Aşık Veysel’e sormuşlar...
‘üstad dünyadan ne anladın?’
Say ki bir pazar yeri dolaştım.
Üç metre bez aldım, gidiyorum
Gözünü açıyorsun ‘ doğdu ‘
Gözünü kapatıyorsun’ öldü ‘ diyorlar.
İşte bu göz kırpışa ‘ ömür ‘ diyorlar..
seni seviyorum çünkü
güldüğünde yanakların vitra'ya benziyordu
bir gülüş bu kadar güzel olursa bir hayata kastedebilirdi korkmamıştım
insanlar istediklerinde makul bir gülüşe ölebilirdi
seni seviyorum çünkü
repertuvarım seninle birleşti
ben söylediğin makamı bilmesemde sesinin arkasına saklanabiliyordum
yürürken hala yanyana yürüyemeyen fikirler taşıyordum
seninle bütün çelişkiler önemsizdi
iki iki daha üçtü
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız