Unacceptable discrimination & harassment at Budapest Airport by @wizzair gate staff! On flight W6 2487 to Ankara (23 Sep, 05:45), a female gate agent deliberately humiliated and targeted us simply for being Turkish passengers. Her aggressive, hateful demeanor was pure xenophobia.
Fevzi çakmak "ben başka çare göremiyorum" deyip de gözünü sana diktiğinde ne düşündün bilmiyorum. Yakup Sevki Subaşı "bu kararın vebali büyük olur" diyerek defaatle "ihtiyat" kelimesini tekrarladığında, bir zamanlar ondan aldığınız harp derslerinin tam olarak hangi aşamada aklınızda hükümsüz kaldığını da bilmiyorum. Ismet Inönü " vereceğiniz karar ne olursa olsun canla başla yerine getireceğiz" dediğinde, onu duyup duymadığını hatta orda olduğunu gördünmü kestiremiyorum. peki ya sabahın köründe üstünüze inen sise karşılık içtiğin tütünün verdiği sıkıntı neye benzer? toplar yağmur olup kocatepe'ye yağdığında nasıl bir heyecan vermiştir yüreğine? imkanı yok tahmin edemiyorum. ama zaferin neye benzediğini biliyorum.
Vaktiyle bir Mustafa Kemal varmış!
Var olsun...
Fransa’da wifi bulamam diye 15€’ya 120GB paket almıştım hiçbir Fransız bu paketi almıyordu ben de evlerinde falan kullanıyorlar sanmıştım oysaki bu paketin hayvanlığını şöyle anlatayım bir ay boyunca hiçbir wifi’a bağlanmadan onlarca film, youtube videosu, güncellemeler ve üstüne bir de bilgisayarımı bağlamama rağmen zar zor 16-18 gb arası harcayabiliyordum. Bizi Türkiye’de fena dolandırıyorlar.
Everyone felt sad for the penguin walking alone and the monkey rejected by his mother. But this video is far more heartbreaking, yet it didn’t receive the same attention.
Böyle bir prototip var: "Yurdum Avrupalısı"
Kendi çapının Avrupalısı... Öz yurdumuzun, Anadolumuzun Avrupalısı.
Mesela sadece 4 nesildir şehirli diye, dedesi yüksek memur/rütbeli asker diye, bazen memleketinden, bazen tiz bir tonla "biz göçmeniz..." vurgusundan, bazen 1987'de mezun olduğu kolejden/üniversiteden, bazen yalnızca 8 yıldır oturduğu semtten, bazen dolabındaki henüz 23 yıl kadar yıllanabilmiş şarabından, bazen kraliyet nişanı gibi gizli bir gururla alttan alta göstererek tercih ettiği o markadan, bazen gittiği ve tarçınlı kekinin 97 yıllık olduğuyla farkını ortaya koyan cafe tercihiyle ya da böyle 50 bin verip girebildiği Tarkan konserindeki VIP bölümünde yüzündeki o ait olma gururunun huşusundan o pek yüksek statü(!) farkını belli eden;
ömrünce seçkin bir gruba ait olma hevesi ve elitlik hasretini dindiren ve bu aşırı yüksek hasletlere(!) sahip olamayan yurdum insanına karşı kendini daha beyaz, daha elit, daha eğitimli, daha seçkin zanneden yurdum avrupalısı profili... Bildiniz di mi? Hani ATM sırasındaki homurdanışlarından, Dış Hatlar pasaport kontrolünde bön ve kibirli duruşlarıyla her gün muhakkak binlercesine denk geleceğimiz bir yurdum avrupalısı profili.
Ömrünce yaşayacakları zaferler yurdum insan karşı Avrupalı gibi görünebilmek gibi şeyler işte. Bırakın da bu yüksek zevki gönüllerince yaşasınlar ayol. :)