Tefsir Kaideleri serisinin 29. dersinde; Kur'ân ayetlerinin nüzul sonrası çıkan terminolojilerle tefsir edilme yasağı, ayetlerin anlaşılmasında Arap örfünün rolü ve nahivdeki zayıf vecihlerle tefsir yapmanın sakıncaları ele alındı.
Sizler de aşağıdaki linkten dersimize erişim sağlayabilirsiniz: https://t.co/2hLLc5u9SK
İslam’ın görünmez hizmetkarlarından biriydi o…
Ardında büyük bir sadaka-i cariye bıraktı. Umuyoruz ki nesillerimiz, Mehmet Emin kardeşimizin emek verdiği çalışmalarla, hazırladığı çizgi filmlerle büyür; İslami ve ahlaki değerleri öğrenir, bu değerlerle yoğrulur ve davasına adanmış nesiller olarak yetişir.
Rabbim yaptığı tüm hizmetleri sadaka-i cariye olarak kabul eylesin, mekanını cennet eylesin.
Eleştiri ve farklı görüşlere tahammülün geldiği nokta.
Bu hesapların kapatılmasındaki kriter nedir? Yapılan her şeyi alkışlamak, hiçbir şeyi eleştirememek mi?
Bence bir filtre yapılmalı, tweetler o süzgeçten geçmeli. Filtreden geçenler yayınlanmalı, geçmeyenler yayınlanmamalı. Böylece çocuk oyunu gibi ikide bir hesap kapatılmamış olur. Devlet kurumları da bu ciddiyetsiz, çocuksu görüntüden kurtulmuş olurlar.
Bütün sosyal, ahlaki ve iktisadi krizlerin temelinde tek bir ana sebep yatar: Tevhidin eksikliği.
Peygamberlerin davetlerine neden her zaman "Tevhid" ile başladığını Kur'an ayetleri ışığında inceliyoruz.
İzlemek için: https://t.co/biV5t2Z9Kk
Sevgi, yalnızca kalpte hissedilen bir duygu değildir. İnsan sevdiği şeyi tercih eder, ona yönelir ve onu takip eder.
Peki, insan sevgisinde ne zaman şirke düşer?
Kitâbu't Tevhîd derslerinin 50. bölümünde; Allah sevgisi, Allah'tan başkasını Allah'ı sever gibi sevmenin anlamı ve sevginin insanın tercihleri üzerindeki etkisi ele alınıyor.
Dersin tamamı, bağlantı aracılığıyla istifadenize sunulmuştur:
https://t.co/mh0E12ZZbn
Allah’tan geldik ve yine O’na (cc) döneceğiz.
Gençliğinin en güzel zamanlarını İslami çalışmalara vakfeden kıymetli Mehmet Emin Akkaya kardeşimiz (denizde boğularak) vefat etmiştir.
Rabbimiz (cc) rahmetiyle muamele etsin, kendisi hakkındaki iyi şahitliğimizi kabul buyursun, sevenlerine sabır ihsan eylesin.
İsrail, eceli gelen mahlukun cami duvarına işemesi misali; Gazze'den sonra Suriye'yi, ardından İran'ı ve şimdi de Türkiye'yi açıkça hedef alıp tehdit etmeye başladı.
Dilerim Allah (cc), bu azgınlıklarını İsrail'in "yükselttiklerini yerle bir edecek" (17/İsrâ,7) o sürecin başlangıcı eyler.
Peygamberimizin (sav) 23 yıllık nübüvvet dönemi en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınmıştır. Din de yalnızca Allah'a (cc) kulluk etmek ve bunu O'nun Resulünün öğrettiği sünnete uyarak yaşamak demektir.
Peygamberimizin (sav) ihya ettiği tek gece Kadir Gecesi'dir. Bunun dışında Kur'an ve sünnette özel bir gece veya ibadet şekline dair hiçbir delil yoktur.
İki şeyi birbirinden kesin olarak ayırmak zorundayız:
Hanefi uleması, ahad hadislere yaklaşırken farklı bir usul benimsediyse bunu Şeriat’a olan bağlılığı güçlendirmek ve dini şüpheden korumak için yaptı. Amaç, dine sadakat ve kesin bilgiydi. Maliki ulema da yer yer ameli sünneti (Medine ehlinin amelini) sözlü sünnetten daha güçlü gördüğünden sözlü ahad haberlere tercih etti. Hadis ehlinin buna yönelik eleştirileri de tamamen ilmî eleştirilerdi. Daha sonra İbn-i Teymiyye'nin (rh) hadis ehli ve Hanefiler arasındaki ihtilafı yumuşatma ve orta yolu bulma çabası da ilmî bir yaklaşımdı.
Bugün ise aynı usul, İslam’ı modern çağın kabullerine uydurmak için araç kılınıyor. Usul aynı gibi görünse de uzun vadede ortaya çıkacak sonuç çok daha yıkıcı ve tehlikeli olacak: Dileyen, hevasına uymayan ve modern aklın kabul etmediği hadisi zannî diyerek ve Hanefi usulünü araç kılarak yok sayacak.
Eğer bu hayati ayrımı gözden kaçırırsak geçmişin hatasını tekrarlarız:
Zamanında 28 Şubat zihniyeti Hanefi mezhebini araç kılarak Kemalizm'in dayattığı dini nasıl meşrulaştırdıysa, bugün de aynı yöntemle modernizmin istediği din anlayışı meşrulaştırılır.
İslam âlemine bakınız: “Buhârî insandır”, “Buhârî’de eleştirilmiş hadisler vardır”, “Buhârî’yi reddetmek Allah’ın Resulü’ne itiraz değildir” gibi söylemler ve bu sloganlarla başlayan tartışmalar nerelere evrilmiş; bazen ilmî saiklerle başlayan tartışmalar nasıl modernist adamların elinde dini yıkım faaliyetine dönüşmüş.
Kanaatimce buna en fazla tepki göstermesi gereken bizzat Hanefilerdir. Çünkü Hanefiler susarsa, bugün yaşanan tartışma ileride Hanefilik adına çok büyük zararlara sebebiyet verir.
🔴SON DAKİKA
🔻Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Furkan Vakfı’na yönelik düzenlediği operasyon kapsamında gözaltına alınan 56 kişiden, aralarında Alparslan Kuytul Hoca ve eşi Semra Kuytul’un da olduğu 44 kişi tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
🔻Savcılık 9 kişi için adli kontrol talep ederken, 3 kişi ise savcılık talimatı ile serbest bırakıldı.
Danimarka’dan bizleri ziyarete gelen kıymetli Galip Kıran Hocamızın vesilesiyle, yılların dostluğu ve kardeşliği yeniden aynı ortamda buluştu. Geçmişi yad ettik, gönüllerimizi tazeledik, geleceğe dair güzel istişarelerde bulunduk.
İşgalci İsrail ordusu Dera kentinde sivillere ateş açtı
🔻İşgal ordusunun, Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin Maariya köyünde sivil yerleşim bölgelerine ateş açtığı bildirildi.
🔻Suriye devlet televizyonu Al-Ikhbariya’nın haberine göre, silah sesleri bazı sakinlerin evlerini terk etmesine neden oldu. Olayda ölü veya yaralı bildirilmezken, güney Suriye aylardır İsrail’in baskın, arama ve tutuklamalarına sahne oluyor.