Giresun Sekü'de madene hayır!
Bir yanda toprağını koruyan köylüler, diğer yanda arkasına iktidarı alıp doğayı ranta açan AKP'li vekilin maden şirketi.
Suyumuzu, ağacımızı, toprağımızı sermayenin talanına terk etmeyeceğiz.
"Makbul olan makbul olmayan ayrımı olamaz."
🎙İlke TV'de (@ilketvcomtr) Rojda Aslan (@hazal_rojda) ile Mercek Altı programına konuk olan Genel Başkanımız Hakan Öztürk (@HakanOzturkEHP) gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
🔗 Programın tamamını izlemek için: https://t.co/13apeLEoiT
Rahmi Koç’un mizah kisvesi altındaki cinsiyetçi, ayrımcı ve aşağılayıcı söylemleriyle cisimleşen sermaye iktidarının Kürt ve kadın düşmanı zihniyetine geçit vermeyeceğiz. #RahmiKoçÖzürDile
Gezi, özgürlük ve demokrasi mücadelemizin kalbinin attığı yerdi. Gezi her yerdeydi, hepimiz de Gezi'deydik. Rüzgar olduk estik. Bir kişi değil, milyonlardık. Üzerinden 13 yıl geçti, biz hâlâ Gezi’nin yolundayız.
Gezi davasında ağaçların şahsında tüm halkı savunan, bu yüzden tutsak edilen arkadaşlarımızın özgürlük mücadelesini büyütüyoruz. Kendi ellerimizle ve aklımızla yarattığımız bu direniş, baskı rejimine karşı sürdürdüğümüz demokrasi yürüyüşümüzde bugün de önümüzü aydınlatmaya devam ediyor. #Gezi13Yaşında
Özgürlük ve demokrasi mücadelemizin simgesi Gezi Direnişi 13 yaşında.
Baskıya, dayatmalara ve ranta karşı omuz omuza duranların mücadelesi hiç eksilmedi. Ağacına, parkına, kentine ve geleceğine sahip çıkarak “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” diyen milyonlarla, bugün de aynı umut ve kararlılıkla Gezi’nin yolunda yürüyoruz.
Butlana, sultana, patrona karşı Gezi var, direniş var, biz varız! Unutma! #Gezi13Yaşında
📍Gezi Parkı'nda bir akşamüstü ve büyük miting. İşte 13 yıl önce kameralarımız Gezi'yi kayda alıyor...
Gezi her yerdeydi, hepimiz Gezi’deydik. “Bu daha başlangıç!” diyen milyonlardık.
Bugün de baskıya, sömürüye, zulme karşı Gezi’nin yolundan yürüyoruz. Mücadeleye devam! #Gezi13Yaşında
İzmir İl Başkanımız Elif Tunca, mutlak butlan kararına karşı düzenlenen yürüyüşte konuştu.
💬 “Halkın geçim derdini de konuşacağız, butlana karşı da mücadele edeceğiz. Bugünleri tarihin çöplüğüne göndereceğiz.”
“MUTLAK BUTLAN” DARBESİNE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ
CHP’nin güçlenerek yürümesini durdurmak isteyen hükümet, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini bir piyon gibi kullanarak bütün imkanlarıyla partinin binasına operasyon düzenledi. Ülkeyi biz yönetiyoruz diyen sömürenler sınıfı adına çok aciz bir görüntü.
CHP’nin seçilebilme imkanı yüksek cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarını hapse attılar. Belediye başkanlıklarına kayyım atadılar. CHP belediyelerinde görev alanları casuslukla, suç örgütü üyeliğiyle ve rüşvetle suçladılar. Halkın gözüne kül üfürüyorlar. Hala bütün CHP’lilerin mahkemesi yoğun olarak sürüyor.
Bütün bunlara rağmen istedikleri sonuca ulaşamadılar. Hiçbiri tutmadığı için şimdi mahkemenin sözüm ona “mutlak butlan” kararını uygulamaya çalışıyorlar.
Asıl gerçeklik nedir? AKP her seçimde aşama aşama oy kaybederek eridi. Şu anda CHP ondan daha yüksek oy alıyor. O çok güvendikleri dağlara karlar yağdı. Türkiye’nin yüzde yetmişinin sağ partilere oy veriyor olması iddiasına dayanırız diye düşündüler ama sökmedi. Tarih nazlıdır ama yavaş yavaş da olsa tarih değişir ve değişti.
