sen uyuyamıyorken, yemek yemeyi bıraktığında, nefes alamayana kadar ağladığında ve anksiyete nöbetleri geçirdiğinde, o kişi hayatına devam etti: başka biriyle konuşarak, onları görerek, huzurla uyuyarak...sen acıyı atlatmaya çalışırken.
sana dönmedi
seni umursamadı bile.
unutma
Bıraktığı yerde kalmayın arkadaşlar. Kızın, öfkelenin, ne rahat ettirecekse sizi onu yapın. Ama gün sonunda o da öyle bir insan diyip affedip geçin. Bunu o insan için değil, yürüdüğünüz yolda size kambur olmasın diye yapın. Hayatınıza girecek olan bir sonraki insana o haksızlığı yapmayın.
Sizi kadere bırakan kişiler maalesef ki hiç sevmemiştir. İnsan sevdiği kişi için çaba gösterir. "Zamana bıraktım olacaksa olur" gibi şeyler söyleyip hiçbir şey yokmuş gibi davranmaz, unutmayın bunu.
Never forget that, while you weren't sleeping, you stopped eating, you cried until you couldn't breathe, and you suffered anxiety attacks, that person kept going with their life: talking to someone else, seeing them, sleeping peacefully...while you were trying to survive the pain
Üzen tarafın pişman olmasını beklemeyin çünkü zaten pişman olacak insan sizi üzmezdi, kıymetinizin anlaşılacağını da düşünmeyin çünkü bilecek olsa zaten bilirdi. Neredeyse tüm geri dönüşler daha iyisini bulamamaktan ya da hayatın sillesini yeyince her daim şefkatle yanında olana+