2004'te İstanbul'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında liderler ve eşleri, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer tarafından Dolmabahçe Sarayı'nda akşam yemeğine davet edildiler.
📌Sadece bir liderin eşi davet edilmedi: Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan'ın eşini başörtülü diye davet etmemişti.
Erdoğan önce zirveye katılmama kararı aldı. Ama ulusal çıkarları önceleyip katılmaya karar verdi.
📌Bugün NATO zirvesi yine Türkiye'de yapıldı.
Zirveye katılanları Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ağırladı.
Geçmişe nazire yapılır gibi: NATO liderleri ve eşleri aile fotoğrafı verdi. Emine Erdoğan resimde baş köşede yerini aldı ve paylaştı.
Zirvede normalde sadece liderler resim çektirir. 2004'teki zirvenin aile fotosunda eşler yok.
Külliye’de liderlerin karşılanmasını izliyordum da şimdi aklıma geldi
Zabıta mangası selamlayan adamlar tüm dünyayı ayağına getiren adama kafa tutmaya çalıştılar
Ankara - NATO zirvesi, genel olarak medya ve sosyal medyaya magazinel diyebileceğimiz tarafları ile yansıyor, yollar, düzenleme çalışmaları, hazırlıklar vb..
Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama Türkiyemizin başkentinde, gerçekten küresel bir yeni çerçeve inşa ediliyor
En somut okumalarla, kronolojik bir akış sunmak isterim📌
-Daha 2 ay önce, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı, AB'nin en üst düzey yetkilisi Ursula Von Der Leyen, tüm Avrupa'nın politik kurumsal kararını açıklamış ve şöyle demişti.
"Avrupa kıtasını Rus, Türk veya Çin etkisine bırakmamalıyız"
Avrupa, sadece Türk etkisine girmeyecek, güvenliği için, kendi yetersizliği sebebiyle mecbur kaldığı Türk etkisi - Türk savunma sanayii ekosistemi ile ancak varlığını sürdürme imkanı olacak.
-NATO 3.0 için kavramsallaştırmasının temel ve en kısa anlamı şu. Avrupa Birliği, kendi savunması için artık NATO'da daha somut, daha aktif, daha gerçek katkı sunmak zorunda. Bugüne dek, ABD'nin, AB ülkelerine sunduğu onlarca güvenlik paketi, bundan sonra olmayacak.
- NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, tam olarak şu cümleyi kurdu.
"Önceliğimiz, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen "NATO 3.0"ı inşa etmek. Bunun için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırmamız gerekiyor."
Ankara'yı, Türkiyemizi, yeni küresel akışın tam merkezine konumlandıran da tam olarak bu açmaz.
Bugünkü Avrupa Birliği'nin "savunma sanayii üretimi" nerdeyse yok. AB'nin iki çekirdek ülkesi Almanya da Fransa da aralarında bir çok güven sorunu yaşıyor.
Ülkelerinin güvenliği için de AB güvenliği için de apayrı hatta karşıt ajandalara sahipler. Ki, devasa bütçe ile yola çıktıkları 6. nesil insansız savaş uçağı projesini durduklarını açıkladı Almanya ve Fransa.
- Mark Rutte'de devam edelim. Şu cümle de bizzat kendisine ait.
"Rusya, üç ayda NATO'nun bir yılda ürettiği kadar mühimmat üretiyor.
Yakın zamana kadar Rusya, tüm NATO müttefiklerinin toplamından daha fazla mühimmat üretiyordu."
Bakınız sadece mühimmat üretiminde bile AB ve NATO müttefiklerinin toplamından bile daha fazla diyor Rutte.
Türkiyemiz ise bu ahval ve şeraitte, sadece mühimmat üretiminde bile, bir kaç şirketi ile, bir çok AB ülkesini şimdiden geride bırakmış durumda.
- NATO ve AB merkezinin bulunduğu Brüksel'in tüm siyasi elitleri, kraldan savunma bakanına kadar, nerdeyse bir süredir tüm çadırlarını Türkiye'ye kurdu.
1 haftalık gerçekten yoğun Türkiye programı sonra Belçika Savunma Bakanı, her gün Türk ajans ve haber platformlarına açıklama yapıyor. O açıklamalar içinde benim çok şey kayda değer bulduğum, bir çok şeyi özetleyen cümle şudur;
"Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısının üzerinden geçen 5 yıla rağmen, hâlâ, Avrupa savunma sanayii ekosisteminden sözedemiyorum, bu durumda bile bu oluşamadı..."
- Yukarda yazdığım her şeyi bir kenara bırakmadan, şimdi okuyacaklarınızı lütfen ayrıca bir büyük sayfadan okuyunuz.