Şimdi cumhurbaşkanı seçilebilme ve Mecliste çoğunluğu oluşturabilme gücünden düştüler. Eskiden sosyolojik ve değişmez bir gerçek olarak aldıkları oy oranıyla övünenler ve bu oyun milli irade olduğunu söyleyenler, artık bir azınlık. Evet, o oy milli iradeydi ama şimdi kaybettiniz.
Türkiye’de değişim isteyenlerle, istemeyenlerin dengesi değişmiştir. Ne kadar çırpınılsa da nafile. AKP için niyet bambaşkaydı ama akıbet bu. Kapitalizm ve AKP kendi çelişkilerinin ağırlığı altında takatsiz kalıyor.
Eninde sonunda demokrasi mücadelesi verenler, seçme ve seçilme hakkının mücadelesini verenler kazanacak. Yatağından kopmuş toprağı hiçbir set tutamaz. Halkın heyelanına ve heyecanına karşı durabilecek bir güç yok.
Emekçi Hareket Partisi olarak, bütün saldırılara rağmen direnen CHP’nin ve onun Genel Başkanı Özgür Özel’in yanındayız. Bu kavga demokrasi düşmanlarına karşı, bu kavga hürriyet kavgası. “Hangi dağ efkarlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir.” diyoruz.
Bu her alanda, her aşamada verilmesi gereken bir siyasal haklar mücadelesidir, demokrasi mücadelesidir. EHP işçi sınıfının hak ve iktidar mücadelesini verdiği gibi, Kürt halkının mücadelesini güçlendirmeye çalıştığı gibi, mevcut baskı rejimine karşı demokrasi mücadelesini verenlerle de birlikte yürür.
Bütün tezgâhlarda paydosa giden eller, kontağı kapatıp açıp eller, şalteri indirebilen eller bir bahar akşamı ülkenin gidişatını ve bu hükümeti değiştirecektir. Yaralı ve bahtı karalı halkımız, bu kara vicdanlıların düzenine son verecek.
Kimin butlan, boş ve batıl olduğu yakında gözler önüne serilecek.
Ve yarın, kendini azametli yıldız sananlar, üflenen mumlar gibi birer birer sönecek. Bu kötü zamanlar yırtılıp atılacak. Emeğin tam karşılığının alındığı, kimsenin aç açık kalmadığı, Kürt halkının özgür olduğu, kadınların mutlulukla yaşadığı, gökkuşağının parladığı, kamunun ürettiği, paylaştığı ve yönettiği bir ülkeyi aşkla öreceğiz.
Kardeşliğin, çalışmanın, beraberliğin, atom güllerinin katmer açtığı, şairlerin, bilginlerin dünyalarında. Olmayanın alabildiği, olanların paylaştığı sosyalizme uzanacağız.
Polisin Valilik kararıyla CHP Genel Merkezi'ne zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmeye çalıştığı görüntülere şahit oluyoruz.
CHP'ye yönelik bu baskılar, bir siyasi partinin iç işleyişine müdahale olduğu kadar, bunun ötesinde çok partili siyasal hayatı tasfiye etme girişimidir. Buna geçit vermeyeceğiz.O koltuklara siyasallaşmış yargı eliyle ve zor kullanarak değil, yalnızca demokratik seçimlerle gelinebilir.
Tek adam iktidarı, ülkede seçimsiz, sandıksız ve muhalefetsiz bir işleyiş inşa etmek istiyor. Buna karşı seçme ve seçilme hakkımıza, adil seçimlere, parlamenter demokratik işleyişe ve halkın iradesine hep birlikte sahip çıkacağız.
Butlana, kayyımlara ve faşizme karşı mücadeleyi birlikte büyüteceğiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz.
Fikri Sönmez, Fatsa halkıyla, devrimcilerin kesintisiz mücadelesiyle ve direniş komitelerinin örgütlü gücüyle bütünleşti.
Seçim dönemecinde aldığı net tutumla sözün, yetkinin ve kararın halkta olduğu bir deneyimin yolunu açtı. 41. ölüm yıldönümünde Fikri Sönmez’i saygıyla anıyoruz.
O ve tüm Fatsa fikri, bugün de mücadele bayrağımızdır.
Tek yol devrim!