Teslimiyet, kendi sınırlarımı tanıdığım o sessiz anda başlar.
Bazı acılar yaşanacak, artık biliyorum. Bazı sorular cevapsız kalacak, bazı kayıpların yerini hiçbir şey doldurmayacak. Sevdiğim herkesi koruyamam. Geleceğin bütün ihtimallerini hesaplayamam, hayatı beklentilerimin kalıbına dökemem. Bu hakikatlerle barıştığım gün, yıllardır taşıdığımı fark etmediğim bir yük omuzlarımdan usulca kalkar.
Teslim olmak, vazgeçmek değildir. Sorumluluğumu yere bırakmadan, irademin ulaşabildiği son kıyıyla dünyanın kendi akışı arasındaki ince çizgiyi görebilmektir. O çizginin berisinde elimden geleni yaparım. Ötesinde suya güvenmeyi, akıntıya yaslanmayı öğrenirim.
Bazen iyileşme, değiştiremediğim şeylerle savaşmayı bıraktığım yerde filizlenir.
Sıktığım yumruğu gevşetirim ve avucum açılır. Hayat da yalnızca açık bir avuca sığabilecek ne varsa, onu sessizce içine bırakır.
"felaketler, eğer her şey yolunda giderken bir duraksa
mucizeler de bazı kayboluşların güzergahındadır, bunu kim bilebilir ... "
#istanbulansiklopedisi
"...hep geçmiş ile geçmemişi düşünürüz. geçmişin bir hikayesi var. gelecek zamanın henüz yazılmamış olan... gel bu anda kalalım, beraber yazalım kendi hikayemizi."