#FatoşPınarTürker ‘in savunmasını butlancılar da okusun. Emeğiyle kazanabileceği en üst gelire sahip bir kariyeri kamu hizmeti için bırakıyor. Ömrünce kazandığına çöküyorlar, bekar bir anne, çocuklarıyla tehdit ediliyor, kızların eğitimi aksıyor. İşkence görüyor ve satmıyor. Doğrudan şaşmıyor. Ne için satıldınız peki? Daha fazla ne kaybedebilirdiniz de sattınız?
Doğrudur "Söz uçar, yazı kalır" derler ama bu söz uçmasın!
İBB Medya AŞ. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in dün mahkemede yaptığı savunmanın tarihe geçmesi gerekiyor çünkü.
Bu sabah yayında okudum ki kimse bu kötülüğü unutmasın, kötülüğü de kötülüğü yapanları da!
Kılıçdaroğlu herhangi bir karışıklığa engel olmamak için Meclise gitmiyormuş! Grubu mu var, vekili mi var? CHP Vekilleri önünde konuşabilecek cesareti ve yüzü mü var? Sana torun sev, balık tut dedik. Sen maskara olmayı uygun gördün.
Gazeteci İsmail Arı, 71 gündür tutuklu. 71 gündür cezaevinde yerde yatıyor. Tek suçu, gazetecilik yapmak.
5 Haziran Cuma günü, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak. İsmail Arı'nın çağrısı var:
"Bir süredir 5 Haziran’daki duruşmama, savunmama hazırlanıyorum. Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım."
İsmail'i yalnız bırakmayalım.
Ozan Güven ile Kadıköy’de oturdukları mekândan dışarı çıkarılan Mehmet Aslantuğ, olay hakkında açıklama yaptı:
“Biraz uzun gibi ama benim için çok önemli. Sabrınıza sığınarak açıklayacağım.
Şiddeti reddetmek, adaleti savunmak ve hak arama mücadelesine saygı göstermek ne kadar önemliyse, hukukun yerine toplumsal infazın geçirilmesine itiraz etmek de o kadar önemlidir.
Dün gece yaşanan gerilim sırasında yaptığım şey, giderek sertleşebilecek bir ortamın daha fazla büyümesine engel olmaya çalışmaktan ibarettir. Oraya davet edildim. İlk kez gittim. Herkesin az çok yaşça büyüğü olarak tek tek konuşup asgariden gerekeni yapmaya çalıştım.
Farklı başlıklarla da olsa, linç kültürünün kimseye bir anlam katmadığına; derin yaralar ve pişmanlıklar yaşattığına tanıklık eden biriyim. 30 yıl süren bir evliliği hüzünle uğurlarken bile, mahkeme yolunda ‘Elimden tutar mısın?’ diyen bir ayrılığa mesafeli durmadım, duramazdım.
Bazı arkadaşlıklarda hangi boşluğu, hangi travmayı yalnız bırakmamam gerektiğini; payımıza düşen sorgulamayı ve iyileştirmeyi başkalarının öfkesinden öğrenerek esirgeyecek de değilim.
Temsil etmeye çalıştığım sorumluluğu ve nezaketi, haddini aşan söylem ve tavırlarla yayarak kişilik haklarına saldırganlığa dönüştüren muhataplar için tüm bu ifşa ve kayıtların tamamı artık hukuki bir soruşturmanın da konusudur.
Saygılarımla.”
Mahinur Hanım, önce ülkemizde iktidarınızın yönetiminde ihmallerden, cezasızlıktan, tedbirsizlikten ölen binlerce çocuğun adaleti ile çözümler üretip, geride kalan annelerinin vicdanını rahatlatacak, acılarını dindirecek hamleler yapın ki “anne” kavramı üzerine yorum yapma hakkınız doğsun!
Ayrıca annelik vicdanını, merhametini, sevgisini hisseden her kadın, doğadaki her canlının annesi olabilir.
Ülkemizin daha ciddi sorunları var, lütfen bu ciddi sorunlarımızı, boş konularla önemsizleştirmeyin.
Direnişimiz taleplerimiz karşılanana dek devam ediyor. Söz değil, somut adım istiyoruz!
Taleplerimiz:
1. Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi,
2. TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alan tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,
3. Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
4. İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
5. Sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
6. Madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınması.
#HakkımıVerDorukMadencilik
Direnişimizin 14. açlık grevimizin 6. gününden, Kurtuluş Parkı’ndan Türkiye’ye selam olsun.
Direnişimizin ilk gününden beri söylediğimiz gibi: Tüm haklarımızı alana kadar buradayız, gitmiyoruz.
#MadencininEliniTut#HakkımıVerDorukMadencilik
birincisi bu olayı çocuk zaten dengesizmiş'e getirip sıfır sorumlu ile dosyanın kapanmasına, ikincisi özel ilgiye ihtiyaç duyan zavallı çocukların hedef tahtasına oturtulmasına sebep oluyorsunuz ve bunları da farkında olarak yapan birer yarak kafalısınız.
Gözaltına alınan muhabirimiz İsmail Arı'dan kamuoyuna mesaj:
"Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni tweetler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir! Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler..."
https://t.co/sguqE5IowK