insanlardan aldığım iltifatlardan biri stilim hakkında. taktığım, giydiğim, kombinlediğim her şey beğeniliyor. en haz aldığım şeylerden biri de bu parçaları birbirleriyle uyumlu halde kullanmak ve elbette alışveriş yapmak. şaka maka, artık girsem mi şu butik işlerine??
sevgili eski dost; çok fazla fotoğrafımda sen varsın. onların her birine bakmak nasıl bir yanılgıda olduğum gerçeğini tekraren yüzüme vuruyor ve açtığın yarayı yeniden kanatıyor
nesin matematik köyü’nde çok güzel bir hafta geçirdim. fiziksel şartlar çok konforlu değildi ancak ortamdaki
kültür çok kıymetliydi. umarım böyle oluşumların sayısı artar ve ben de ileride kendi adıma sesimi duyuracak bir alan bulurum.
gelecek hafta için taaa aylar öncesinden katılmaya niyetlendiğim bir kamp programı planım var. ya çadır ya da koğuş seçenekleri vardı, koğuşu tercih ettim. 12 dişi 1 tuvalet 1 banyo, dolapsız bir ortam. evet yolculuğu deneyimleyeceğim günler is coming
kalpten tanıdığın birinin kısa zaman içinde yapyabancı birine dönüşmesi ve bu dönüşümü izlemen… acının içinden geçip serinliğe kavuşmak gibi bir his bu.
gerçek kendiliğin kapasitesi, hüsranlara, başarısızlıklara, yetersizliklere karşı oluşan tüm acı verici duygulara karşı kendini yatıştırabilme, kendi yaranı sarabilme kabiliyetiyle kendini belli eder.
‘bir insan çok nadiren hayatını fazlasıyla etkileyen, amansızca dönüşü olmayan ve bir şekilde tamamıyla değiştiren bir tesadüf yaşar ve bir daha asla eskisi gibi olamaz.’
sonra bi de şöyle bi’ anım var. bi seyahat zamanı kars’a gittik. kuzenim de orada yaşıyordu o yıl. bizi bir otele davet ettiler, kahvaltı yapıcaz. otelde de o gece çok meşhur bir şarkıcımız kalıyormuş. adam dönüş bileti bulamamış menajer zor durumda filan.
kuzenimin eşi de eli kolu uzun bi tip ben bilet bulucam dedi,biz de oturup sohbet etmeye başladık.3 saate yakın oturduk, sonra bi baktık ünlü dedikodusu ediyoruz. konu levent’e geldi. şarkıcımız dedi ki ‘o kumarbazın teki, öyle hayır mayır yaptığına bakmayın, dolandırıcı biri’ :)