CHP/kemalist/komünist zihniyeti,inancı karşıtı biri. Allah ülkemi batıldan kurtarsın.İstanbul Üni. Sosyoloji,Anadolu Üni. İlahiyat. İzmir göçmeni İstanbullu
"Ey iman edenler! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri yakın dost, sırdaş ve işlerinize vekil edinmeyin! Siz onlara safça sevgi gösterisinde bulunuyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. .." Mümtehine Suresi, 1.Ayet
Bu Şeyh Farouk Ramazan.
Dün öğleden sonra, o ve ailesi yerleşimci-teröristler tarafından kendi topraklarında saldırıya uğradı. Farouk, saldırganlardan birini silahsızlandırmayı başardı. Yerleşimcinin tüfeğini aldı ve açık bir meşru müdafaa eylemi olarak iki teröristi vurdu ve öldürdü.
Buna karşılık İsrailli askerler onu ve üç aile üyesini öldürdü. İsrail hükümeti ve medyası onu terörist ve gerçek teröristleri kurban olarak tasvir ediyor.
Bu anlatıyı zorlamalarına izin vermeyin. Farouk, topraklarını işgal eden soykırımcı teröristlere karşı direnmek için tam yasal ve ahlaki hakka sahipti.
“Kaşgar’da Cuma namazı kılacak cami bulamadım…”
Türk YouTuber Ali Nar, Doğu Türkistan gezisinde kadim Türk şehri Kaşgar’da Cuma namazı kılmak istedi, ancak gidebildiği camilerin ya mühürlü ya da tamamen yıkılmış olduğunu gördü.
İşte Çin’in gizlemeye çalıştığı hakikat bu!
İslam fıkhının muazzam eseri olan ve 32 tanesi günümüze ulaşmış 50'den fazla şerhi bulunan Mültekal-Ebhur kitabı için, yüzlerce İslam âliminin övgüsünü bir kenara bırakıp, birkaç oryantalistin methiyesini dile getirip, sonunda ilginç bir yere bağlayacağım:
● James Lewis Farley;
"MÜLTEKA, herhangi bir kararın kendi aramızda olabileceğinden çok daha büyük bir yetkiye sahiptir. Çünkü Osmanlıda hiç kimsenin, ne padişahın ne hükümetin bir araya gelip ülkenin fıkıh kanunu değiştiremeyeceği veya yürürlükten kaldıramayacağı temel bir ilkedir. Padişah Türklere hükmeder, ancak Kur'an ve Mülteka padişaha hükmeder."
● Jean Henry Ubucini:
"MÜLTEKA, Kanuni'den beri imparatorlukta tam yetkiye sahip olan ve özünde Fransa Kanun Bülteni dahil olmak üzere tüm Fransız kanunlarının içeriğinden daha fazla konuyu içeren bir yasadır."
● Gian Battista Toderini:
"MÜLTEKA çok iyi hazırlanmış bir hukuk metnidir."
● Ignatius Mouradgea D’Ohsson:
"MÜLTEKA geniş imparatorluğun ve tüm Müslüman halkların dini yasalarını oluşturur.”
● Thomas Thornton:
"MÜLTEKA, Osmanlı İmparatorluğunun anayasasıdır."
● Hammer:
"MÜLTEKA zamanın en eksiksiz ve en iyi düzenlenmiş hukuk eseridir."
● A. Heidborn:
"MÜLTEKA yalnızca bürokrasinin hakikat incilerini yakalamayı başardığı sisle örtülü uçsuz bucaksız bir okyanustur."
● Schacht:
"MÜLTEKA, bir kanunname olmamakla birlikte, İslam hukukunu nihai ve iyice gelişmiş şekilde ortaya koyan Hanefi ekolünün en son ve en çok itibar gören ibarelerini içermektedir."
● Reuben Levy:
"MÜLTEKA, Osmanlı hukukunda bir otoritedir."
● Joseph Sauvare:
"Ne yazık ki Avrupalı yargıçlar mülteka seviyesinde bir hukuk çalışması gösterememişlerdir."
