AKP'nin fon krizi yönetimi:
🔻"Bak aldıysanız geri getirin"
🔻"Sayın Cumhurbaşkanımız üzülüyor"
🔻AKP içinde fona bulaşmayanlar, partide kendine yer açmak isteyenler: "Bunu nasıl partimize yapabildiniz!?!"
🔻Malvarlıkları üzerine tedbir koyup kaldırıp sonra tekrar koymak.
🔻"Fona bulaşanlar aslında AKP'li değil, İnönü'nün akrabaları olabilir"
🔻"Fatma Betül'ü seven yoktu AKP'de"
🔻Devlet Denetleme Kurulu Başkanı borsa manipülasyonunu araştırmak için Borsa İstanbul'daki görevlerinden istifa etti. Kendi kendisini araştıracak.
🔻Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, haber sitelerini kapatma.
İçlerinden rastgele birini seçip silkelesen, milyonlar dökülüyor!
Yahşihan Belediyesi'nin eski imar müdürünün de 541 milyon liralık mal varlığı ortaya çıktı.
Düşünün, belediyenin bütçesi 120 milyon lira!
https://t.co/2tZ3DbaOve
AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’ye iddiaları sordum:
📌 Doğru, mağdur 455 bin kişiden biriyiz.
📌 Ama tekbir spekülatif hisse ile ilişkimiz yok.
📌Bırakın manipülatif hisseler normal BIST 30 daki büyük şirketlerde bile bir kuruş hissemiz olmamıştır.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL'yi Hazine'ye iade etmesi masumiyet değil, suçun ve soygunun resmi itirafıdır! Deşifre etmeseydik milletin milyarlarını çıtır çıtır yiyeceklerdi.
Ancak yağma yok, kanun açık:
📌 SPK'nın OZATD suç duyurusu listesinde Fatma Betül Sayan Ve eşi İlyas Kaya neden yok, ifadeleri neden alınmadı?
📌 SPK 107/3'e göre elde edilen menfaatin kendisi değil, İKİ KATI ödenmek zorunda!
📌 Ödeme yapmak, SPK 106. maddeden (Bilgi Suistimali) yargılanmayı durdurmaz; o maddede etkin pişmanlık geçmez!
📌 Telefonları incelenerek neden irtibatları sorgulanmıyor?
O paralar nereden geldi, hisseler kime satıldı tek tek ortaya çıkacak.
Ayrıca 2,2 milyar TL bugün bankaya konduğunda mevduat faiziyle vergiler düşüldükten sonra bile saatte net 87 bin TL, günde net 2 milyon 88 bin TL para getirir.
Yakalanınca ana parayı bırakıp kaçmak yok, yargı önünde hesap vermek zorundasınız!
Fon vurgunu suç örgütünün ilişkiler ağını deşifre ediyoruz!
Emre Tezmen ile Sayan ailesi arasındaki kritik bir bağlantıyı ortaya çıkardık.
Emre Tezmen’in Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’in Türkiye-Finlandiya İş Konseyi Başkanı yapılmasının ardından;
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın da 5 Eylül 2026’da Finlandiya Büyükelçisi olarak atandığını tespit ettik.
Peki Emre Tezmen, devletin finans piyasalarındaki kozmik odası olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun yönetim kurulunda kiminle birlikte yer alıyordu?
DEİK Finlandiya sürecinin yürütücüsü olan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile!
Yani hepsi birbiriyle bağlantılı, hepsi bir ekip ve hepsi her şeyi biliyordu!
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Finlandiya Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Kotak da derhal görevden alınmalıdır!
Selahattin Demirtaş’tan Ekrem İmamoğlu’na dek siyasi iktidarın “düşmanlarının” yargı sopasıyla saf dışı edilmeye çalışmasında büyük emek harcayan Akın Gürlek, Şubat 2026’da Adalet Bakanı koltuğuna oturtuldu. Gürlek, savcılık döneminde siyasi davalardaki üstlendiği rol ve görev nedeniyle ortaya çıkan imajını düzeltmek için bir dizi hamle yaptı. Adalet Bakanlığı’na getirilmesi siyasi/toplumsal bir polarizasyona neden olan Gürlek, özellikle mal varlığına ilişkin tapu kayıtlarının tartışma konusu olmasından (Gürlek bu konuda delilsiz karalama, mal beyanlarının mevzuata uygun verildiği, yasal süreç başlatılacağı ve yargı görevi nedeniyle hedef alındığına dönük klasik savunmalar yaptı) sonra kurumsal siyasi meşruiyet inşası üzerinden imaj yenileme işlerini hızlandırdı.
En görünür imaj yatırımı çoğunluğu siyasi olmayan faili meçhul cinayetler oldu. Bakanlık bünyesinde birim kurduran Gürlek, yüzlerce eski dosyanın taranıp onlarca olayın aydınlatıldığını düzenli olarak açıklıyor. Bunlar içinde en önemli dosya Gülistan Doku soruşturmasıydı. Ancak Doku soruşturmasının geldiği aşamanın sahibi de Gürlek değil Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’ydu. Doku’nun ölümünün aydınlatılmasına dönük Başsavcı Ebru Cansu’nun emeğinden rant elde etti desek abartı olmaz. Uyuşturucu ve organize suç, bahis, sosyal medyada lüks yaşam–kara para mizansenleri, dijital suç ve dezenformasyon gibi konularla ilgili başlatılan soruşturma/kovuşturma süreçleri hep Gürlek tarafından duyuruldu.
