Hayırd��r!
Çocuklarımızın okullarda andımızı okuması, milli bayramlarımızı gururla kutlaması, hep bir ağızdan “Ne mutlu Türküm diyene” demesi sizi neden rahatsız ediyor?
Dünyanın en ünlü futbol takımlarından biri maç için İstanbul deplasmanına geliyor ve sosyal medya ekibi İstanbul odaklı paylaşımlarında sokak hayvanlarını öne çıkarıyor. Kedi ve köpek nefreti kusmayı hayatlarının yegâne amacı hâline getiren ruh hastası pislikler medeniyeti sokakta hayvan bulunmamasıyla eş değer göredursun, kediler ve köpeklerle dolu sokakların kendi medeniyetimizin en değerli yönlerinden biri olduğu gerçeği her seferinde kendini gösteriyor. Dışarıdan gelenler bunun farkında, ancak içimizdekiler eziklik kompleksleri nedeniyle sadece dışarıda gördüklerini doğru sayıyorlar. Aslolan ise ortada. Sokak hayvanları gözümüze, gönlümüze hitap ediyorlar. Kendinizi nefret çukuruna hapsetmeseniz sizi de mutlu ederler. İnsani yanlarımıza olan bu pozitif etkileri kadar kentlerimize de çok yakışıyorlar. İstanbul denildiğinde ilk dikkati çeken unsurlardan biri onlar oluyor ve kalplerinden sevgiyi çıkarmamış olan insanlar hemen bu etkileşimin tadını çıkarıyor.
Asgari ücrete 5 bin 971 lira zam, 28.075 lira oldu.
Bu yılın ilk 11 ayında asgari ücretlinin yaşadığı kayıp 7 bin lirayı aştı.
Yani 2026 için yapılan zam, bu kaybı bile karşılamıyor!
TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,7!
Asgari ücrete yapılan zam yüzde 27!
Bu ülkede bu kadar yoksulluk, sefalet varken açlık sınırının altında bir asgari ücreti açıklarken utanmadınız mı?
Yeni yılda işçiye, emekçiye verdiğiniz hediye bu mu?
Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu sistemle böyle mi mücadele edeceksiniz?
Bölge kaynıyor… İsrail, Yunanistan ve GKRY, askeri ve ekonomik anlaşmalara imza atıp burnumuzun dibinde tatbikat üzerine tatbikat yaparken, ülkemizin başkentine kadar sızan insansız hava araçları ve Rusların karadenizde vurduğu 4 ticaret gemimizin görüntüleri, grup seks magazinleri arasında kendine yer bulmaya çabalıyor. Tüm bu hengame arasında, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasından saatler sonra, Libya heyetini taşıyan uçak ülkemizin kalbinde, yani Ankara’da düşüyor. Kaza mı, bela mı henüz bilinmezken, Yunan tarafı düşen uçakla ilgili alaycı başlıklar atıp ülkemizi aşağılamaya yelteniyor, İsrail basını da “daha bu ne ki” dercesine tehdit dolu yayınlar yapıyor. İşin özü, dünya yarın için pozisyon alıp farklı dillerde aynı cümleleri kurarken, biz haaala dün ile boğuşuyoruz. Ülkeler yarın için başka ülkelerle dostluk pekiştirirken, biz bizimle bile yan yana durmayı beceremiyoruz. En yakın zamanda, bu vatanın sadece senden ya da şahsen benden ibaret olmadığını hatırlamamız dileğiyle… Zira batının efeleri, kuzeyin uşakları, güneyin yörükleri, bozkırın yiğitleri, doğunun beyleridir Türkiye.
Seni beni bırakıp, artık “biz” olabilmek ümidiyle…