Şimdi dikkat buyrun, müctehid(!) Hayrettin Karaman buyuruyor ki:
"MÜLTEKA'nın fıkıh tarihinde yeri önemli değildir."
FIKRA BU KADAR!
🔴 Taha Kılınç:
Yine bir propaganda gezisi ve figüranlar.
Çin, yine Türkiye’den bir grup “gazeteci”yi Doğu Türkistan’a götürmüş, yedirmiş, içirmiş, gezdirmiş…
İsrail’in sizi alıp Kudüs’e, Gazze’ye ve Ramallah’a götürüp yedirmesi, içirmesi, gezdirmesi gibi düşünün.
Döndükten sonra yazdıklarına ve paylaştıklarına baktım:
- Bölge müreffeh ve zenginmiş.
- Sokaklar tertemiz ve bakımlı, yemekler lezzetliymiş.
- Türk kültürü her şeyiyle yaşıyormuş.
- Camiler açık ve ibadet serbestmiş.
- Çin, sadece bazı mecburi güvenlik tedbirleri alıyormuş. Vesaire, vesaire, vesaire…
Kendisine azıcık saygısı olan bir insan, Çin’in propaganda gezisine nasıl katılır?
Haydi katıldı diyelim, Uygurlara reva görülenler apaçık ortadayken, Çin’in resmî yalanlarını nasıl tekrarlar? Neyin karşılığında bir insan, komünist bir rejimin papağanına dönüşür?
Çin, Türkiye’de kamuoyunun Doğu Türkistan meselesini anlamaması veya yanlış anlaması için elinden geleni yapıyor.
Fakat unuttukları bir şey var. Onlar böyle üstüne düştükçe, Doğu Türkistan da gündemde kalmaya devam edecek.
Öyle bir ülke düşünün ki;
Bir parti kurucusunun heykelleri ülkenin dört bir yanına dikilmiş, resimleri neredeyse her kitaba konulmuş, bu milletin gençlerine yıllarca adeta “Sizi o var etti, bu ülkeyi o yoktan kurdu” şeklinde bir anlatı sunulmuş…
Lakin aynı millet, onun kurduğu partiyi serbest seçimlerle 86 yıldır tek başına iktidara getirmemiş.
İşte o ülkenin adı Türkiye.
Çünkü ne yaparsanız yapın; kitaplara ne yazarsanız yazın, meydanlara ne kadar heykel dikerseniz dikin, dededen toruna aktarılan toplumsal hafızayı silemezsiniz.
Milletin yaşadıkları, gördükleri ve nesilden nesile anlattıkları bazen resmî anlatılardan çok daha uzun yaşar.
Sandık da günü geldiğinde bu toplumsal hafızanın kendisini gösterdiği yerlerden biri olur.
İsmail Saymaz başta olmak üzere Çin’i aklamaya çalışan gazetecilerin “her şey güllük gülistanlık” dediği Doğu Türkistan’da gerçekte neler yaşanıyor?
#UyghurGenocide
Allâhu Teâlâ İslam âlemine neden Gazze’yi kurtarmayı nasip etmiyor?
Müslümanların yaşantı olarak gâvurdan farkı kalmadı da onun için.
Müslümanın düğünü ile gâvurun düğününe bak, ikisi aynı.
Şu okullarda gençlerin nesli gidiyor.
Bu kız, evleneceği kişiye varana kadar 15-20 kişiyle düşüp kalkıyor. Ey öğretim görevlisi, sen görmüyor musun bunu?
Medeniyet, Çağdaşlık, uygarlık…
Ben miyim yobaz? Namussuzluğa medeniyet diyeceksin, ben ar-namus deyince yobaz olacağım, öyle mi?
