Ay sonu olmasına rağmen teşvik ödemeleri hâlen yapılmamıştır. Aylardır ek mesai ödemesi de yapılmıyor. Parçalı, güvencesiz ve emekliliğe yansımıyan ücret rejimini reddetiyoruz. Teşvik, döner, emekliliğe yansımayan ilave ek zam gibi ücretlendirme modelinizi kabul etmiyoruz.
İşçi ve memur ayırımı olmadan tüm sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında çalışan emekçilerin temel ücreti yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalıdır. Yoksulluk sınırı üzerindeki temel ücretin üzerine yapılan işin niteliği ve riski, eğitim durumu, çalışma yılı gibi kriterler ile giydirilimiş ücret belirlenmelidir. Aldığımız tüm ücretler emekliliğe yansıtılmalıdır.
Nöbet ücretleri ve fazla mesai ücretleri ise giydirilmiş brüt ücret üzerinden belirlenmeli, gece çalışması, hafta sonu ve resmi tatillerde de en az normal mesainin iki katı olarak hesaplanmalıdır.
SES olarak bu haklı talepleri kazanıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
@saglikbakanligi
Tekim, kendime yetiyorum, çektiğim bir yoksunluk ya da vazgeçemeyeceğim bir alışkanlık, bir bağlılık yok; hayatı sevmeye çalışmakla uğraşmıyorum ve bu durumu romantize etmiyorum sadece akıştayım, rafine zevklerimin peşinde minimalist adımlarla koşuyorum; huzurluyum çokça.
Eskiden anlamalarını, empati yapabilmelerini beklerdim; bir ara sadece susmalarını istedim lakin artık beni görmemelerini istiyorum; insanlardan bunaldım.
Ben en başından biliyordum bu savaşın yüreğimde hiç kapanmayan derin yaralar açacağını…
Tüm çabamın boşa gidip sonunda ellerimin bomboş kalacağını…
Başkalarına özenle baktıran o mutluluğun beni hiçbir zaman bulamayacağını…
Ama insan bazen ölesiye yanılmak istiyor.
‘Bazen gidemezsin ama kalamazsın da. İkisinin arasında sıkışmışlıkta bir mucize olsun istersin ya da bir işaret beklersin. Yıllar böyle akıp giderken, hiç farkında olmadan yaşama sevincini kaybedersin. Sonra ne mi olur? Gitmek de kalmak da anlamsızlaşır. Öyle işte…’
Sevilmek de bir ihtiyaçtır. Nilgün Marmara’nın da dediği gibi; ‘Keşke benim de yanımda her zorluğa rağmen dimdik durabilen, beni sevebilen biri olsaydı. İnsan tek başına dağ olamıyor bazen’
profile bakanın görülmesi, korkutmasın. eyleme dökülmeyen düşüncenin yaptırımı olamaz. “sana aşığım” dmsi atmadığınız sürece sınırsızca bakılabilir. zaten profile bakmak; “çok mutsuz. bu insanı ben kurtarabilirim” demek, ona yardım etmektir. ya da bilimsel bi araştırma içindir.