@oktay_saral Bütün konser biletleri erkenden bitip satılırken +18 konser ilanları boy boy yayınlanırken neredeydi bu millet Allah aşkına ya konserden sonra mı haklarında soruşturma başlatıldı, oraya gidenleri kimse kulağından tutup götürmedi ya.
🔴 Gazze ablukasını kırmayı amaçlayan ‘Madleen’ yardım teknesi artık Mısır açıklarında.
İsrail tekneye müdahale edeceğini duyurmuştu.
Teknedeki gönüllüler önümüzdeki saatlerin çok kritik olduğunu ifade ediyor.
İsrail ordusu tehdit ediyor…
Eğer Özgürlük Gemisi Gazze Şeridi’ne yaklaşırsa, gemi durdurulacak, kontrol altına alınacak ve içindeki aktivistler tutuklanarak Aşdod Limanı’na götürülecek. Ardından ülkelerine sınır dışı edilecekler.
Bu anlar çok önemli, onların sesi olun.
Kendini değersiz hissetmek dünyanın en büyük sürgünü.
Mantarsın da sanki, seni överken insanlar 'tadı etten farksız' diyerek övmüşler gibi. Çekirdekten çıkmayı başarmış, kış görmüş, üstüne sıcağın altında yanmışsın da 'tadı bal gibi' diye övülüyorsun gibi bir his bahsettiğim. Karnabaharlı kısır, mercimekli köfte tarifisin yani. 'Nerelisin?' dediklerinde 'olsun'lu cevabın 'olsun'u. Ya da bir rüzgarın kaldırdığı eski bir gazetenin yarısısın en fazla.
Yarım kalmış bir cümlenin son kelimesisin.
Kimseye yük olmamışsın ama kimse de seni yüklenmemiş bu hayatta. Geçmişte anılmamış, gelecekte varlığından habersiz olunacak bir 'şimdi' içindesin sadece.
Terk edilmiş bir evin açık kalmış penceresi gibi hissediyorsun. Sanki içeri giren rüzgar seni döndürüyor ama kimse kapatmaya gelmiyor. Ne içeridesin ne dışarıda, sadece arada kalmış bir eşik gibisin.
Sana ait olmayan, onların arzuladığı sende gördüğü beklentiler ile ilgili övgüler geliyor kulağına bazen. Olmadığını bilmenin mahcubiyeti, olamayacağını görmenin yılmışlığı içindesin. Yeterince yeterli bulunmamak hali işte, biliyorsun.
Oysa sen; yarım kalmış cümlelerin son kelimesi değil, kendi şiirinin ilk dizesi olmalısın Geçmişin ve geleceğin arasında sıkışıp kalmış bir "şimdi" değil, zamanın ta kendisisin sen.
Seni öven sözlerin içindeki tanımsız boşluğu, senin kendi içinin gerçeğiyle doldur bence. Dünya sana kendini anlatmakta eksik kaldıysa, hikayeni kendin yaz. Kırıldığın yerden değil, kendini affettiğin yerden başlamayı dene.
Kendi gerçekliğin ile önce yüzleş sonra kabullen. Sen, kendi köklerinden filizlenmiş gerçekliksin çünkü.
Ezgi Akgül
11 Nisan 2025
Türkiye Instagram’ı sansürlemedi.
Instagram Türkiye'yi sansürledi...
Instagram;
Tarihin en hızlı ve en ağır sansürünü uyguladı dün.
Dakikalar içinde o kadar hızlı müdahaleler oldu ki, bir örneğini daha görmedik.
Haber merkezlerinde, ekran başında şok olup kaldık. Daha önce böyle bir şey hiç yaşanmadı.
Devlet yetkililerin paylaşımlarını bile bir-iki dakika içinde sildi. Malezya'nın Başbakanı'nın mesajını bile sildi.
Açık ve net bir şekilde Soykırıma destek çıktı, İsrail'in katliamlardan yana tavır aldı.
Bu, bütün insan ırkı için utanç vericiydi.
Türkiye, işte bu sansüre, bu soykırım düşüncesine,
bu cinayetler savunmasına tepki gösterdi.
Olayı ifade özgürlüğüne sıkıştırıp şeytanlık yapmasın kimse.
Neden bu sansür uygulanırken Instagram’a tek cümle etmediniz?
Siz de mi “Müslüman Soykırım” taraftarısınız!
Ya da;
Bu koca ülkeyi, İsrail istihbaratı ile çalışan META’ya mı teslim edeceksiniz?
Bizler onların rehineleri miyiz?
Ne istiyorsunuz?
Zihinsel terör kurbanları mı olalım?
Hiç mi insan hassasiyetiniz, ulusal gururunuz yok sizin!
Instagram, Türkiye'den, milli onurumuzdan üstün değildir!