You must understand the whole of life, not just one little part of it. That is why you must read, that is why you must look at the skies, that is why you must sing, and dance, and write poems, and suffer, and understand, for all that is life. 🎗️
• Buddha Bar Beach: Kişi başı yaklaşık 7.900 TL
• Maçakızı Beach: Kişi başı 7.000 TL + %15 servis ücreti.
• Kuum Hotel Beach: Kişi başı minimum 4.500 TL harcama şartı.
• Sarnıç Beach Club: Kişi başı minimum 2.500 TL harcama şartı.
• Lucca Beach: Kişi başı 3.500 TL.
@uguraydn1903@nrturkmen@beehaber Ne anlatıyorsun?
Yasal mevzuat diyorki sahiller halkın kullanımına açık olacak ve engellenemez.
Vergisini tabii ki versin benden de senden de fazla versin gelir elde ediyor. O geliri elde ettiği için Ali kıran baş kesen mi olması gerekiyor ve ben yasal hakkımı savunmayacakmıyım!
Dur, dinle, hisset, der rüzgâr.
O an, içimde kıpır kıpır bir neşe parlar. Aklımın ayarı,bu dokunuşlarla yapılır; plansız,doğanın akışında. Kelimelerim,meltem gibi hafif, dalga gibi tutkuludur.Yazmak,bu coşkuyu yakalamaktır;evrenin sevgi dolu ritmiyle titreşen bir ruhun şarkısı.
Oysaki hepimiz hayaller kurardık; sıcak bir yuvanın berrak huzurunda,tatlı bir esintinin serinliğinde. Düşlerle dolu bir yolculuğun duru izlerinde, bir şarkı sözünün evrensel bilincinde.Ümit, kozmik bir bağla ruhumuzu sarmalar, yaşamak tatlı bir melodi gibi içimizde yankılanır.
@ghost023723 @YC4423@yunuserdolen@cicekomerf Ekmek parası için oradalar, büyük bir yalan.
Bastırılmış duygularını memleketinde yaşayamadığı için oradalar desen daha gerçekçi olur.
Diyarbakır tek başına İzmirden daha güzel olamaz. Deniz yoksa %50 güzellik yok demek burası net.
Başka argüman var mı salla gelsin. Eleyelim..
Rüzgâr, bir masal nefesiyle dalgaların çığlığını denize bırakıyor.
Evrenin melodisi, bir gökkuşağı kıvılcımı gibi ufku boyuyor,
Ve her düş, sabah esintisinin kollarında bir kelebek olup uçuyor.
Yalnızlık, kalabalığın gölgesinde değil, kendi seçtiğimiz bir sığınak gibiydi; tenha, ama sıcak, sessiz, ama şarkılı. Her birimiz, o an, şehrin kalbinde kendi hikâyemizi yazıyorduk.
Hepimiz içten içe mutluyduk; elimizde sıcacık bir fincan kahve, yüzümüzde silik ama içten bir gülümseme, şehre karşı duruyorduk. Sokaklar ışıkla dans ediyor, hayallerle örülü bir örtüye sarınıyordu. Yalnızlığımız bir yük değil, aksine tenha buluşmaların sakin dinginliğiydi.
Şehir, neon ışıltılarıyla fısıldıyordu hayalleri. Kahvenin buğusu yükselirken, her bir yudumda anılar canlanıyordu. Gülümsemelerimiz, rüzgârın usulca dokunduğu yapraklar gibi titrek, ama bir o kadar canlıydı. Sokak lambalarının altın sarı parıltısı, içimizdeki umudu yansıtıyordu.