Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] sünnetini takip etmekten başka Allah Teâlâ’ya giden hiçbir yol yoktur.
(Seyyid Muhammed Sâkî Elhüseyni [kuddise sırruhû])
Serhend Takvim
"Hanefi olmak bir kimsenin Ehl-i Sünnet olduğunu göstermez"
Ebubekir Sifil: Bir kimsenin meşru bir fıkhi mezhebe müntesip olması, tasavvuf ehli olması veya bir fıkıh mektebine mensup olması o kimsenin itikadını meşrulaştırmaz. Kişinin Ehl-i Sünnet olduğunu ancak itikadi kabullerine bakarak anlarız
@nurhaktan@EbubekirSifil #İlmihal
Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu:
“Kim günah yoluyla bir mal kazanır da onunla akrabalık bağını gözetir, sadaka verir veya Allah yolunda harcarsa; bunların hepsi bir araya getirilir ve kendisiyle birlikte cehenneme atılır.”
ibnü’l-Mübârek, ez-Zühd ve’r-Rekâik
Ebû Dâvûd, el-Merâsîl
Allah Teâlâ, cuma günü rahmet kapılarını çokça açar, ihsanını sağanak gibi yağdırır ve hayırları genişletir. Bundan dolayıdır ki melekler, bugünü “yevmü’l-mezîd” (kat kat arttırma günü) diyerek isimlendirmişlerdir.
(Abdullah b. Alevî el-Haddâd [rahmetullahi aleyh])
Serhend Takvim
“İlaç olsa içme düşman tasından,
Sakın taş attırma dost arkasından,
Kim iki yüzlüyse tut yakasından;
Bir yüzüne bir de canına tükür.”
Abdurrahim Karakoç
İspanya Başbakanı Sánchez:
— İspanya’nın yalnız kaldığını duymuş olabilirsiniz.
Biz yalnız değiliz, biz bir öncüyüz.
— Asıl yalnız kalacak olanlar, savunulması mümkün olmayan zulmü savunmaya devam edenlerdir.
#FREEPALESTİNE
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:
“İspanya'nın nükleer bombaları, uçak gemileri yok. İsrail saldırısını tek başımıza durduramayız. Ancak bu, mücadeleyi bırakacağımız anlamına gelmiyor. Çünkü tek başımıza kazanamasak bile uğruna savaşmaya değer davalar var.”
Burkina Faso Devlet Başkanı İbrahim Traoré:
“Bir gün, Batılı bir ülkenin gizli servisinden yetkililer bizi görmeye geldi. Bize, teröristlerin bulunduğu bölgelere gönderilecek yiyeceklerin içine katılması için dört farklı ürün teklif ettiler.
Bu ürünlerin her şeye katılabileceğini belirttiler; bira veya şekerli içecekler, sigara, pirinç, süt... Kısacası her şeyin içine konulabiliyor.
Ürünlerin etkilerini şu şekilde anlattılar:
Beyni tahrip eden ürün:
Amacı beyni öldürmek. Yani kişinin düşünmesini engelliyor. Nöronlarınızı yavaş yavaş kapatıyor ve sizi adeta aptallaştırıyor. Birkaç yıl içinde düşünme ve iş yapma kapasiteniz tamamen azalıyor.
Fiziksel kapasiteyi düşüren ürün:
Bu ürün fiziksel dayanıklılığı hedef alıyor. Eğer bir kişi 12 kilometre koşabiliyorsa, birkaç yıl sonra bu oran belki 6 kilometreye, 4 kilometreye düşüyor; kişi giderek zayıflıyor.
Uyku hali yapan ürün:
Sürekli uyku durumuna neden oluyor. Bunun vücutta tam olarak neyi etkilediğini ve nasıl çalıştığını doktorlar daha iyi bilir.
Onları dikkatle dinledik ve ardından ürünlerin isimlerini sorduk. Bize isimlerini vermediler ve kalkıp gittiler.
Ancak gitmeden önce onlara şunu sorduk: 'Bunu daha önce bir yerde test ettiniz mi? Gerçekten işe yarıyor mu? Aksi takdirde neden buna para ödeyip böyle bir işe girelim?' Çünkü bize bu teklifi getirmelerindeki amaç, teröristlerin olduğu bölgelerdeki bireylerin zamanla zayıflaması ve birkaç yıl içinde tarafımızca kolayca ezilebilecek hâle gelmesiydi.
Bize verdikleri yanıt; 'Evet, bunu daha önce Afrika'da bir yerlerde ve Asya'da da kullandık' oldu. Bunu daha önce defalarca kullanmışlar.
Biliyor musunuz, kanımı donduran şey ne oldu?
Kendi kendime, 'Evet, Afrika'nın işi bitmiş' dedim.
Çünkü aslında bunu halihazırda Afrika'da kullanıyorlar.”
Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
(Ahzâb Sûresi 33/36)
Serhend Takvim
Serhend Takvimi
Allah ve melekleri, Peygamber’e salât ederler. Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.
Ahzâb Sûresi 33/56
Haddini aşan insana tevâzu gösterilmez.
Had bildirilir.
Had bildirme ise tartışılarak değil, muhatap olmayarak olur.!
“Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.”
Furkan suresi:63 âyet.