[ İsmail Hünerlice Hocaefendi
DOĞU TÜRKİSTAN GERÇEKLERİ
* Camiler kapalı, cemaatle namaz yasak
* Kadim İslâm şehirlerinde ezan suskun
* Göstermelik açık tutulan az sayıda camide bir avuç ihtiyar dışında cemaat yok
* Dinî kıyafet ve kisveler tamamen yasak
* Uygur Türkleri hayatın her alanında gözetim ve takip altında
* Teknolojinin bütün imkânları asimilasyon için seferber edilmiş durumda
* Şehirler arasında ulaşımda ve harekette kısıtlama var
* Erkek nüfus zorla ve karın tokluğuna çalıştırılıyor
* Uygur Türkleri, Çinlilerle evlenmeye zorlanıyor
* Tarihî şehirlere Çinli yerleşimciler iskan ediliyor
* Kaşgar ve diğer şehirlerin otantik dokusu bozuluyor...
Çin'in propaganda gezilerine katılan sözde gazetecilerin aksine, Doğu Türkistan'a kendi imkânlarıyla seyahat eden Taha Kılınç'ın saha izlenimleri...
Vakit ayırarak izleyiniz ve vicdanınızla karar veriniz:
https://t.co/fXVoxfrrzD
https://t.co/JY5sNpexuf
https://t.co/sGZkhO5HKw
https://t.co/ekqsKbR65J
https://t.co/8h8QgHPXlg
🗣️ Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı el-Karadaği:
“Müslüman ülke ve liderlerinin Gazze için ordularını harekete geçirmesi gerekiyor. Bu, Müslüman liderler için farzdır. Savaşa yol açsa bile Gazze’yi açlıktan kurtarmak dini bir zorunluluktur.”
Bu ikisi gerçekten kirli tipler. Bunların mesleği para karşılığında suçlulara medya desteği sağlamak. Her ikisinin sosyal medya etkileşimlerini ise FETÖ sağlıyor.
Etkili Haber isminde firari bir FETÖ'cü tarafından Kanada'dan yönetilen bir hesap var. Barış Terkoğlu kendi köşesinde bu hesabın FETÖ'cü olduğunu duyurdu. Ekip Arkadaşı Timur Soykan ise her hafta bu hesabı mutlaka paylaşıp FETÖ'ye biat ettiğini beyan ediyor ve karşılığında da şu anki etkileşimini alıyor.
Bu ikisinin bağlantılarının ortaya çıkacağı gün de yaklaşıyor, emin olabilirsiniz.
Dün birkaç ihtiyaç almak için evden çıktı. Döndüğünde ise ailesini bulamadı.
Siyonist bombardımanın tek bir anında annesi, babası ve üç kardeşi şehit oldu.
Hasbunallahu ve ni'mel vekîl.
🎥📍 Gazze
🔴 Gazze’de iki gün önce İsrail saldırısıyla şehid edilen Kassam komutanlarından Edhem Nesman’ın cenazesinde tarihi bir konuşma:
“Ümmet bizi yüzüstü bıraktı diye istediklerini yapacaklarını sanıyorlar.
Gazze tağutlara mezar olacaktır.”
Bir Fransız yardım görevlisinden insanın kanını donduracak dehşetengiz bir açıklama:
“Gazze'de 300 cesedin bulunduğu bir toplu mezar bulduk. Küçük çocuklar elleri sırtlarında bağlanmış halde öldürülmüştü.”
🔴 İçerik üreticisi Safvan Allahverdi:
Yahudilerin kendileri hariç bütün değerleri çökertme gibi bir amaçları var.
Onların tek amacı bizi 'goyim' yapabilmek.
Kendi çocuklarına “ekran” göstermiyorlar, benim çocuğuma “tolerans, toplumsal cinsiyet, saygı” dayıyorlar.
Bu yolda olanları tanıyıp sevmek, Allahü teâlânın en büyük nimetlerindendir.
Şeyh-ul-islam Abdullah-i Ensari hazretleri, (Yâ Rabbî! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor, tanımayan ise, sana kavuşamıyor. Felakete düşecek olanı da üstümüze atıyorsun, yani bize saldırtıyorsun!) buyuruyor.
Bu büyüklere düşmanlık etmek veya onları incitmek, sonsuz felaketlere sebep olur. Böyle büyük bir zat ele geçerse, bütün arzularımızı onun eline bırakmalıyız, ölü yıkayıcının elinde, teneşirdeki meyyit gibi [itirazsız ona tâbi] olmalıyız.