne istemediğini değil, ne istediğini bilen bir dil tutturmalı
📌Sosyal medyaya değil sokağa bakmalı
📌Sermaye çevrelerine değil halka güvenmeli
Bunların hiçbirini muhalefet bugüne dek layıkıyla yerine getiremedi. Yeni parti bunları yapabilirse, değişim neden olmasın!
Bu günlerde Nazım'dan okunacak çok şiir var.
Örneğin Kuvâyi Miliye destanından şu dizeler:
"Ateşi ve ihaneti gördük,
Dayandık,
dayandık her yanda"
vaya Provokatör şirinden şu dizeler:
"Bu adam
sattı arkadaşını;
sattı altın bir tepside arkadaşının
kanlı, kesik başını..."
Nazım okumak herkesin harcı değil.
Bu dizeler çarpar insanın suratına...
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.