🇹🇷 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları canları pahasına savunan aziz şehitlerimizi minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Biri Cumhurbaşkanı Sayın @RTErdogan’a söylesin;
Türkiye'nin ilk toplu iğne fabrikası 1951'de kuruldu.
Yani 74 yıl önce,
Yani Ak Parti yokken,
Yani daha "ÇIKARDIĞINIZ GÖMLEĞİN" kumaşı bile dokunmamışken,
Yani Cumhuriyetimiz henüz 28 yaşındayken kuruldu.
Sadece o değil;
Uçak fabrikası, şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları, demir çelik fabrikaları, tersaneler, kağıt fabrikası, çimento fabrikası, tekel fabrikaları, elektrik santralleri, baraj, silah fabrikası, klor fabrikası da, yokluk içindeki Cumhuriyetimizin ilk 15 yılı içinde kuruldu.
İktidarınız döneminde sattığınız Cumhuriyet fabrikalarını ve kuruluşlarını katmıyorum bile.
Sizin varlık içinde yapamadıklarınızı Cumhuriyet yokluk içinde yaptı.
Yani Ak Parti'den önce mağarada yaşamıyorduk.
Ve zaten Cumhuriyet mucizesi de tam olarak budur.
Hatırlayınız istedim !..
#volkankonak Son paylaşımını dostu @SunayAkin seslendiriyor... Ülkeyi dert edip ölüme giden güzel insan, sanatınla ve yaptığın iyiliklerle hep hatırlanacaksın.
Zülfü Livaneli: "Bu kadar sanatçının arka arka ölmesi tesadüf değil. Hassas kalpler dayanamıyor.
Hayal ettikleri Türkiye'yi göremeden gittiler.
Volkan Konak çok hassas bir insandı. Hemen gözleri dolardı. Hassas kalpler dayanamıyor."
Volkan Konak'ın halasının oğlu:
Türkiye'nin değeriydi, Kuzey'in oğlu derlerdi. Ne Kuzey kaldı, ne Batı, ne Doğu; Volkan tüm Türkiye'nin oğluydu.
Altına gömülmek istediği şarkılarında bahsettiği ceviz ağacı bu. Büyük sanatçılar sahnede ölür.
https://t.co/utwi5SHffL
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.