15 Temmuz’un üzerinden on yıl geçti. Gülen yapılanmasının ardından bugün bir başka dini yapı, Süleymancılar, “suç örgütü” soruşturmasının konusu.
Üstelik bütün bunlar, çeyrek asra yaklaşan İslamcı bir iktidar döneminde yaşanıyor. İslamcı bir iktidarın tarihinde ikinci kez bir dini yapının örgütlü olarak suç işlemekle itham edilmesi, herhalde üzerinde düşünülmesi gereken başlı başına bir siyasal paradokstur.
Hoşunuza gitse de gitmese de:
Hayat size hiçbir şey borçlu değil.
İyi biri olmanız, iyi şeyler yaşayacağınız anlamına gelmez.
Sadık olmanız, aldatılmayacağınız anlamına gelmez.
Çok çalışmanız, başarılı olacağınız anlamına gelmez.
Birini sevmeniz, onun sizi seveceği anlamına gelmez.
Haklı olmanız, kazanacağınız anlamına hiç gelmez.
Bazen kötü insanlar kazanır.
Bazen yanlış insanlar hayatınızda kalır.
Bazen emekleriniz boşa gider.
Bazen hak ettiğiniz özrü hiçbir zaman duymazsınız.
Kusura bakmayın kimse gelip hayatın size haksızlık ettiğini kabul etmek zorunda değildir.
Çünkü hayat mahkeme değildir.
Kimse size “hak ettiğinizi” dağıtmak için sıraya girmeyecek.
Bu yüzden bir gün şunu öğreniyorsunuz:
Hayatın adil olmasını beklemek, hayatın kendisinden daha büyük bir hayal kırıklığıdır.
Evleriniz afet denilerek ranta açılırken 281 milletvekili yoktu.
Milli parklarınız inşaata ve işletmeye açılırken 286 milletvekili yoktu.
Öğretmenlerin ve çocuklarınızın geleceği görüşülürken 245 milletvekili yoktu.
COP31’in bütün maliyeti Türkiye’ye yüklenirken 285 milletvekili yoktu.
Maden Kanunu görüşülürken 272 milletvekili yoktu.
Zeytinlikleriniz maden şirketlerine açılırken 266 milletvekili yoktu.
Eviniz, okulunuz, ormanınız, zeytininiz, madeniniz ve cebiniz talan edilirken bu milletvekilleri neredeydi?
Sonra konu PKK’ya özel yasaya geldi…
Birden Meclisin ışıkları yandı!
Sıralar doldu!
Hastalar iyileşti!
Uçaklar yetişti!
Bütün mazeretler ortadan kalktı!
467 kabul, 87 ret, 7 çekimser, yalnızca 31 devamsız!
Bütçe ve kesin hesaplar dışında 28’inci Dönemin en yüksek katılımlı kanun oylaması!
Demek ki mesele milletvekilinin Meclise gelememesi değilmiş.
Mesele, kimin çağırdığıymış!
🇹🇷Ailesi olmayan Şehit Komando Uzman Çavuş Murat Akman'ın Türk milletine son mektubu:
•Askerliğim bittikten sonra yırtıp atacaktım bu mektubu ama şu an okuyorsanız 'yırtamadım' demektir.
•Bileniniz var mı? Ben nasıl öldüm?
•Bileniniz var mı? Ben kimi korumak için öldüm.
•Beni bir çöp bidonuna atıp giden anam, söylesene ben kimin için öldüm.
•Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğini bölmek olduğunu öğrendik.
Peki! Size neyi bölmeyi öğrettiler?
İlhan Selçuk'un harika bir yazısı. Defalarca okumakta fayda var.....
ŞAŞIP KALIYORUM …
🤢Arap İngiliz'le birleşmiş Türk'ü arkadan vurmuş;
🤢Ermeni Rus'la birleşmiş,
Doğu Anadolu'yu kana bulamış;
🤢Rum Yunan'la, Yunan İngiliz'le birleşmiş,
Batı Anadolu'yu ele geçirmiş.
🤢Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık,
kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,
🤢Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
🤢Anadolu'nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
🤢yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum...🤔
☘Yunan'ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
☘İngiliz'i İstanbul'dan nasıl çıkarmışız,
☘ dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?
⭐Yıl 1923
Anadolu'da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız;
⭐Yüzde 95'i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz... .
.⭐ Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..
🤢1923'ün yanmış yıkılmış Anadolu'sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..
🤔Kalan ne? Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu'yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
🤔Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,
🤢Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,
🤔Yurttaşlik yasası yok,
🤔Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.
🤔Kalkın bakalım...
Nasıl kalkınacaksın?...
🤢Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?
