Aramızdan erken ayrılışının üzüntüsünü hâlâ en derinden hissettiğimiz Mustafa V. Koç’u sevgi ve özlemle anıyoruz. Mustafa V. Koç Belgeseli’ni izlemek için linke tıklayabilirsiniz. https://t.co/eJFtK1k49V
Okullar için gerekli tüm tedbirler alındı deniyor. Sınıf mevcutları aynı, ders saatleri aynı, mekanik havalandırma yok, hava nemlendirici yok… Sadece dezenfektan ve maske ile olmaz bu iş.
Bir gün bir uçağın kanadına tutunup yere çakılmak istemiyorsanız laikliğe sahip çıkın... Bugün bir Afganistan değilsek sebebi Mustafa Kemal Atatürk'tür...
Hepimizin otopsisinde, aynı cümle yazacak…
“Kalbinin muhtelif kısımlarında, normal bir insanın tahammül edebileceğinden çok daha fazla acı hatıraya rastlandı…”
Bakan Pakdemirli “Her gelen yardımı kabul etmiyoruz, 5 tonun altında su atan uçaklar bizim uçuş paterninde de kalabalık meydana getirebiliyor” demiş. Sanki havada 50 uçağımız var da 51. gelirse uçuş düzeni bozulacak… Vallahi bunlar bizim aklımızla dalga geçmeye yemin etmiş.
Sınırlardan her gün on binlerce insanın yürüyerek geçmesine göz yuman zeka, ülke yanarken yardım çağrılarına cevap veren ülkelerden gelecek birkaç yangın söndürme uçağından milli güvenlik sorunu çıkarıyor...
Bir evin içinde şiddete maruz kalan çocuklar gibiyiz. Gün içinde şiddetin hangi türüyle mücadele etmek zorunda kalacağımızı bilmeden, birbirine sarılan kardeşler gibi. Aynı acılara maruz bırakılan…
Köylü, mahalleli, belediye başkanı herkes feryat figan yardım istiyor. Yangınların başlangıcından itibaren havadan müdahale yok diyorlar. Bakan "Serzeniş duyuyorum. İstedikleri sıklıkta göremeyebilirler" diyor.
Kocaman bir "çaresizlik" ülkesi olduk.
Biz hangi üstün müdahale yeteneklerimize ve olağanüstü tedbir politikalarımıza güvenip de nükleer santral yapıyoruz acaba? Allah korusun bir şeyler ters gitse ne olacak? Yangına su taşıyamayan devlet radyoaktivite ile nasıl baş edecek?
Yıllardır anlamadığım konu şu:
Türk Hava Kurumunda yangın söndürme uçağı var mı,yok mu?
Varsa,manyak mıyız,neden kullanmıyoruz?
Yoksa,manyak mıyız,neden her sene yangın çıkan ülkede,her yere para harcarken devletin bir kurumuna bu uçaktan, helikopterden artık ne haltsa almıyoruz?
Evi yanmış evi; simsiyah; ekmek getirmişler; 5 nüfusa 2 tane alıyor; tamam başka insanlara götür diyor. Nasıl üzüyorsunuz lan bu insanları; nasıl yiyorsunuz haklarını.
Hep birlikte yaşamı da umudu da yeniden yeşertebilmek adına @temavakfi tarafından başlatılan kampanyayı destekliyor; Koç Topluluğu olarak 500.000 fidan bağışında bulunuyoruz.
Bu rezil ilişkileri öğrenmek için yine bir mafya babasının ağzının içine bakmamız da ayrı bir trajedi. Bağımsız yargı, basın özgürlüğü ve etkin bir muhalefet olmayınca “birbirilerini yemelerini” bekleyebiliyoruz anca.