Yozgat’tan bildiriyorum çarşıdayım kimsenin bu fonlardan hiç bişeyden haberi yok.Çok rahat çok relaks. Herkes kışlık menemen, turşu, kurtmalık biber hazırlıyor.🤦♂️
İnsan incinmemeyi güç sanıyor. Sesini sağlam tutuyor, yarasını saklıyor, kendi yükünü kimseye göstermeden taşımayı öğreniyor. Zırhlara bürünüyor.
Fakat zırh yalnızca darbeyi kesmiyor, teması da azaltıyor.
Bir gün, güvendiği birinin yanında o zırhı indiriyor, kendini korumaktan vazgeçiyor. Sözü yarım kalıyor, sesi titriyor, sakladığı yerlerinden görünüyor. Aaa o da ne? Muhatabı çekip gitmiyor.
Karşısındaki yine de kalıyor. İşte o küçücük “kalış”, içimizde yıllardır nöbet tutan bir şeyi iyileştiriyor. Çünkü ruhun en derin ihtiyacı anlaşılmak, olduğumuz gibi kabul görmek.
Yakınlık da burada başlıyor: Kendimizi savunmaya ihtiyaç duymadığımız yerde. Bazen insanı iyileştiren, yaranın kapanmasından ziyade o yarayla da sevilebildiğini görmesidir.
Olduğu gibi.
Tasavvufun insan ilişkilerine katkı yaptığı taraflardan biri de mangırla ilgilidir. Mesela borç meselesi. Günümüzde mangıra ihtiyacı olan biri çoğu zaman başkalarının diline düşmemek (mahcubiyet) ya da kendim hallederim diyerek (kibir) doğrudan bankaya gider. Sisteme borçlanmayı tercih eder. Sonrası da dipsiz kuyu.
Halbuki bilhassa Anadolu'daki ve Rumeli'deki derviş adabında evvela yolbaşına (mürşid) gidilir. Onda yoksa yol kardeşine (ihvan) gidilir. Onda da yoksa anne babaya, yahut komşuya, akrabaya gidilir. İlk ikisi dışındaki güzergah dervişin akl-ı selimine bağlı.
Birine borçlanmak belki insan nefsine ağır gelen bir şeydir ama sufiler bunu ahlak-ı Muhammedî penceresinden anlatırlar: Allah, borç vereni başka, borç alanı da başka sever. Ve ödenme süresi boyunca da kurbiyet (Hakk'a yakınlık) hâsıl olur. Borcu veren, borçluya ne kadar yük olmazsa, Allah da onun dünya yükünü misliyle hafifletir. Borcu alan, bu borcu ödemek için Allah'a ne kadar sığınırsa işi, gücü o kadar kolaylaşır, bereketlenir. Velhasıl bunun için zaman zaman "Seven, sevdiğinden borç istesin" diye öğüt de verilmiştir.
Zaman bir başkadır, zamane de öyle. Ama üstünü örttüğümüz gelenek böyle söyler. Vesselam.
Bazen iki kişi arasında öyle bir sevgi oluşur ki bunun sebebi ne güzellik ne de başka bir dünyevi faydadır; tamamen ruhları arasındaki uyumdur.
İmam Gazâli (r.a)
INSTEAD OF WATCHING NETFLIX TONIGHT. Spend 2 hour with this. Claude AI FULL COURSE that teaches you how to BUILD and AUTOMATE anything. The people who watch this tonight will wake up tomorrow with a new skill. Watch it and bookmark it now.
Mobland, geçen senenin en iyilerindendi. Senaryo, kurgu, oyunculuklar süperdi. Yönetmenin Marvellaştırması bile bozmamış hatta sürükleyiciliği arttırmıştı.
İkinci sezon gelmiş, güneşsiz, kafa dağıtmalık bir güne saklayacağım https://t.co/YNZhoP1xOQ
2006'da bu sebeplerden haber bülteni izlemeyi bıraktım. Aynı seyir devam ediyormuş. Maruz kaldığımız şartlara rağmen, beklenebilecek olandan iyiyiz. Hava, su, toprak, selamet ve berekette ortağız. Ortaklığımıza sahip çıkanlarımız yok görünürde.
yarım saat haber bülteni izledim, ruhum karardı. kadın cinayeti, çocuk cinayeti, trafik cinayeti, miras cinayeti, cinayet, cinayet, cinayet. bu toplum hasta. bu gerçekle yüzleşmemiz lazım artık. bu toplumu dev bir psikiyatri koltuğuna yatırıp dinlemek lazım. bu toplum iyi değil.
Şimdi bulduğum, ikisi de değil, biri yoldaki mayın taşları görmek, biri mayına basarsan hasarsız devam etmek demek. Dua, yolu hızlıca, tasasız, hatta korumalı araçla geçmek olsun. Amin. Nasılı Rabbin işi. Korumalı araç, yeni bir bilinmez, başka sınavları olan bir vaka çıkmasın🤨
Yazmaya basladigim gün gördüğüm hadis bu. Hangi dua doğru? Allahin gazabından affına/merhametine sığınırız ve/veya sözün nereye varacağını Allah öğretsin.
Neden yazmak istemiyorum. 1. Tekrar okuyup da çoğunu revize etmek istemediğim olmuyor 2. Sözün nereye varacağını tahmin etme konusu, Allah'a sığınırım. 3. Fikrimi savunma pratiğini kaybedeli çok olmuş. İkna çok uzak; büyük konfor, cennet ön izlemesi gibi, dünyaya dönmeli mi?
Neden yazıyorum? 1.Aklımda dolaşan düşünceleri düzenliyor, ki idraki hızlandırır ve genişletir 2. Kendimi dışardan daha rahat görebilirim 3. Düşünce ve duygu tarihim sadece hafızanın insafına kalmaz, arşiv olur
Yazmaya basladigim gün gördüğüm hadis bu. Hangi dua doğru? Allahin gazabından affına/merhametine sığınırız ve/veya sözün nereye varacağını Allah öğretsin.
"Nasıl yapar" sorusundan vazgeçtim, üzerimde örnekle yaşayarak öğrenmek istemiyorum😬, Allah birbirimizin kalbine hepimiz için merhamet koysun. Ağır veballi bir iş yapılıyor, sonra mecbur ödenecek, sonra dünya bir cehennem çukuru
Devlet diyor ki:
"Ben mercimek ithal edeceğim. Şu şu ülkelerden mercimek gelirse gümrük vergisini "0" (sıfır) tutacağım.
- Ben de ülkeleri merak ettim: Singapur, Venezuela, Güney Kore, Bosna Hersek.
Çok enteresan bir sonuç çıktı. Çünkü bu ülkelerin HEPSİ ülke ihtiyacını mercimeği İTHAL ederek karşılıyor. İthal ettikleri yer de Türkiye. Özellikle Bosna Hersek tüm mercimeği Türkiye'den gidiyor.
Düşünün bizden mercimeği iTHAL eden ülkeler yüzde sıfır vergi ile bize Mercimeği satıyorlar
Varın arkasını siz arayın bunun.
demiş beyefendi.
Zeyl: Diğer ithalatçılar %19,3 veya %10 Vergi verirken birileri HİÇ vergi vermiyormuş.
Yani önce içerdeki mercimeği önce DIŞARI yurt içinde suni bir KITLIK var edip MERCİMEĞİN FİYATINI yükseltiyor. Sonra mercimeği çıkardığın ülkelerden ithalat vergisini SIFIR'A indirirsin, başkaları %10-19,3 vergiler verirken sen VERGİSİZ yüksek fiyattan iç piyasaya malı sokar KORKUNÇ paralar vurursun.
Korkunç rakamlar. Alacağın vergi teşvikleri de KAYMAĞI olur işin.
Peki MERCİMEĞİN gümrüğünün hangi ülkelere SIFIRA indirileceğini önceden kim bilebilir? Kim de böyle bir TİYO olabilir.
Kimin, mercimeği çıkardığı ülkeden ithalatı SIFIR gümrük vergisine düşürebilme gücü var
CE HA PE'liler mi, DEM'liler mi, ME HA PE'liler mi, Ak partililer mi?
Kanarya Sevenler derneğinin mi?
Ben bilemedim
https://t.co/SzmlG1FAcZ
Göz kaslarım mı kireçlendi, tat reseptörlerim mi dağlandı? Imannoor koleksiyonu çok fazla değil mi? Göz yorucu paletler, kontrastlar, desenler. Yan yana daha bir sıkıntı. Panayır konseptinin süperleri var. Bknz https://t.co/2RtcMmexea
Yaşamın, yaşadığın ANDAN İBARETTİR! Öncesi de, ANINDAKİ BULDUĞUN KADARIYLADIR! ANIN ÖNCESİNDEKİLERİ AYNIYLA TEKRAR YAŞAYAMAYACAĞIN GİBİ, GERİ DE GETİREMEZSİN; TELAFİ DE EDEMEZSİN! Öncenin kazası olmaz! Düne hayıflanmak boştur! Yaşanmış, bitmiş, gitmiştir. Yaşanmış, ANINI ya mutlu eder, ya da sıkıntı verir ki, bu da önceki yaşadığının CEZASIDIR (yani getirisi/karşılığı). YARININ NİÇİN MEÇHULDÜR? ÇÜNKÜ BEYNİNDEKİ ALGORİTMANIN HANGİ BİLGİLERİ DEVREYE SOKARAK ANINI NASIL YARATACAĞINI BİLEMEZSİN! DÜNÜ UNUT, YARINA KAFANI YORMA, ANINI DEĞERLENDİR!
AHMED HULÛSİ