latife tekin diyor ya ‘her şeyi bırakınca her şeyin rengi kendine geldi.’ çünkü bazı şeyleri anlayınca değil, yaşayarak öğrendiğinde büyüyorsun. sonra hiçbir şeyi zorlamadan, olduğu hâliyle görmeye başlıyorsun.
insan sınandıktan sonra bi sessizleşiyo ya. hele büyük konuştuğu noktalarda üst üste sınanınca ufaktan bi hizaya geliyo dağa taşa anlayışla bakıyo çemkiremiyo öyle her şeye bır bır
Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Şunu bil ki sana isabet etmeyecek olan bir şey, hiçbir şekilde sana isabet edecek değildir ve sana isabet edecek olan bir şey, hiçbir şekilde seni ıskalayacak değildir.”
Nasibi şöyle tarif edeyim. Bir sürü plan ve planlar üstüne plan yaptıktan sonra Allah’ın takdiri kılıç gibi iniyor ve yeniden plan yapıyorsunuz. Nasip Allah’ın gücünü her defasında ve ısrarla bize gösterme şekli aslında. Anlayalım ve gücün kime ait olduğunu unutmayalım diye.
Bir iş olmadıysa, kaçırdın ya da hata yaptın diye değil, nasibinde olmama şekli o hataya bağlandığı için olmadı. Hatan da, kaçırdığın fırsat da yazılan kaderin tecelli etme sebebiydi. Sebep ne olursa olsun, takdir değişmez. Nasipte olmayan, hiçbir ihtimalde olmaz. Nasipte olanın önünde hiçbir engel duramaz.
bütün işlerini yoluna koymuşsun. kırgın kalbini tamir etmişsin. tüm korku ve kaygılarını rüzgara salmışsın. koşulsuz sevgiyi bulmuşsun. dünyayla aranda alacak verecek meselesi kalmamış. ne o galip ne sen mağlûp. her şeye rağmen yaşayabildin ya, pes etmedin ya, işte o yetti sana.