Arkadaş ben uyuşuk insandan nefret ediyorum.
İşte, okulda, askerde, hastanede, postanede velhasıl nerede ağır kanlı bir adam görsem sol kolum uyuşuyor, gözüm seğiriyor.
Markete gidiyorsun önünde bir tane böyle uyuşuk varsa tamam. Tek parça ürün almış kasiyere uzatıyor, kasiyer ürünü geçiyor ve dünya duruyor. İki saat çantasının içinde cüzdan arıyor, cüzdanı bulduktan bu sefer de iki saat cüzdan içerisinde kart arıyor.
Çok şükür kartı buldu diyorsun bu sefer de iki saat aldığı tek parça şeyi aheste aheste poşete koymasını bekliyorsun.
ATM kuyruğunda bekliyorsun sıra bunlardan birine geldiğinde artık o kuyruk hiç ilerlemiyor. ATM önünde yine iki saat cüzdan arama faslından sonra yavaş yavaş tuşlara basmasını bekliyorsun. Tuşa her basışında uzun uzun ekrana bakıyor.
Ohhhhhh diyorsun sonunda parayı çekti; bu sefer ATM önünde bir tomar parayı ağır çekimde sayma faslı başlıyor.
Arabana binip trafiğe çıkıyorsun trafikte de bunlardan kurtulamıyorsun. Yeşil ışık yanıyor ama trafik hareket etmiyor çünkü herkes ön sıradaki uyuşuğun vitese takıp hareket etmesini bekliyor.
O hareket edip gidiyor; ama yeşil süresince 30 araç geçeceği yerde onun yüzünden 10 araç ancak geçebiliyor. Geriye kalan 20 araç ise arkadaki trafiğin daha çok artmasına sebep oluyor.
Dönel kavşağa giriyorsun, yine bu uyuşuğun huşu içerisinde ağır ağır dönüşünü tamamlamasını bekliyorsun. Sen beklerken arkadaki trafik uzadıkça uzuyor.
Tamam düz yola çıktım artık bitti diyorsun; ama maalesef bitmiyor. Uyuşuk yine aheste aheste sol ya da orta şeritten trafiğin ırzına geçmeye devam ediyor.
11 yaşında araç kullanmaya başlamış, 17 senelik ağır vasıta ehliyet sahibi, trafikte seyreden ve tekeri olan nerdeyse bütün araçları kullanmış ve şoförlüğü meslek olarak yapmış biri olarak söyleyebilirim ki trafikte çok fazla makas yiyorsanız; %95 ihtimalle hızınıza uygun şeritten gitmediğiniz içindir.
Havaalanına gidiyorsun uyuşuk da seninle birlikte geliyor. X-ray, check-in, uçağa biniş; her zaman ve her yerde uyuşuğun senin enerjini sömürdüğünü görüyorsun.
Tatile gidip stres atayım diyorsun; ama uyuşuk yüzünden dert sahibi olup geliyorsun. Açık büfe sırasında önündeki uyuşuğun süzüle süzüle yemek seçmesini bekliyorsun. Yemeğini alıyor ama bitmiyor; bu sefer salata sırasında ağır ağır salatasını yağ ve limon suyu almasını bekliyorsun.
Uyuşuktan Allah'a sığınayım diyorsun; ama abdest sırasında uyuşuğun tek tek 20 parmağını ağır ağır yıkamasını bekliyorsun. Cami cemaati namaza duruyor; ama uyuşuk yüzünden cemaati kaçırıyorsun. Uyuşuğa söverken de kıldığın namazı sakatlıyorsun.
Fenerbahçe'de bu sezonunda başarısızlıkla bitirilmesiyle önümüzdeki sezon finansal açıdan en zor dönem olacak.
Stadyum locaları , Chobani , Passolig ve Sponsor firmaların gelirlerinin neredeyse tamamının ödemeleri alındı ve kullanıldı.
Guendozi , Kante ve Cherif'in gelecek sene peşinat ödemesi var. Nerden baksan 50-60 Milyon € bandında ödeme var. Zorunlu satın alma ve maaş olmak üzere....
Ederson'un açıklanan sözleşmesi ile 11 Milyon €
kayıt dışında ise 17-18 Milyon € maaş ödemesi var.
Mevcut sözleşmeli oyuncuların ağır maaş yükleri var. Kiradan dönecek oyuncuların sözleşme yükümlülükleri ve maaş ödemeleri var. ( Cengiz , Ambrabat , Livakovic , Becao , Bartuğ ,
Irfan Can Kahveci , Irfan Can Eğribayat , Mimovic , Diego Carlos vs.)
Bunların yanına muhakkak 4-5 tane yeni transfer yaparlar. Ekonomik olarak altından kalkmak zor olacak yeni sezonda...
Yılmaz Özdil:
• Türk Devleti böyle ihanet görmedi!
• Bülent Arınç’a suikast yalanıyla kozmik odaya girdiler.
• 125 milyon World dosyası ebadında devlet sırrı çalındı.
• Ordunun silah depoları imha edilirse, sivil silah depoları kimlerde olacak.
• Havalimanlarımız zarar görürse hangi otoyollar pist olarak kullanılacak.
• İşgalcilerin ilerlemesini önlemek için hangi demiryolları imha edilecek, hangi barajların kapağı açılacak.
