“ Başka bir insanı izler gibi kendini izlemiş ve ne yapacağını merak etmişti.Hem kendisi olan hem de olmayan bu insan sanki birdenbire bir varlığa bürünmüş ve Catherine’de sınanmamış özelliklerini nasıl hayata geçireceğine dair doğal bir merak uyandırmıştı.”
3.”Catherina çok farklı türde bir şey keşfetmişti iyi bir kız evlat olmaya çalışmanın müthiş bir heyecan dalgası yarattığını ayan beyan idrak etmişti. Kendi davranışları konusunda gerilim dolu bir beklenti diye tarif edilebilecek yeni bir hisse kapılmıştı.”
(Washington Meydanı)
1.” Bahar o kendine has havayla sarılı halde gelir. Trenin penceresinden görülen aşırı parlak dünyada, ev bitkilerinin bir orman gibi geliştiği bina girişlerinde, beyaz ayakkabıların ışıltısındadır.”
(Boşluğun Güncesi)
1.” Bahar o kendine has havayla sarılı halde gelir. Trenin penceresinden görülen aşırı parlak dünyada, ev bitkilerinin bir orman gibi geliştiği bina girişlerinde, beyaz ayakkabıların ışıltısındadır.”
(Boşluğun Güncesi)
11.” Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için, müthiş yalnızlığının farkında bile değildi . Etrafından gelip geçenlere, herhangi ecnebi bir maddeye, bir duvara, bir ağaca, bir köpeğe bakar gibi düz, alakasız, belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu.”
(Ses)
11.” Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için, müthiş yalnızlığının farkında bile değildi . Etrafından gelip geçenlere, herhangi ecnebi bir maddeye, bir duvara, bir ağaca, bir köpeğe bakar gibi düz, alakasız, belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu.”
(Ses)
10.” Ev, içinde geçmiş kuşakların, yavaş yavaş parçalanan gri ipek ya da siyah bez kefenleriyle eski zaman kadın ve erkeklerinin kemiklerinin çürüdüğü, taştan yapılmış dev bir anıt mezar gibi her şeyi içine alıyordu.”
(Mumlar Sonuna Kadar Yanar)
“ Sessizliği de içine alıyordu; inancı yüzünden kovuşturulan, uyuşmuş bir halde yeraltı zindanında, küflü, çürümüş samanların üstünde günden güne eriyen, sakalı uzamış, hırpani bir mahpus gibi.”
10.” Ev, içinde geçmiş kuşakların, yavaş yavaş parçalanan gri ipek ya da siyah bez kefenleriyle eski zaman kadın ve erkeklerinin kemiklerinin çürüdüğü, taştan yapılmış dev bir anıt mezar gibi her şeyi içine alıyordu.”
(Mumlar Sonuna Kadar Yanar)
9.”Basit değildi. Sanki eşyalar tereddüt ediyor, zamanın sunduğu seçenekler karşısında kararsız kalıyor, ilerleyen zaman ile geriye saran zamanın arasındaki eşikte duraksıyordu.”
(Hacim Hesabı Üzerine)
9.”Basit değildi. Sanki eşyalar tereddüt ediyor, zamanın sunduğu seçenekler karşısında kararsız kalıyor, ilerleyen zaman ile geriye saran zamanın arasındaki eşikte duraksıyordu.”
(Hacim Hesabı Üzerine)
8.” Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkum ediyordu.”
(Bekle Beni)
8.” Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkum ediyordu.”
(Bekle Beni)
6.” Evlerimiz ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun, biz etten kemikten yapılmış insanlar çok güzel de olsa başka bir ülkede yaşamaktansa kendi topraklarımızda olmayı tercih ederiz. İnsanın evi gibisi yoktur.”
(Oz Büyücüsü)
6.” Evlerimiz ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun, biz etten kemikten yapılmış insanlar çok güzel de olsa başka bir ülkede yaşamaktansa kendi topraklarımızda olmayı tercih ederiz. İnsanın evi gibisi yoktur.”
(Oz Büyücüsü)
5.” İnsanlık geniş görüş açısının ve becerikli ellerinin bedelini sırt ağrıları ve boyun tutulmalarıyla ödedi.Kadınlar daha da fazlasını ödemek zorunda kaldı. Dik bir duruş daha dar kalçalar demekti.”
(Sapiens)
“Ve bu da doğum kanalını daraltıyordu üstelik aynı anda bebeklerin de beyni giderek büyüyordu doğumda ölüm dişi insanlar için ciddi bir sorun haline geldi.”
5.” İnsanlık geniş görüş açısının ve becerikli ellerinin bedelini sırt ağrıları ve boyun tutulmalarıyla ödedi.Kadınlar daha da fazlasını ödemek zorunda kaldı. Dik bir duruş daha dar kalçalar demekti.”
(Sapiens)