BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Yoksulluğa ve sefalete karşı yürüyoruz.
Haksızlığa hukuksuzluğa karşı adalet için yürüyoruz.
Tüm İstanbulluları bu akşam saat 19.30’da Maltepe Belediyesi önündeki buluşmamıza bekliyoruz.
Bu tarihi görüntüyü kendim çektim.
İstanbul Örgütümüzle birlikte, sabahın ilk ışıklarından beri Meclis kapısında demokrasi nöbetindeyiz. İrade gaspına geçit vermeyen ilçe başkanlarımıza, tüm yürekli yol arkadaşlarımıza, İstanbul’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen halkımıza teşekkür ediyorum.
Demokrasi ve adalet mücadelesine omuz veren herkesi, saat 13.30’da Genel Başkanımız Özgür Özel’in yapacağı grup toplantısını bulundukları her yerden izlemeye davet ediyorum.
Halkımızın iktidarını hep birlikte kuracağız.
İftiralara karşı yanıtımdır!
Babam Hasan İmamoğlu’nun işlettiği herhangi bir okul olmamıştır.
Olmayan bir okulun FETÖ iltisakı sebebiyle kapanması da söz konusu olamaz.
Böyle alçakça iftiralar benim ve ailemin üzerine yapışmaz!
Bu iftiraları atarak komplo kuran kişi ve kurumlarla elbette hukuk önünde hesaplaşacağız.
Her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında, zalimin karşısında duran Alevi canlarla yüreğimiz birdir.
Ne diyordu Pir Sultan?
‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.’
Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim.
Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim!
Adaletin, hukukun, hakkaniyetin bittiği; geleceğe dair ümidin tükendiği toplumlarda var olma şevki çöküşe geçer. İnsanlar geleceğe güvenmediği için aile kurmaktan çekinir, doğurganlık düşer, nesiller eksilir ve millet içten içe bir yok oluşa, erimeye sürüklenir.
Liyakatsizliğin pençesinde umudunu da yitiren gençler, devletinden kaçar ve en büyük risklerden biri, beyin göçü başlar. Akıl sürgün edildiğinde devletin nizamı çöker, meydan bir avuç kifayetsiz muhterisle, dalkavuğa kalır.
Güzel ülkemizde bugün olanlar tam da budur.
Sevgili gençler,
Bu yürüyüş; adaletin, liyakatin, özgürlüğün, geleceğin yürüyüşüdür.
Bereketin, refahın, huzurun, sevginin, 86 milyon insanın yürüyüşüdür.
Hep birlikte, Genel Başkanımız @eczozgurozel ile birlikte yürüyelim arkadaşlar.
“Düşmesin bizimle yola; evinde ağlayanların göz yaşlarını, boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar.
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar.”
Büyük şair Nazım Hikmet’i vefatının 63’üncü yılında saygı ve rahmetle anıyorum.
Yıllarca iktidar partisiyle kol kola yürüyen FETÖ terör örgütünün kumpaslarına hedef olan askerlerimizin aileleri tarafından kurulan Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne yürekten teşekkür ediyorum.
Bu karanlık kumpaslarda hayatını kaybedenleri rahmetle; zulme uğrayan, haksız yere bedel ödetilen tüm mağdurları saygıyla anıyorum.
Tarihin görmediği kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanım Özgür Özel’e teşekkür ediyorum.
Tarihin en doğru tarafında duran Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.
Bütün yol arkadaşlarıma, bürokratlarıma teşekkür ediyorum.
Ruhumuz Kuvay-ı Milliye ruhudur. Hazır olun; çocuklar, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır.
Saraçhane şu anda hâlâ İBB’nin mülkiyetinde ama yarın sabah uyandığımızda bizde olup olmayacağını bilmiyoruz. Ekrem Başkan’ın dediği gibi, 31 yıllık diploma bir gecede iptal ediliyor; sabah bakıyorsunuz diplomanız yok.
O zaman şöyle denmişti: ‘Mülkiyet hakkı ortadan kalkmıştır, tapularınız da gidecek.’ Evet, tapularımız da gitti. Bir sabah uyanıyoruz, tapumuz yok.
Öyle bir dönemdeyiz ki artık AKP’nin yargı kollarıyla bir gecede her şeyinize el koyabildiği bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bu ülkede artık hiç kimsenin güvencesi yok maalesef.
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Tutuklu bir belediye başkanı, aileden, çocukluğundan itibaren bu partinin geleneğiyle büyümüş, eski genel başkanının bizzat tavsiyesi üzerine şehir plancı olmuş bir Emrah Şahan'ın 24 Mayıs’ını Medyascope’da anlattım.
Okumanız dileğiyle…