Önceden çok insana çok şey anlatıyordum. Sonra az insana çok şey anlatmayı öğrendim. Daha sonra az insana az şey. Zamanla herkesten uzaklaşıp tek bir insana her şeyimi anlattım. Hepsi o kadar boşa gitti ki şimdi ağzımı kerpetenle açsanız, “iyiyim”den fazlasını duyamazsınız.
“Rastgele çekilen fotoğraflar daha güzel çıkar, tesadüfen tanışılan insanlarla daha mutlu oluruz, kıyıda köşede uyuyakalmak uykunun en keyiflisidir, plansız hadi denilerek yapılan aktiviteler daha eğlencelidir. Her şeyin "kendiliğinden" olanı güzel.”
Ben bir kalbi hiç kırmamış, incitmemiş olmayı dilerdim. Hiç kimsede açılmış bir yaram olmasın isterdim. Kendi yaralarımı sararken başkalarında açtığım tüm yaralar kalbimde ağır yük şimdi.
Platon “Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes farkında olmadığınız zorluklarla boğuşuyor.” der. Fernando Pessoa ekler; “Kimseyle alay etme, asla kimseyi küçük düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir.