Kendimi bildim bileli Fenerbahçe’yi izliyorum. Ederson kadar güven veren, takımı ayakta tutan ve çoğu maçı tek başına çeviren başka bir kaleci izlemedim. Gerçekten başka bir seviye.
Emre Belözoğlu’nu sevmek zorunda değilsiniz. Teknik direktörlüğünü beğenmek, aldığı kararları desteklemek zorunda da değilsiniz. Ama biraz olsun hafızanız, biraz olsun vicdanınız olsun!
Bu adam Fenerbahçe formasını giydi, kaptanlık yaptı, bu arma için mücadele etti. Bugün Ankaragücü’nün başında Fenerbahçe’yi 3-0 yendi diye geçmişini çöpe atamazsınız. Tribünlere dönüp kafa salladığı o anı hatırlayın. Belki de yıllarca parçası olduğu camiadan gördüğü muameleye verilebilecek en anlamlı tepkiydi.
İsmail Kartal’a yapılanları gördük. Yıllarca bu kulübe hizmet etmiş, takımı şampiyonluk yarışında tutmuş bir insanın nasıl hedef tahtasına konulduğuna şahit olduk. Şimdi aynı senaryonun Emre Belözoğlu üzerinden tekrarlanmasına izin vermeyin.
Fenerbahçe taraftarı olmak sadece kötü günde futbolcusunu, teknik direktörünü eleştirmek değildir. Aynı zamanda geçmişine sahip çıkmayı, emeğe saygı duymayı da bilmektir.
Her başarısızlıkta insan harcayarak, her fikir ayrılığında geçmişi silerek bu kulübe sahip çıkılmaz. Bugün alkışladığınızı yarın linç edip, ertesi gün neden kimse Fenerbahçe’ye aidiyet hissetmiyor diye sorgulayamazsınız.
Biraz vefa! Herkesi harcayarak Fenerbahçe’yi büyütemezsiniz. Bu kulübe hizmet edenleri düşmanlaştırmayı bırakın!
Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’li eşofmanlarını giyip kulübeye geçtiyse madem bize de sonuna kadar desteklemek düşer.
Hayırlı uğurlu olsun Allah utandırmasın hocam.