"Bir insanın parası yok diye tedavisiz kalamaz" diyen ve mesleği boyunca 700 binden fazla kişiyi ücretsiz tedavi eden kahraman doktorun adı Ayhan Tokgöz'dür. Sen iyilikle yaşadın, adını da duyurmak bizim vazifemiz.
Yıl 1986… Gebze’nin yoksul gecekondu mahallelerinden Beylikbağı’nda bir grup idealist doktor, küçük bir gecekonduda ücretsiz hasta kabul etmeye başladı.
Grubun başında Dr. Ayhan Tokgöz vardı. Amaçları açıktı: “Bir insanın parası yok diye tedavisiz kalamaz.”
İhtiyaç sahibi hastaları tedavi edebilmek, ilaç ve tıbbi cihaz alabilmek için sokak sokak, ev ev dolaştılar. Atık kâğıt, karton ve çeşitli atıkları toplayarak vakfa gelir sağladılar.
Bir gecekonduda başlayan bu dayanışma zamanla büyüdü ve binlerce insanın hayatına dokunan bir iyilik hareketine dönüştü.
Bugüne kadar 700 bin hastaya kapılarını açan Lokman Hekim Sağlık Vakfı, 235 bin ihtiyaç sahibi hastayı tek bir kuruş almadan tamamen ücretsiz tedavi etti.
Dr. Ayhan Tokgöz’ün kurduğu vakıf, bugün de tıp öğrencilerine burs vererek yeni iyilik elçileri yetiştirmeye devam ediyor.
İyilik bazen büyük servetler gerektirmez. Bazen sadece bir doktorun, “Paran yoksa da gel.” demesi yeter. 🇹🇷 👏”
Az önce ulusal medyada Gelibolu’daki olayla ilgili yeni gelişmeyi gördüm.
Çocukların söz konusu olduğu böylesine hassas bir olayın ardından, ilgili işletmeyle ilgili hızlı ve kararlı şekilde idari işlem yapılmasını önemli buluyorum.
Otelin ruhsatının iptal edilerek süresiz mühürlenmesi, ayrıca işletmeye ait akaryakıt istasyonları hakkında mevzuat kapsamında işlem başlatılması;, çocukların korunması ve toplumun güven duygusunun güçlendirilmesi açısından kıymetli bir adımdır. (Habertürk)
Sayın Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak’ı, kamuoyuna yansıyan bu olay karşısında gösterdiği hassasiyet ve hızlı yaklaşım nedeniyle tebrik ediyorum.
Çocukların üstün yararını önceleyen, hukuka uygun ve kararlı her adım değerlidir.
Çocukları korumak hepimizin sorumluluğudur.
#Çanakkale #Gelibolu #ÇocukHakları #ÇocuklarınÜstünYararı #Türkiye #Gündem
@ucimorgtr@yucelceylancom
Bu fotoğraftaki sapıklar çocuk tecavüzcüsü ve işbirlikçidir, sizi tüm Türkiye’ye rezil edeceğim ‼️
Çünkü rezil şerefsizsiniz ‼️
İki gündür herkes Gelibolu’da ki çocuk tecavüzcüsü pezevengi konuşuyor.
Alın otelin adı Tuna Otel ve tecavüzcü Şükrü Tabaklar’ın yüzü ‼️
Bu pislik sapık tutuklandı, otel sahibi Mustafa Pala gözaltında soldaki pezevenk‼️
Daha vahimi ise şu; Otel sahibi bu rezalet duyulmadın diye çalışanları işten atmakla tehdit ediyormuş, buradan anlaşılıyor ki başka çocuklarda var ve bu olay yeni bir olay değil.
Çocuğa dokunanlar kesinlikle Fransız işkencesi ya da Mısır tarzı idam edilmelidir ‼️
#Perşembe #SONDAKİKA #Çocuğatecavüzehayır
Astsubay Selman Karamik, vatanı ve milleti için mücadele ederken şimdi en ağır mücadeleyi evladı Ömer veriyor. 🇹🇷
Serebral palsi ile mücadele eden Ömer, yalnızca Selman Astsubay’ın değil, hepimizin evladı. Babası bu vatan için elinden geleni yaptı, şimdi sıra bizde. Ömer’in küçücük ellerinden hep birlikte tutalım, onu bu mücadelede yalnız bırakmayalım. 👇
Washington Üniversitesi'nden yeni mezun Ayşenur Ezgi Eygi, “Çocukları öldürmeyin” dediği için İsrailli keskin nişancılar tarafından öldürüldüğünde, bu olay neredeyse hiç haber yapılmadı.