Gürlek’in ne kadar “çalışkan” ve “hakkaniyetli” bir Adalet Bakanı olduğu imajı geleneksel medya ve sosyal medya araçlarından gözümüze sokuluyor. Böylece Gürlek kendi tabanına görünürlük üretirken yeni bir kitleyi de kazanmaya çalıştı/çalışıyor. Türkiye gündemini kilitleyen fon soygunuyla ilgili hakkında çeşitli iddialar da dile getirilen Akın Gürlek, süregiden soruşturmayla ilgili açıklamaları yapan kişi olarak sahne aldı. Hakkındaki iddialara rağmen fon soygunu soruşturmasını kararlılıkla sürdüren bir adalet bakanı görüntüsüyle Gürlek üzerindeki düşen gölgeyi yumuşatmaya çalışıyor. Bu çalışma için hem iktidar yanlısı geleneksel medya hem de sosyal medyanın trol hesapları kullanılıyor.
Sosyal medyadaki trol mekanizması, Fahrettin Altun’un yönettiği dönemde İletişim Başkanlığı tarafından kurulan bir ağla daha organize bir hale getirilmişti. Altun döneminde İletişim Başkanlığı kadrosunda olan Furkan Torlak orada edindiği tecrübeyi Adalet bakanlığına taşıyarak Akın Gürlek’in vazgeçilmezi oldu. Torlak muhalif toplumsal tabanın en çok ses çıkardığı yer olan en kalabalık sosyal medya uygulaması X’in “ünlü”, “çok takipçili” trol hesaplarının yanı sıra çeşitli medya organlarının bilinen iktidar yanlısı olmayan kimi isimlerinin de dahil edildiği bir sistem kurdu. Bir telefon hattı üzerinden whatsapp uygulamasıyla kurulan iletişimle kurulan ağla Akın Gürlek’in açıklamaları vs iletiliyor ki bunda sorun yok. Ama kamuoyunun bildiği isimlerin ya da dikkatlerin yoğunlaştığı kimi soruşturmalarla ilgili şüpheli haklarını ihlal eden bilge, belge, fotoğraf ve görüntüler ile doğrulanmamış dedikodu mahiyetindeki haberler de bu sistemle servis ediliyor. Aşağıdaki görsellerde bazı örnekler bulunuyor.
Sistem ilkin, Özgür Özel’in genel başkanlığı sırasında CHP’li belediyeleri ve kimi isimleri hedef alan Tamar Tanrıyar üzerinden işletilmeye başlamıştı. Ancak Tanrıyar’la ilgili açılan soruşturmayla yöntem değiştirildi ve bu yeni sistem devreye sokuldu.
Bu uzun girişten sonra Adalet bakanı Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Adalet Bakanlığı kadrosunda Mehmet Kap siminde bir kişi çalışmakta mıdır?
2-) Mehmet Kap ismi gerçek midir yoksa sahte bir kimlik mi yaratılmıştır.
3-) Kurulan sisteme dahil edilen trol hesap sahipleri ile medya mensupları ile +905070317XXX nolu telefon hattı ile whatsapp üzerinden Mehmet Kap adıyla kamuoyu yönlendirilmesi için iletişim kuran kişi Furkan Torlak mıdır?
4-) +905070317XXX nolu telefon hattı Suriye uyruklu bir kişi adına mı kayıtlıdır?
5-) +905070317XXX nolu telefon hattı ile Furkan Torlak’ın kullanımında olan şahsi telefonlarının sinyal baz kayıtları aynı sürekli aynı konumlarla örtüşmekte midir?
6-) Söz konusu telefonların nereden sinyal verdiği, hangi baz istasyonlarına bağlandığı ve bu kayıtların Furkan Torlak’ın hareketleriyle örtüşüp örtüşmediğine dair bir teknik inceleme yaptırılacak mıdır?
7-) İletişimde olunan trol ve medya ağına dahil kişilere yürütülen soruşturmalara dair şüpheli haklarını ihlal eden biçimde bilgi, belge, fotoğraf, görüntüler ile Akın Gürlek’i koruma ve reklamı amacıyla hazırlandığı iddia edilen toplu şablon paylaşımlar, ağın yaydığı dezenformasyon faaliyetlerine ilişkin çekirdek veriler servis edilmekte midir?
8-) Telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, hesap giriş kayıtları, IP bilgileri, baz istasyonu verileri ve sosyal medya hareketlerine dair bir inceleme başlatarak Mehmet Kap kimliğinin arkasındaki yapının ortaya çıkarılması için bir girişiminiz olacak mı?
9-) Şüpheli haklarını ihlal eden bu yasadışı fillerden Adalet Bakanı olan sizin bilginiz var mıdır?
Sayfanız kirlenmez hanımlar & beyler…
📢 Lütfen bir RT yapın.
Sesimizin ulaşması gereken yerlere ulaşması için sadece 1 RT istiyoruz.
Sizin için 2 saniye…
Sonra kaydırıp geçeceksiniz.
Ama biz…
Biz her gün aynı acıyla yaşıyoruz.
Siz belki aynı fotoğrafları görmekten sıkılıyorsunuz.
Ama biz, sevdiklerimizin bir parçasına, bir toprağına, bir mezarına hasretiz…
Ve ömrümüzün sonuna kadar bekleyeceğiz.
#depremkayıplarınerde
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
Sürekli ders çalışmak üzerine yetişmiş biri belki iyi bi meslek sahibi oluyor. Ama maalesef sosyal zekası çok gelişmemiş olduğu için bağ kurmakta çok zorlanabiliyor. O yüzden ebeveynlerin öncelikle çocukların sosyal zekasını geliştirecek aktivitelere öncelik vermesi gerekir.
Yıl olmuş 2026 #Eskişehir de saatlerdir elektrik yok! #oedas vatandaşa resmi bir açıklama yapmaya bile gerek duymuyor! Bari tahmini bir zaman bilgisi verin! @oedaskurumsal