Denkliğimin olmamasını geçtim.
Asgari ücretli bir işe bile giremiyorum.
Neden ?
YÖK ' ün bloke vicdansızlığı yüzünden...
Ben bu kuruma ne diyeyim artık ? Bilmem ki...
Beni bu kadar mağdur etmesine ne hakkı var ?
Yasal olsa yetim aylığıma bile göz dikecek.
Yazıklar olsun...
Yurtdışı üniversite mezunu gençlerimizin diploma denkliğini vermek ve ülkemizin hizmetine kazandırmak gerekir. Bu konuda desteklerini açıklayan @LeventUysalNEV@bakiersoymhp ve tüm siyaset adamlarına teşekkür ederim.
#DenklikİçinLeventUysalSözü
Yurt dışında eğitim alıp ülkemize dönen vatandaşlarımızın diploma denklik süreçlerinde yaşadıkları sorunları ve kamuoyundaki beklentileri, hazırladığımız soru önergesiyle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e ilettik.
Gençlerimizin mağduriyet yaşamaması ve kazanılmış haklarının korunması adına sürecin takipçisi olacağız. 🇹🇷
@arcelik 15 gün önce Arçelik bayisinden Arçelik çaycı aldım
Bir önceki Arçelik olduğun için aldım ama iki hafta sonra çaycının onu paslandı ve metal renk değiştirdi
Denklik mağdurlarının yaşadığı sorunu küçümseyen ya da anlamayan insanlara bazen şu soruyu sormak gerekir:
Diyelim ki herhangi bir fakülteden mezun oldunuz. Elinizde diplomanız var. Yıllarca emek verdiniz, sınavlardan geçtiniz ve mezun oldunuz.
Sonra bir kurum size şöyle diyor:
“Ne sınav yapacağım, ne staj kararı vereceğim, ne de fark dersi belirleyeceğim. Seni hiçbir şekilde kayda almadan, ölçmeden diplomanı reddedeceğim.”
Sizin tepkiniz ne olurdu?
Bir de şu ihtimali düşünün:
Farz edin hukukçusunuz. Size önce “HMGS sınavına çalışmana gerek yok” deniyor.
Ya da “Önce hazırlan, seni ölçeriz; ona göre denklik belgesi veririz” denilerek iki-üç yıl, belki daha fazla bekletiliyorsunuz.
Siz de buna güvenip HMGS sınavına hazırlanıyorsunuz.
Dar bütçenizle kaynaklar alıyorsunuz, kitaplar topluyorsunuz, emek veriyorsunuz.
Sonra kurum size dönüp şunu söylüyor:
“Diplomanın reddine karar verdik. HMGS sınavını kazansan, barajı geçsen bile fark etmez. Biz senin diplomanı tanımayacağız.”
Böyle bir durumda siz ne düşünürdünüz?
Ya da bir an için kendinizi tıp fakültesi mezunu olarak düşünün.
Uzmanlık gibi bir hedefiniz yok; yalnızca pratisyen hekim olarak çalışmak istiyorsunuz.
Ama size deniliyor ki:
“Önce TUS kadar zorlayıcı bir denklik sınavına gireceksin.”
Bu sınava çalışıyorsunuz, barajı geçiyorsunuz.
Ama sonuçta kazanacağınız tek şey yalnızca pratisyen hekim unvanı oluyor.
Oysa aynı sınavı kazanan başka kişiler uzmanlık unvanı alabiliyor.
Bu durumda insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Aynı zorluktaki bir sınava girip bambaşka sonuçlarla karşılaşmak gerçekten ne kadar adil?
Denklik meselesi, çoğu kişinin sandığı gibi bir ayrıcalık talebi değildir.
Sadece basit bir soruyu sorar:
Bir insanın diplomasını ölçmeden reddetmek mi adildir,
yoksa ölçüp değerlendirerek karar vermek mi?
Çünkü bir insanın emeğini yok saymak kolaydır.
Ama o emeğin arkasında geçen yılları görmek, vicdan ister.