• Hangi vatandaşlar göreve çağrılacak, kimlerin tekneleri kullanılacak, hangi barınaklar kullanılacak.
• Hangi kahve hangi park buluşma noktası olarak kullanılacak.
• Hangi doktorlar yeraltına alınacak.
• Hepsi çalındı.
• Türk tarihinde devletin nefsi müdafaasına böyle büyük bir darbe vurulmamıştı.
Allah rızası için oto yıkamadan verdiği paranın karşılığını tam alıp da mutlu ayrılan var mı?
600-1000₺ arası paralar döküyoruz ne bagaj havuzu adam akıllı temizleniyor ne de o konsola temiz bir bez değiyor. Yahu araba zaten kirli olduğu için size getiriyoruz. Detaylı temizlik ayrı bir şey ama en basit yıkamayı bile baştan savma yapıyorsunuz.
Videodaki gibi araç gelince sitem etmeyi çok iyi biliyorsunuz da, tertemiz, ufacık tozlu arabayı aynı yüksek fiyata şipşak yıkarken gıkınız çıkmıyor. Madem kire göre sitem ediyorsunuz, az kirli araçtan da az para alın o zaman? Her sektörde bir fırsatçılık, bir çürüme baş gösterdi.
İşini hakkıyla, helalinden yapan esnafımızı tenzih ediyorum ama çoğunuz önce aldığınız o paranın hakkını bir verin.
“SON DAKİKA:
Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Hollanda ve Japonya, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi sağlamak için ortak çabalara katılmaya hazır olduklarını açıkladılar.”
Demek ki, Kanada hariç G7 ülkeleri ve Hollanda küresel tedarik zincirindeki kırılmayı, petrol, doğalgaz, gübre, üre, azot, fosfat, sülfür, alüminyum külçesi, helyum arz güvenliğindeki büyük tehlikeyi hızlı kavramış ve hafta başına göre tavır değiştirmiş olmalılar. ⬇️
Biz #HATAY insanı olarak İŞ YAPILMIYOR DEMİYORUZ !
Bitmeyen işi bitmiş gibi anlatmayın bu insanları da başka şehirde boş konuşup hakaret yağdıranlara karşı zan altında bırakmayın diyoruz !
Ne çektiğimizi bir tek biz biliyoruz !
Nankörlükle suçladığınız bizler öyle acılar çektik ve 3 yıldır öyle şeyler yaşadık ki ; şeytan gelip bu şehirde tuğla taşısa ona minnet edecek haldeyiz.
Zira kendi vergilerimizle bize verilen hizmete de aslında zaten minnet duymak zorunda değiliz. Ülkece işini doğru yapıyor diye birini alkışlayacak durumda isek vay halimize.
Fakat yalanlamıyoruz !
Ayrıca kimse değil , biz söylüyoruz !
Bu felaket devlet üstü. Kim ne yaparsa yapsın 5 seneden önce toparlanmaz diyoruz.
Abuk subuk suçlamalarla kimsenin üstüne gitmeyin ! Bıktık laf yetiştirmekten de , hakaretlerinizden de , ahmaklığınızdan da , bu felaketi siyasi malzeme yapmanızdan da !
#antakya
İnsanlar rayiç bedelini tapu masrafı az çıksın diye küçük göstermiyor. Örnekle anlatayım.
A kişisi 2020 yılında 500 bin TL'ye ev satın almış. Enflasyondan dolayı evin fiyatı bugün 10 milyon TL olmuş.
A kişisi bu evi şimdi satar ve tapuda "10 milyon TL" rayiç bedeli gösterirse devlet A kişisine; "kardeş sen bu evden 9.5 milyon TL kâr ettin bu sebeple kârın %20'si benim" diyecek ve paranın 1.9 milyon TL'sini vergi olarak alacak.
A kişisinin elinde 8.1 milyon kalacak.
Aynı evi tekrar almak istese alamayacak.
Çünkü ev enflasyondan dolayı fiyat değişimine gitti.
Değer kazanmadı, değerini korudu.
Yani A kişisi 1.9 milyon TL zarar etmiş oldu.
Devlet bunu görmüyor mu?
Görüyor.
Bilincinde mi?
Evet.
5 yıldır enflasyonun Allah'u Ekber dağlarına çıktığını görüyor. Esnafın bugün sattığını aynı para ile öbür ay yerine koyamadığını görüyor. Vatandaşın, mavi-beyaz yakanın, kendi memurunun bile sabit maaş ile geçen ay aldıklarını bu ay alamadığını görüyor.
Ama devlet ısrarla bu olaya "vergi" diyor.
Vergi değil kardeşim.
Bunun adı haraç.
İzleyeceğiniz görüntüler, “herhangi bir askerî filme ait değildir” Tam 10 yıl önce bugünlerde başlatılan “Hendek Operasyonlarında” Türk askeri ve polisinin verdiği gerçek mücadeleye aittir.
Türk askeri tankın üzerindeki yaralı polis arkadaşının üzerine yatarak ona siper oluyor.
Araç şeridinde gidiyor. Sağa dönüşte sinyal vermiş. Motorlu park yapılan şeride girip kendini sıkıştırmış ama şeridinde giden aracı suçluyor. Niyeyse...
Motorlu, trafik için ciddi tehlike derecesinde cahil.