yalnız kurt, sürüden ayrı düştüğünde bile gözlerini ufuktan ayırmaz. o ne kalabalıkların onayına ne de alkışlarına muhtaçtır. kendi yolunu kendi çizer, kendi gökyüzünü kendi aydınlatır.
abiniz de biliyor ne kadar koyun bi taraftar kitlesi oldugunuzu,beraat için öcalana sayın diyip özgürlük isteyim çıkınca bi açıklama yapar çekerim yanıma grubu. vay gülüm vay…
KAMUOYUNA...
Hakkımda başlatılan soruşturma ve gözaltı sürecinde stres, zihin ve beden yorgunluğu altında sarfettiğim bazı sözlerin ciddi bir yanlış anlaşılmaya yol açtığını ve bunun da her zaman olduğu gibi birtakım art niyetli kişiler tarafından çarpıtılarak istismar edildiğini üzülerek ve esefle takip ediyorum.
Hakkımda kamuoyunda dolaştırılan birtakım ağır suçlamalar, özellikle uyuşturucu kullanma gibi itibarsızlaştırıcı ithamlar (ki hayatımın büyük bir kısmı uyuşturucu ile mücadeleyle geçtiği; özellikle de üniversiteli gençlerimizi bu beladan korumak için bütün çabaları sürdürmeme rağmen) diğer yandan incitici gelişmelerin ağır etkisi altında sinirle sarfettiğim sözlerden sanki terörist Apo'yu savunduğum gibi tamamen aksi bir anlaşılma çıkması benim açımdan kabul edilemez bir durumdur.
Böyle bir durum benim 50 yıllık geçmişime, inanç ve değerlerime, herkesin yakından bildiği şahsiyetim ve değişmez duruşuma tamamen zıt bir durum olur ki, bundan da Allah'a sığınırım.
Böylesi yanlış anlaşılmaya yol açan ifadelerimden dolayı öncelikle şehit ve gazi ailelerimizden, kamuoyundan ve bütün dost ve kardeşlerimden özür dilediğimi belirtmek istiyorum.
Ülkemizin ve milletimizin huzuru, barış, güvenlik ve terörsüz Türkiye geleceği adına tüm partilerimiz tarafından atılan bütün adımları desteklemekle birlikte, milletimizin tertemiz vicdanında terörist başı olan katil bir kişiye ömrüm boyunca asla olumlu bakmadığımı ve onların hepsini İlahi adalete havale ettiğimi bir kez daha bütün kamuoyuna beyan ediyor, onurlu bir şekilde adalet ve hakkaniyetin yanında duran tüm dostlara, milli duruş sahibi herkese selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Hep söyledik hep söylüyoruz;
BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE TEK TÜRKİYE!
GÜNDEME DAİR
“Devletimizin içinde bir grubun Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağı” şeklindeki dedikoduya vakıf olduğunu iddia edenler, bu iddialarıyla aslında son dört yıldır üst üste kazanılan şampiyonlukların kendilerine hediye edildiğini kabul etmiş ve bunu kamuoyuna duyurmuş olmuyorlar mı?
Her sezon her türlü usulsüzlüğe imza atıp, her türlü skandala karıştıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam eden ve üstüne bir de “iyilik” taslayanların tutumu, günümüz Galatasaraylılığının klasik bir özetidir.
On iki yıldır şampiyon yapılmayan Fenerbahçemiz hakkında, her sezon olduğu gibi bu sezon da daha lig başlamadan oluşturulmaya çalışılan bu ucuz algı operasyonlarına, kumpaslara, yalan ve dolana karnımız tok; sabrımız da tükenmiştir.
Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ne bir makam verir, ne bir grup belirler, ne de birilerinin lütfuna ihtiyacı vardır.
Fenerbahçe varsa umut vardır.
Fenerbahçe varsa mücadele vardır.
Fenerbahçe varsa hesap sorulacaksa da sahada sorulur.
Birlik ve beraberlik içinde başladığımız bu sezonda fitne ve nifak tohumlarına geçit vermeyeceğiz. Tek yürek olup, sahada da tribünlerde de hep birlikte hedefe yürüyüşümüze kararlılıkla devam edeceğiz.
Kaptanımız Mert Hakan Yandaş tahliye oldu
3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada kaptanımız Mert Hakan Yandaş ile dosyada tutuklu tüm sanıkların tahliyesine karar verildi.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmayı Başkanımız Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Şekip Mosturoğlu, önceki Başkanımız Ali Y. Koç, mevcut ve bir önceki dönem yöneticilerimiz, Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco ile futbolcularımız da takip etti.
Taraftarlarımız ise duruşma öncesi İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde toplanarak, futbolcumuza destek oldu.