Zamanında sözlüklerden birinde biri benimle ilgili bir entry girmişti. Okuduğumdan beri, “Yahu şu koca ömrümde beni bir tek hiç tanımadığım biri anladı” diye hayıflanır dururum. Halen birine kendimi uzun uzun anlatmak zorunda kaldım mı aklıma o iki cümle gelir, diyemem, susarım.
Kasten ve planlayarak canım yakılıyor… Oysa ben şimdiye kadar hep taksirle üzdüm birilerini.
Zaman sizi yargılayıp da müebbet yediğinizde o yüzden ben hep beraat ediyorum işte.
Bazı eşyalar yerinde o kadar ağır ki yerine o kadar ait ki yerini o kadar iyi bulmuş ki oynatmayı düşünmek bile içini acıtıyor. Başında dikiliyorsun öyle, yarın kaldırırım diyorsun, sonra yarın sonra yarın sonra yarın… Yarınlar hiç gelmiyor çünkü bugün hiç bitmiyor.
Dergimizin ilk genel yayın yönetmeni, isim babası, her daim destekçisi müzik insanı ve can dostumuz Tolga Akyıldız’ı kaybettik. Müzik camiamızın başı sağ olsun.🙏🏼 Rest in music #TolgaAkyıldız 🎶
Barış Efendioğlu'nun Ölemiyorum Kütüphanesi kitabını okuyorum. Kitabı hemen okuyup bitirmek isterken bir yandan da bitmesin istiyorum. Benden size tavsiye muhakkak okuyun. @ekspermental Bir sonraki kitap için 4 yıl beklemesek mi hocu :))
"Yalnızlığına nihayet bir çözüm bulduğunu düşünen Εnis, pikaba her plak koyuşunda artık hayatta olmayan pek çok kişiyi günümüze getirerek onları evinde kurduğu mükellef sofralarda ağırlar. "
@yitikulke@ekspermental
Uzun bir aradan sonra yeniden matbaadayız💘 İki yeni kitabımız baskıya girdi📚 Ekim ayında kitabevi raflarındayız🧿
-Kitap kampanyamıza güzel bir ilgi var, setler hızla tükeniyor, okurlarımıza teşekkürler🙏
https://t.co/wjhNq0Ud8f
Tanıdığım tüm “self destructive” (kendi kendine zarar veren, kendini tüketmeden rahat etmeyen) insanların ortak özelliği at gibi inatçı olmaları. İnat körleştirir. Pis inat!
#güçyüzükleri ya çok iyi ya çok kötü karar veremedim.
Filmler zihnimize o kadar kazınmış ki tipleri sürekli oradakilerle kıyaslamadan duramıyoruz. Halbuki o bir yorum bu bir yorum.
Çeşitlilik adına siyahi elf biraz sırıtmış ama onu kabul ediyorum.
Twitter’a dönesim var, böyle günlük gibi yazarım sürekli. Aslında sözlüklere dönesim de var. Sosyal medyada bir şeyler yazmayı özledim. Twitter bunun en kısa yolu, başlayayım bakayım ahkam kesmeye yargı dağıtmaya :)
Ankara'nın Entelektüel Ortamlarını Çok Özledim / Müşkülpesent
Müzisyen ve yazar dostumuz Barış Efendioğlu'nun solo çalışması. Klip yapayım derken 1 dakikalık unutulmaz Ankara mekanları belgeseli yapmış
https://t.co/cETSJsRP82