Mehmet Parlak, a KHK victim whose kidneys are on the verge of failure and whose health condition is extremely poor, was not granted the supervised release right, which must be applied equally to all prisoners in prison.
Tenkil DevamEdiyor
Bir topluma kinleri sebebiyle, herkese zulmettiler.
Elleri kelepçelenmiş, hiçbir gereği yokken başlarına basılan bu kadınlar EĞİTİMci. 'Tek suçları!' ders vermek.
Elleri kelepçelenmiş, hiçbir gereği yokken başlarına basılan bu kadınlar eğitimci. 'Tek suçları' ders vermek.
Görmeyen, duymayan, ses çıkarmayan herkese gelecek nesiller iyi şeyler söylemeyecektir !
Fotoğraftaki kadınlar, dört gün önce Kocaeli'nde gözaltına alınıp tutuklandı. Suçları ders vermek, insani yardımda bulunmak, dini kitap okumak.
#AdaletBuluşması
Ahmet Burhan Ataç’ın tedavi şansı, zamanında verilmeyen pasaport nedeniyle elinden alındı. 8 yaşındaki Ahmet Burhan hayatını kaybetti.
KHK zulmüne dahil edilen tüm çocukların hatırası Strazburg’da yaşatıldı.
#AdaletBuluşması
İbn Haldun, Yezid'in halifeliğini "asabiye" ile savundu. Ve bugün de aynı tez "devlet akli" adiyla tekrarlanıyor. Tek bir insana yapılan zulüm, 1000 Ayasofya açılışından daha ağırdir. #Kerbela#HzHüseyin#ZulmeKarşıDur
https://t.co/mBfuReJYaz
Sincan'da kalp krizi geçirip vefat eden KHK'lı polis Ünsal Özkan’ın kızı:
“Bu kalabalık onun nasıl bir insan olduğunu anlatıyor. Her görüşümüzde, çıkınca yapacağımız hayallerden konuşurduk. Biz onu hep umutla, heyecanla bekledik. Benim bir kanadım kırıldı, içimde hiç dinmeyecek bir özlem kaldı. Yıllardır yapılan bu haksızlıklar bizden bir ömür çaldı. Artık adalet yerini bulmalı."
DünyaBasın ÖzgürlüğüGünü
https://t.co/eSgx9FgiEt
5. Strazburg Adalet Buluşması'na video mesaj gönderen Avrupa Parlamentosu Belçika Üyesi Kathleen Van Brempt:
“Sevgili Türkiye halkı, protestonuz önemlidir, çünkü dünyaya neler yaşandığını göstermek zorundayız. Zira sessizlik yalnızca otokratların işine yarar. Buna izin veremeyiz. Birleşmeliyiz. Bugün size mesajım şu olsun: Sizi görüyoruz, sesinizi duyuyoruz ve yanınızda olacağız.”
#AYMninAİHMsınavı
https://t.co/NTAYSNpYwr
"KARANLIK BİR HÜCREYE KAPATILDIM, İŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜLMEKLE TEHDİT EDİLDİM"
Bugünün en etkiliyici konuşmalarınan birini, ev hanımı Gurbet Karabağ yaptı. Lütfen dinleyin, okuyun.
"2017 yılının Mart ayında, Afyonkarahisar’da bir ev hanımıyken, henüz 40 günlük olan küçücük bebeğimle gözaltına alındım. Emniyette bana ağır psikolojik baskılar yapılarak ifadem alındı. En vahşisi ise kucağımdaki kundaklı yavrum üzerinden yapılan tehditlerdi. Polisler sürekli "Seni içeri atarız, çocuğunu ancak 12 yaşında görürsün!' diye bağırdılar. Onur incitici hakaretler ettiler. Bir anne için daha kırkı çıkmamış evladıyla sınanmak, ölümden daha zordu.
