ben mutlu olma eğilimi yüksek biriyim. bir ağacın altında bile oturduğumda çok mutlu oluyorum. yeni demlenmiş çayı içerken. gölgelik yer bulmuş gibiysem ve şarkı da güzelse hep mutlu olurum.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
İyi ki kendim gibiyim; kimseyle yarışmayacak kadar olgun, hayata kafa tutacak kadar deli, yaşamak isteyecek kadar çocuk, küçük şeylerle mutlu olacak kadar kanaatkâr, hayallerim taze, içimde hep umut tomurcukları... Gelene de, gidene de razı.