İstanbul’umuz yeni metro hatları kazandıkça beceriksiz idarecilerin elinde eziyete dönüşen trafik de rahatlayacak.
Bunun en büyük faydasını trafiğe takılıp işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek.
Gol atamayacak gibi oynayan ve bizi hiç heyecanlandırmayan milli takımımıza, dünya kupasına katılımından dolayı teşekkür ediyorum. 20 sene sonra tekrar görüşmek üzere, kim öle kim kala
Millet işi gücü bıraktı, aksiyon filmi izler gibi her gün CHP’yi izliyor.
Siyasi parti değil, sanki dövüş kulübü…
Herkes bir başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın peşinde.
Herkes bir ucundan tutmuş, Gazi Mustafa Kemal’in partisini oradan oraya çekiştiriyor.
Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekûn ayaklanmadan bahsediyor.
Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım:
Hayırdır? Siz milletvekili misiniz, yoksa militan mısınız?
Ne zamandan beri anarşi, muhalefetin politika aracı haline geldi?
Ne zamandan beri sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu?
Kimse kusura bakmasın, hangi bahaneyle olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine biz müsaade etmeyiz.
Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılayımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı.
7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı, aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti.
Ateşkes sonrası başlattığı Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor.
Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor.
Gazze’nin yanı sıra, siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.
Öğretmenlik gibi ulvi bir mesleği icra ederken teröristler tarafından katledilen Aybüke Yalçın’ı şehadetinin 9’uncu yılında rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak… 🇹🇷
Eğer Ümit Dikbayır yada herhangi bir Kemalist, Rümeysa Eker hakkında suç duyurusunda bulunursa, yalnızca yazdığı dilekçedeki isimleri değiştirerek AK Parti seçmenine hakaret eden bu 46 Kemalist hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Birazdan bu 46 kişilik listeye yeni Kemalistler de eklenecek.
@umitdikbayir
@YusufElmas Senin ve senin gibilerin ekmek kapısı Atatürk. Neresinde hakaret eleştiriyi bile hazmedemeyen bir güruhsunuz. Burada Atatürk'e birşey demiyor ki okuduğunu anlamayan size söylüyor
@avcemilcicek Senin ve senin gibilerin ekmek kapısı olmuş Atatürk. Neresinde hakaret var, eleştiriyi bile hazmedemeyen bir güruhsunuz. Burada Atatürk'e birşey demiyor ki okuduğunu anlamayan size söylüyor
Eğer biz bu elektriği yenilenebilir kaynaklar yerine doğal gazdan karşılamış olsaydık 3,5 milyar metreküp doğal gaza ihtiyaç duyacaktık.
Karşılığında da 1,8 milyar dolar ödeme yapacaktık.
Bugün hizmete aldığımız yatırımlarla böyle bir faturadan kurtulmuş olduk.
Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var.
Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı.
Kendisi “hain ve iş birlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.
Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlananlar maruz kalacak.
Anlaşılan o ki ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes bir gün hedef tahtasına konulacak.
Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir.
Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz.
Şahsımıza, hükûmetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı korumaya büyük özen gösteriyoruz.
Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız.
Millî iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz.
Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir:
Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır; garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır; beytülmal, aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir.
Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir.
Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir.
Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır; biz buna izin veremeyiz.
Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez.
Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek, bizlerin boynunun borcudur.