2011'de, Suriye sürecinde başladığında, 2011'den itibaren bir çok şehrimize farklı unsurlarda bombalar düştü.
NATO'nun en temel - vazgeçilmez kurucu maddesi olan, "bir NATO üyesine yapılan saldırı, tüm NATO üyelerine yapılmış sayılır" maddesi gereğince, Türkiye, 2011'den başlayarak yıllar boyunca NATO'dan, hava savunması talep etti.
NATO yani ABD, kendi kurucu ilkesini, varlık sebebini yok sayarak, Türkiye'yi 2019'a kadar oyaladı.
Bırakınız hava savunma sistemi vermeyi, Patriot satın alınmasına izin vermedikleri gibi, ülkemizdeki tüm Patriot'lar, Samp-t'ler hepsi, hepsi ve hepsi, süreleri dolduğu gerekçesi ile geri çekildi.
Bir daha yazalım, tüm NATO komutası, Türkiye'yi hava savunmasız bırakmak için tüm ülkeleri seferber etti ve başarılı oldu.
Öyle ki, sadece İtalyanların hava savunması SAMP-T'ler Türkiye'de kalacaktı o da söktürüldü, geri çektirildi.
Sadece İspanyollar'ın hava savunması Patriot'lar kalmıştı, onlar da önce "süre dolduğu için" önce çekeceklerini açıkladı, sonra son anda karar değiştirerek, Türkiye'nin yanında kalan tek NATO ülkesi olarak tarihteki yerlerini aldılar.
- 15 Temmuz 2016 kirli darbe girişiminden sadece 40 gün sonra, devletimiz, 24 Ağustos 2016'da Fırat Kalkanı, sonrasındaki yıllarda da Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı harekatları ile sadece NATO kuşatmasını değil, Rusya - İran kuşatmasını da yarmıştır.
NATO'yu ( ve Rusya'yı) bu noktaya getirmiştir.
Türkiyemiz, tüm bu kronoloji ile, askeri, siyasi, jeopolitik ve güvenlik altyapı derinliğini, bölgesel - küresel lige taşımış, sadece güvenlik gücünü inşa eden değil, Avrupa güvenliği için, icbar olunan bir çelik - kilit ülke olmuştur.
- Nezaketli bir ısrar, ısrarlı bir nezaketle önerimdir 📌
Siyasi parti fark etmeksizin, arkanıza yaslanın ve ülkenizin, Türkiyemizin, bu küresel sahneyi inşa ederkenki, özgüvenini, mücadelesini, asaletini, sürecini izleyin, sunabileceğiniz katkıyı sunun.
Medyamız da, keşke, yol - sokak - hazırlık magazini gözlüğünü çıkartıp, geniş - zihin - ölçekli gözlük kullanabilse...
Ayet Diplomasisi
Ali Hamaney’in cenaze törenin gelen yabancı heyetlerin saygı duruşu sırasında okunan ayetler çok ince düşünülmüştü. Benim “Ayet Diplomasisi” olarak adlandırdığım bu durumda her ülkeye ayetler üzerinden farklı mesajlar verildi
✅Türkiye heyetinin saygı duruşu sırasında şu ayet okundu:
"Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır.
Gerçi Allah (mü’minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Ama mücahitleri cihattan geri kalanlara büyük bir mükâfat ile üstün kılmıştır."
✅Katar heyetine Fetih Suresi 2. Ayet;
Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin."
✅Taliban heyetinin saygı duruşu sırasında ise Fetih ayeti okundu:
"Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik (ihsan ettik)."
✅Suudi Arabistan heyeti cenazeye saygı duruşunda bulunurken Al İmran suresinin 13. Ayeti okundu.
''(Bedir’de) karşı karşıya gelen şu iki grupta sizin için büyük bir ibret vardır: Biri Allah yolunda çarpışan (mümin) grup, diğeri ise gözleriyle bunları kendilerinin iki misli imiş gibi gören kâfir grup. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.''
✅Hamas için okunan ayet ise Ahzab Süresi 23. Ayet oldu.
Mealen:
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
✅Hizbullah: “Hizbullah heyetinin ziyareti sırasında ise Maide Süresi 55-56 ayetleri okundu.
Ayetin meali:
Sizin velîniz ancak Allah Teâlâ'dır. Ve O'nun peygamberidir ve imân etmiş olanlardır. O imân edenler ki, namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı verirler ve onlar rükua varanlardır.
Ve her kim Allah Teâlâyı ve O'nun Resûlünü ve imân edenleri velî ittihaz ederse şüphe yok ki galip olanlar Allah Teâlâ'nın o fırkasıdır.