🤔🇹🇷Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?...
🤔🇹🇷Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
🤔🇹🇷Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
🤔🇹🇷Merkez Bankası 1930'a değin neden açılamamış?..
🤔🇹🇷Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
🤔🇹🇷1920'de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95'i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?
🤔🇹🇷Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
🤔🇹🇷Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..
🤔🇹🇷Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Avrupa'da saygınlık nasıl kazanılmış?..
🤔🇹🇷Şaşıp kalıyorum...🤔
🤔🇹🇷2000'li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
🤔🇹🇷Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
🤢🇹🇷⁉️Herşeyimiz varken neler yapamıyoruz?..
🤢⁉️Bir de bu ortamda,
Mustafa Kemal'e saldıranlara bakıyorum...🤢⁉️
🤢🤔Daha çok şaşıp kalıyorum...🤢🤔
İlhan Selçuk
BİR GECE YATIP KALKTIK Kİ...
Bir gece yatıp kalktık….
Türk Ordusu yok…
Darbe yapacaklardı ama silahları tarlada gömdükleri yeri de unuttular demek…. Darbe olacak mıydı, olmayacak mıydı derken, ordu artık yoktu…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yargı yok…
Yargıyı bölüşmüşler, yarısı hocaya, yarısı imama…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyetçi aydınlar yok…
Hücrelerdeler…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Medya yok…
Yarısını almışlar parayı bastırıp, kalan yarısının da gırtlağına bastırıp…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Ben yokum…
Muhterem karıma “Ben yok muydum şu köşede yahu?” dedim…
“Yoksun, kovuldun” dedi…
Ağladı…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Laiklik yok…
Devlet tekbirle açılıyor…
*
Bir gece yatıp kalktık…
“Türk” yok
*
Bir gece yatıp kalktık…
Bayrak yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yarısı gitmiş…
“Türkiye” de yok…
*
Bir gece yatıp kalktık, marşlar yok, andımız yok, bayramlar yok…
Bir gece yatıp kalktık, bu 4+4+4’tür dediler…
Çocuklar yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyet yok…
*
Ve bir gece yatıp kalktık ki..
Biz yokuz…
*
Yatma o zaman…
Kaldır başını artık…
Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp, bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına…
Yatma…
*****
Bekir Coşkun / 03.01.2015- SÖZCÜ
" Seninle Bir Dakika "
1975 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye bu şarkı ile 3 puanla sonuncu olmuştu...
Yıllar sonra bu şarkıyı dünyaca ünlü piyanist Richard Clayderman , yorumladı...ve albümüne aldı...
"..Richard Clayderman ~ Seninle bir dakika (A moment with you)
From "Turquie Mon Amour ..."
25 Ağustos 1919 gecesi Atamızın Erzurum'da Mazhar Müfit Kansu'nun kendisine yönelttiği:
“Paşam Sivas'da galiba manda meselesi bizi çok üzecek ve yoracak.” sözleri üzerine,
Amerikan mandacılarına tarihi cevabı:
“Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak sanıyorlar.
Kendi rahatlarını temin etmek için bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklâlini feda ediyorlar.
Biz başarılı olacağız.
Buna süphem yok.
Acaba zafere kavustugumuz ve memleketi kurtardığımız zaman Osmanlı ricalinin ileri gelenleri utanmak hissini duyabilecekler mi?..
Öyle bir manda istenecek veya verilecekmiş ki, hakimiyet hakkına, dışarda temsil hakkımıza, kültürel bağımsızlığımıza, vatan bütünlügümüze dokunulmayacakmış.
Buna ve böylesine, Amerikalilar degil, çocuklar bile güler.
Her seyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeden böyle bir mandayı niçin kabul etsinler?
Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi aşık olacaklar.
Bune hayal ve ne gaflettir?
Hayır Paşalar hayır, hayır, beyefendiler hayır, hayır, hayır hanimefendiler hayır, manda yok,
Ya istiklal ya ölüm var...”
Başbuğ Mustafa Kemâl Atatürk
Yurtdışına okumaya giden her 10 Çinli öğrenciden 9’u artık ülkesine dönüyor. Çin uzun soluklu bir stratejiyle beyin göçünü tersine çevirmeyi başardı.
Türkiye’nin dersler çıkarması gereken bir mesele.
Özellikle 211 ve 985 projelerinin detaylı incelenmesi gerekiyor. Yine Çin’in yükseköğretim sisteminde gerçekleştirdiği reformlar kapsamlı bir şekilde raporlaştırılmalı.
Ve her şeyden önemlisi üniversitelerimizin Türkiye’nin ulusal stratejisiyle uyumlu hale getirilmesi lazım.