"İnsan ne zaman vazgeçmeli?" sorusunun cevabı Şükrü Erbaş'tan: "Durduğun yerde değersiz bir bütün olarak kalmaktansa, parçalana parçalana gitmenin büyük doğruluğuna inanmak.”
Allah uyarır. zarar göreceğin, üzüleceğin, sana zerre fayda sağlayamayan insanlardan uzaklaş diye bir sürü şey gösterir. bazen sen toz konduramazsın, inanmak istemezsin. sen kendin gitmediğin için bu sefer karşı taraftan uzaklaştırılırsın. her şey senin hayrınadır da bilmezsin.
Yoruldum mu yoksa tevekkülüm mü sağlamlaştı bilmiyorum, ama artık hiçbir şeyi çok istemiyorum. Olursa güzel olur alır baş köşeye koyarım, olmazsa da önüme bakarım. Heves edip çabalayabilmek de nasip.
Ailede en çok bunalan kişi anne veya baba değil, ailenin en büyük evladıdır. Tüm ilk doğan insanlara sesleniyorum; cebiniz hiç kurumasın, huzur sizi bırakmasın.
En azından kendi halinde takılan, kimseyle yarış halinde olmayan, kimseyi kıskanmayan, kimseye bulaşmayan, sadece kendi yoluna bakan, insanların arkasından değil de yüzüne konuşan ve hak edene hakkını veren biriyim. Ya sizin gibi en yakınını bile kıskanıp; içten içe kin besleyen, oturduğu masaya göre kişilik değiştiren, insanların mutluluğuna tahammül edemeyen, renkten renge giren bukalemun olsaydım.
Biriyle aramın bozulmasına hiç üzülmem. Ben kimseden hiçbir şeyi esirgemem ve karşımdaki için hep en iyisini isterim. Buna rağmen hâlâ sıkıntı çıkıyorsa, o bitiş benim için en hayırlısıdır.
Bana yapılan her şey için başta çok üzüldüm. Sonra baktım ki hasta birisini görünce dua ediyorum, bebek görünce gülümsüyorum. Yanlışa bile karşılık vermiyorum. Bu kadar kötülüğün içinde iyi kalıyorum. Beni sevene sonsuz değer veriyorum. Ben; kaybedenin üzüleceği, kazananın da sevineceği biriyim.
Hayatta en çok değer verdiğim şeylerden biri, insanların kalbinin temizliği oldu. Birinin mutluluğunu görünce içten bir tebessüm edebilen, başkasının başarısını gerçekten alkışlayabilen insanlar...
Çünkü herkes aynı içtenlikle sevinemez. Kıskançlık taşımayan, güzellikleri çoğaltan insanlar... İşte onlar, bu dünyanın hâlâ yaşanabilir olmasının sebebi.
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.