✅Yemen Ensarullah heyeti:
O, Allah’ın elçisi Muhammed’dir. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı sert, kendi aralarında merhametlidirler. Onları, Allah’ın lutuf ve rızâsına talip olarak hep rükûda ve secdede görürsün."
(Fetih Suresi, 29)
✅Filistin İslami Cihad: "Allah, geçmiş ve gelecekteki eksikliklerinizi bağışlasın, üzerinizdeki nimetini tamamlasın, sizi dosdoğru yola iletsin ve size büyük bir zaferle yardım etsin diye."
✅Lübnan Hükûmeti heyeti için okunan ayet:
"Eğer onlara, 'Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın.' diye emretmiş olsaydık, içlerinden pek azı dışında bunu yerine getirmezdi." (Nisâ, 4/66)
✅Çin: “Allah bunu sadece size müjde olsun ve kalpleriniz mutmain olsun diye takdir etti. Zafer ise ancak Allah katındandır.”
✅Irak’ın Haşdi Şabi: "Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin; hayır, onlar diridirler! Ancak siz bunu fark edemezsiniz."
✅Azerbaycan heyeti cenazeye saygı duruşunda bulunurken Al-İmran Suresinin 139. ayeti tilavet edildi.
Âl-i İmrân Suresinin 139. ayeti şöyle der:
"Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer inanıyorsanız en üstün olan sizsiniz".
✅Pakistan: "Ve de ki: 'Rabbim! Bana şerefli bir giriş ve şerefli bir çıkış nasip et ve katından bana bir destek ver.'"
✅Mısır: “Onların Rableri katındaki mükâfatı, altından nehirler akan Adn Cennetleri’dir; orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah’tan razıdır. Bu, Rabbinden korkanlara mahsustur
Cenaze programını canlı takip etmek isteyenler için canlı yayın linki
https://t.co/51E1pn0WCK
Balıklara ve düşmanlarımıza verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.. ☹️
Tel Aviv, Atina ve Mavi Vatan'da bizi tehdit edebilecek tüm savaş gemileri hedef menzilimizde..
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine gelen Suudi heyetine Al-i İmran Suresi'nin 13. Ayeti okundu:
Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır.
Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı.
Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu.
Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.
@vergibagimlisi Seefsizim bende geçen gün yaptım . Bir abim var 382 takipcisi var 382kisiyi takip ediyor . Ertesi gün takipçisi 1kisi azaldı. Onu buldu sildi. Dedim neden uğraşıyorsun abi ? Dedi ki ünlü mu bu ors.pu çocuğu, o ne diye takip etmiyor dedi. Müthiş yaklasim
İnce bir envanter hesabına girmeye gerek yok, tablo oldukça net: Önümüzdeki 5 yıl içinde 50 Eurofighter; Block-70, Özgür ve Özgür II projeleriyle güncellenmiş 300 civarı modern F-16; ikişer filo Kaan ve olası F-35 alımları... Tüm bunlara Kızılelma, Anka-III ve Hava SOJ gibi stratejik platformları da dahil ettiğimizde, Atlantik'ten Çin Seddi'ne kadar havada bize kafa tutacak bir güç kalmıyor. Hatta buna ittifakları bile rahatlıkla dahil edebilirim. 😊
🇹🇷"Hava Kuvvetleri Eurofighter almaz, o uçağın maliyeti yüksek, işletemeyiz" falan diyen çok bilmiş bazı abilerimiz kusura bakmasın ama bu filoyu muhtemelen tam kapasiteyle uçuracağız.
Sadece hava gücü değil; donanma, elektronik harp, hava savunma ve balistik füze kabiliyetlerinin sergileyeceği eksponansiyel sıçrama da eklendiğinde, ordumuz hem nitelik hem de nicelik olarak 16. yüzyıl Kanuni döneminden beri tarihindeki en güçlü seviyeye ulaşmış olacak💪
Kandil’den Milli Takım analizi: En yetkin oyunculardı, yazık oldu
Duran Kalkan:
“Hiç gol atamadan elenmiş olmaları da ırkçı, milliyetçi, şoven duygular ve düşüncelerin dayatmaların sonucudur.
Daha gitmeden o basının, televizyonların o kadar şey dayattılar ki, o kadar ırkçı, milliyetçi... Sahada insan görüyordu; ayakları titriyordu gençlerin, topa vurmaya.
Oysa ki en tecrübeli yani en yetkin oyunculardılar. Bir gol bile atamadılar. O kadar yani baskı oluşturuldu. 'Haydi savaşa gidiyorsunuz' der gibi. Ya maça gidiyorlar; kazanırlar da yenilirler de. Bu spordur yani. Spor değil, sporu savaş gibi ele aldılar.
Yazık oldu.”