ince memed'i yazabilmek için cumhuriyet gazetesi'nden avans alır yaşar kemal. romanı üç ayda bitirir, cevat fehmi'ye teslim eder. on beş gün sonra cevat fehmi'ye romanı okuyup okumadığını sorduğunda aldığı "yarısına kadar okudum" cevabı üzerine "okuduğunuz doğru değil. başlasaydınız bitirmeden bırakmazdınız" der. cevat fehmi bir ay sonra yaşar kemal'in yanına gelerek "haklıymışsın, dün gece romana başladım, ancak bu sabah bitirebildim. elimden bırakamadım." demiştir.
deneme okumayı seviyorsanız kesinlikle. nurullah ataç zaten çok değerli bir eleştirmen. günlerin getirdiği de gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden geçip gittiğimiz şeyler üzerine düşündüren denemelerden oluşuyor. ben diğer okumalarımın yanında beni biraz yavaşlatmasını seviyorum açıkçası. durup üzerine düşüneceğiniz çok güzel metinler var, dili de oldukça samimi.
İnsan çılgınlığı, nefretin, zulmün, barbarlığın ve körlüğün kaynağıdır. Ancak duygulanımın düzensizlikleri ve hayal gücünün taşkınlıkları, imkânsız olana duyulan çılgınlık olmasaydı; coşkuya, yaratıma, icada, aşka ve şiire de yer olmazdı.
adını böylesine hissettiren pek az kitap vardır herhalde. içime bir kalp ağrısı gibi işlediğini hatırlıyorum. kitapçıda karşıma çıkınca paylaşmadan geçemedim. henüz okumadıysanız, tavsiyem olsun.
senin resmin var ya uzayıp gidiyor duvarlarımda
güneş birden batardı, her yerde kediler ve ağaçlar vardı
turgut uyar, atları seven bir çocuk adlı koşuğundan