Meraktan soruyorum, birkaç gündür sosyal medyada dolaşımda olan bu videodaki şahıslar hakkında Düzce Valiliği bir işlem yaptı mı? Yapmadıysa eğer neden? @duzce_valiligi@DuzceEmniyetMd
Okullar 7 Eylül'de uyum haftasıyla başlıyor, 14 Eylül'de anasınıfından liseye zil çalıyor. Bu hafta karar vericilerin değil ebeveynlerin haftası. Evde üç ayar yeterli.
1) UYKU
Amerikan Pediatri Akademisi 6-12 yaş için 9-12, 13-18 yaş için 8-10 saat öneriyor. Yazın dağılan düzeni bu hafta her gün yatma saatini 15 dakika öne çekerek toparlayın. Uykusu bozuk çocuk ilk derslerde odaklanamıyor, duygusunu yönetemediği için akranlarıyla sürtüşüyor. Depresyonun ilk belirtilerinden birinin uyku düzeninin bozulması olması tesadüf değil.
2) EKRAN
TÜİK: cep telefonu sahipliği 6-10 yaşta yüzde 66, 11-15 yaşta yüzde 86. Çocukların üçte ikisi sosyal medyada. Yasak tek başına çare değil, çünkü ekran artık çocukların akranlarıyla ortak tecrübe biriktirdiği yer. Yapılacak iş ekranın zamanını ve mekânını okul dönemine göre yeniden planlamak: günde en az 1 saat fiziksel aktivite, yatak odasında televizyon ve tablet yok, uykudan bir saat önce tüm ekranlar kapalı, akşam yemeği ekransız. Bağımlılık bir ortam meselesidir; koşulları değiştirmeden çözülmez.
3) AKŞAM YEMEĞİ
PISA'da beni de şaşırtan bulgu: aile sofrasına oturan gençler hayattan belirgin biçimde daha memnun. Ne yediğinizin önemi yok, başka uyarıcı olmadan aynı masada olmak önemli. "Bugün ne yaptın?" diye sormayın. "Bugün en çok neye güldünüz?", "Kime yardım ettin?", "Teneffüste kiminle takıldın?" deyin. Türkiye'de çocukların yüzde 38'i akran zorbalığı yaşadığını, yüzde 22'si okulda kendini güvende hissetmediğini söylüyor. Zorbalığı çocuklar nadiren kendiliğinden anlatır; anlatması için önce masada bir yer açmak gerekir.
İki not:
Bu yıl uyum haftasına 5. sınıflar da dahil edildi. Doğru karar. Çünkü asıl kırılma çoğu zaman okulun ilk gününde değil, ortaokulun ilk yılında yaşanıyor.
Bir sabah geç kalırsınız, bir gün beslenme çantası unutulur. Bunlar çocuğunuzun geleceğini belirlemiyor. Rahat olun, ertesi gün halledersiniz.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!
NE KADAR ÇOCUKÇA...
Biz minnacık çocukken, mahalle arasında kavga ederken başvurulan bir yöntemdi bu:
"Benim babam poliz, biliyo musun? Bak, gelir döver seni!.."
Hafize Gaye Hanım'ın komşularıyla tartışırken kullandığı ifadelermiş aşağıdaki.
Ne hazin... Ne çocukça... Ne talihsiz...
Okumuş yazmış, Amerika filan görmüş, mevki makam görmüş, koca koca insanlara bak!
Gazeteci Timur Soykan,
Bodrum'daki evinin sitesinde komşularına sorun çıkaran eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında;
"Başka bir sınıf, ulaşılmaz bir sınıf olduklarını düşünüyorlar.
Siz vatandaşlardan çok daha üstün olduklarını, çok daha ayrıcalıklara sahip olmaları gerektiğini ve halkı istedikleri gibi ezebileceklerini düşünen bir şımarıklığın içindeler.
Neye benziyor biliyor musunuz? Şu içinde yaşadığımız sistemi, siyaseti, daha doğrusu rejimin özeti bunlar.
Bunlar boşuna çıkmıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden transfer edilse bile bunlar boşu boşuna bu kalıplara girmiyor."