Terör faillerine verilen her taviz, yarın yeni tehdit odaklarına cesaret verir. “Sarı öküzün verildiği an” başlayan süreç, gelecekte çok daha büyük bedeller doğurabilir. Türkiye’nin yolu; terörün gölgesinden değil, milletinin iradesinden geçer.
#teroeristlepazarlıkolmaz#teroersueztuerkiye
Terörü ve silahlı yapıları meşru siyaset gibi göstermeye çalışan her girişim; hangi söylemle yapılırsa yapılsın, millet iradesinin dışında, devlet aklının karşısında ve ülkenin güvenlik hassasiyetlerine aykırıdır.
Demokratik siyasetin yolu açıktır: Şiddetten arınmış, terörle arasına kesin çizgi çekmiş her görüş meşrudur. Ancak terörün lider kadrolarını muhatap almak gayri millî bir tutumdur.
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
(3) nasil degerlendirilecekti? Adalet herkeze lazimdir, orselenmesi bir devlet için en tehlikeli durumdur.
Milletin vicdanina siğmayan hakkaniyete aykırı olan tüm kararlar hukuksuzdur. @ekrem_imamoglu başkanımızın yanındayız
(1)İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun böyle bir karar alma yetkisi yoktur. Bu karar başta yetki tecavüzü kapsamında usule aykırı olduğundan yok hükmündedir. Kararın esası ise; kazanılmış hakkın veya bir statünün (diplomanın) geri alınmasını gerektirecek hukuki dayanaklardan
(2) yoksun olmasiyla da ayrica idare hukukuna aykiridir. Bu kararın alınabilmesi neticesinden çok daha vahimdir. (süyuu vukuundan beter)
@ekremimamoglu bir beyin cerrahı olarak Tip Diplomasına sahip olarak 35 yıl meslegini icra eden ameliyatlar yapan bir doktor olsaydı bu karar
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, partimizin cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine anayasal olarak sahip TBMM Grubumuzun büyük çoğunluğunun verdiği imzalarla; Parti Meclisimizin Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemek için yöntem olarak öngördüğü ön seçime katılma hakkı elde etmiştir.
Demokrasiye uygun olmayan bir biçimde rakipleri devreden çıkarmak öncelikli olarak Türkiye’ye ve on yıllarca yıl kurumsallaştırmaya çalıştığı demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali; Hukuki istikrar, hukuk devleti ilkelerine aykırıdır. Buna izin vermek bu ülkeye ve demokrasisine yapılan en büyük ihanettir.
İstanbul Üniversitesi’nin bugün verdiği karara karşı tüm hukuki sürecin işletileceğini ve Genel Merkezimiz öncülüğünde Anayasa’yı yok sayan, hukuku ayaklar altına alan bu karara karşı gereken adımların atılacağını herkesin bilmesini isteriz.
İmamoğlu’nun hukuk ve demokrasi dışı bir zorlama ile adaylık hakkının elinden alınmasına sessiz kalacağımızı ya da bundan hoşlanacağımızı kimse düşünmesin.
Ben Ekrem Başkanımıza yapılan bu haksızlığı kabul etmiyorum.
Tüm bu hukuki ve siyasi sürecin her dakikasında Ekrem Başkanımızın yanında olacağımı, böylesine hukuksuz bir süreçte daha önce üçlü masada ifade ettiğim “Cumhurbaşkanlığı adaylığımı günü gelince değerlendireceğim” kararımı, bu hukuksuzluk ortadan kalkana kadar ASKIYA alacağımı da kamuoyuna ilan ediyorum.
Ayrıca, yaşanan tüm adaletsizliklere ve demokrasi dışı müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. En güçlü mücadeleyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletvekili grubumuzla, il başkanlarımızla, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, tüm üyelerimizle ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla vereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.
CHP içindeki dayanışma duygumuzu ise kimse küçümsemesin ve bizlerin, en büyük makamlar karşısında bile bu birlikteliği kaybetmeyeceğimizi unutmasın. Hele, ‘selden kütük kapmaya’ çalışanlarla bizleri aynı tutmaya kalkmasınlar.
Türkiye’de hukukun üstünlüğüne gölge düşüren her adımın karşısında olmaya, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ekrem başkanım; haklı mücadelenizin sonuna kadar yanınızdayız. @ekrem_imamoglu
Çeyrek asırdır ülkeyi yöneten, deprem vergileriyle yol yaptığını söyleyen, ekonomiyi berbat hale getirip vatandaşları evlerini yenileyemez hale getiren, KİPTAŞ gibi İstanbul'daki kentsel dönüşümün motoru olan güce kredi verilmesini bile engelleyen, tüm yetkileri elinde tutan ama hiçbir şeyden sorumlu olmayan, yangın, sel, deprem.. tüm afetlerde ortalıklarda görünmeyen aklın, yerel yönetimleri "silkelemeye" çalışan aklın bu ülkeye katacak, bu ülkeyi zor zamanlarda ayakta tutacak, afetlere hazırlıklı kılacak durumu kalmamıştır.
Bu ülkenin başta deprem ve afetlere hazırlık olmak üzere her sorununa birlikte, hızlı, akılcı çözümler üreten yeni bir akla ihtiyacı var. Ülkenin kaybedecek vakti kalmadı. Sorunlar giderek büyüdü, milletin sabrı kalmadı. Seçim hemen şimdi.
Enag ,İTO boşuna hesap yapmayın; davul bizim boynumuzda tokmak TÜİK in elinde. Matematikte doğru tektir ama nedense hiçbir kurum TÜİK in açıkladığı sonuçlara yaklaşamıyor bile, enteresan….#hatıranyeter
@corasalih Evvela ölene rahmet, yaralılara da şifa dileseydiniz keşke. İliçte 9 can toprağa gömüldü, 8 i geçen 2 aya rağmen halâ toprak altında. Kaç kişi istifa etti? Çorluda tren kazası oldu. Onca can kaybına rağmen kim istifa etti? Derdiniz insanların canı değil biliyoruz. Geçin bu işleri