Daha sonra, pandemi döneminde tutuklanarak Afyon Cezaevi’ne gönderildim. Kapıda bizi karşılayan ilk şey, insan onurunu ayaklar altına alan çıplak arama uygulaması oldu. Ardından, ağır suçluların cezalandırıldığı tek kişilik, karanlık bir hücreye kapatıldım. Duvarlarına insan pislikleri sürülmüş, elektriği olmayan, tuvaleti kokan o hücrede 75 gün kaldım
Yan hücrelerdeki adli suçluların sürekli ettiği hakaret ve küfürlere, demir parmaklıklardan bile daha ağır geliyordu. Bir kadın ve bir anne olarak cezaevi yönetimine dilekçe yazıp sadece daha insani bir ortam talep ettim. Ertesi gün başgardiyan hücre kapımı açtı; dilekçemi buruşturup yüzüme fırlattı. Bana bağırarak, "Bir daha böyle bir dilekçe yazarsan seni yumuşak odaya (işkence odasına) alırım, akıllı ol!' diyerek tehdit etti.
Tam bu çıkmazın içindeyken, beni savunması gereken kendi avukatım bile üzerimde yoğun bir psikolojik baskı kurdu. İsim vermem ve 'etkin pişmanlık' yasasından yararlanmam için beni sürekli sıkıştırıyordu. Ben ise suçsuz olduğumu biliyordum ve bunu kabul etmeyeceğimi açıkça ifade ediyordum. Hem gardiyanın tehdidi hem de avukatımın bu itirafçılık baskısı arasında kendimi tamamen yalnız, çaresiz ve dipsiz bir kuyuda hissettim. Defalarca ölümü diledim.
İşte tam o karanlıkta, yan hücreden bir ses yükseldi: "Sen kimsin?" Kendimi tanıttığımda, bir ablamız, "Biz seni çok uzun zamandır arıyoruz. Gurbet, sana ulaşmaya çalışıyorduk, hakkını helal et" dedi.
O sesi duymak o birkaç cümleyi duymak, o pis ve karanlık hücreyi benim için bir anda cennete çevirdi. neden biliyor musunuz? Çünkü emniyette ifadem alınırken sürekli herkes gidip kurtardı kendini olan senin gibi gariplere oldu demişlerdi. O an yalnız olmadığımı, dışarıda birilerinin benim için çabaladığını ve dua ettiğini hissetmek bana yeniden yaşama gücü verdi.
Bugün burada bu acıları anlatmamın tek bir sebebi var: Türkiye’de hâlâ aynı pis hücrelerde bu zulmü yaşayan, unutulmamayı bekleyen binlerce insan var. Biz bu zorlukları göğüslediysek, içeridekilerin sesi olmak zorundayız. Gelin içeridekileri de dışarıdakileri de yalnız bırakmayalım, yaralarımızı birlikte saralım. Çünkü biz birlikte güçlüyüz!"
Adaletİçin SesVer
https://t.co/er9cgGOq6U
KHK’lı zabıt katibi Mehmet Parlak, cezaevinde kalması gereken asgari süreyi tamamlamasına rağmen tahliye edilmedi. Sağlık durumu ağırlaşan Parlak’ın çalışan tek böbreği iflasın eşiğinde.
Strazburg’da Parlak unutulmadı.
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
STRAZBURG’DA ADALET ÇAĞRISI BÜYÜDÜ
Binlerce kişi Strazburg’da adalet için bir araya geldi.
Bir katılımcı söz alarak şunları söyledi:
“Anne-babasından ayrı kalan çocuklar, tutsak bebekler ve tüm mazlumlar için buradayım.”
@barisyarkadas#AdaletBuluşması#JusticeMarch
#HerkesİçinAdalet
Sanatçı Hilal Nesin’den Strazburg Adelet Buluşması’na damga vuran sözler:
“Sizden ‘terörist’ olmaz; çok güzel dost, arkadaş, kardeş olur.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch