🚨$3000 @Stake KURBAN BAYRAMI ÇEKİLİŞİ! (30x$100)🐏
✅Katılmak için:
• Bu tweeti RT yap 🔁
• Yorumlara Stake kullanıcı adını bırak 👌
(Eğer bir Stake hesabın yoksa, buradan kayıt ol: https://t.co/ko7BpdO7zI)
⌛4 GÜN İÇİNDE SONA ERİYOR!
@bosunatiklama bizim tr de de bunu yapan içerik üreticisi vardı oğuz yiğit başyiğit sanırım yanlış olabilir 3 ay falan evden çıkmamıştı galiba benzer işler
OYUN BOZULDU, SİSTEM PATLADI
Araştırmalara, verilere falan bakmaya gerek yok; sokağa inip iki dakika etrafı izleyen zaten mevzuyu çözüyor.
Her 10 gençten 7’si hala ailesiyle yaşıyor, maaşlı çalışan bile babasından harçlık ister hale gelmiş.
Genç adam oturup bir hesap yapıyor.
"Abi" diyor, "Sabahın köründe kalkıp, günde 10 saat, günlük 700-800 liraya başkasının kahrını çekeceğim.
Ay sonunda elime geçen parayla ne ev alabilirim, ne altına bir araba çekebilirim, ne de hayalimdeki o kadının karşısına dikilip bir gelecek sunabilirim."
Haklı.
Eskiden "çalışırsan olur" denirdi.
Artık o denklem çalışmıyor.
Köle gibi çalışsan da günün sonunda elinde kalan tek şey yorgunluk ve stres.
Havuç sopanın ucundan alındı. Ödül yoksa, kimse oynamak istemez.
"Millette Para Yoksa Kafeler Neden Dolu?"
Dayıların, teyzelerin anlamadığı, anlayamadığı yer burası.
O kafeler zenginlikten değil, umutsuzluktan dolu.
İnsanlar artık paralarını "bir şeye sahip olmak" için biriktirmiyor, çünkü biriktirse de bir şeye sahip olamayacağını biliyor.
Ev fiyatı olmuş 100 birim, senin birikimin 1 birim.
Gençler de diyor ki; "Bari bugünümü kurtarayım, şu kahvemi içeyim, şu yemeğimi yiyeyim de dopamin alayım."
Bu bir keyif değil, bu bir narkoz. Acıyı hissetmemek için anlık yaşıyorlar.
Küreselcilerin o meşhur lafı vardı ya; "Hiçbir şeye sahip olmayacaksınız ve mutlu olacaksınız."
İlk kısmı tutturdular, kimsenin bir dikili ağacı yok.
Ama ikinci kısım patladı; kimse mutlu değil. Herkesin içi barut fıçısı gibi.
ŞİMDİ GELELİM SANA...
Bu çarpık düzene, bu kölelik şartlarına başkaldırıp "Ben başkasına 20 bin liraya amelelik yapmam" demene sonuna kadar saygı duyuyorum.
Sistem tıkandıysa, dişlilerin arasında ezilmek zorunda değilsin.
FAKAT...
"Sisteme çalışmıyorum" diyip, kendine de çalışmıyorsan, işte orada sana saygı duymuyorum.
Başkasına çalışmamanın bahanesi, evde yatıp bütün gün Reels kaydırmak olamaz.
Eğer bir patronun yoksa, patron sensin.
Ve sen, kendine karşı en acımasız patron olmak zorundasın.
Bu devirde diplomaya, etikete değil; "Ben bu işi çözerim" diyecek yeteneğe ihtiyaç var.
Şimdi hemen; "Abi ülkenin kayırcılığından ötürü torpil gerekli, dayın yoksa iş yok" diyen kardeşlerim çıkacaktır.
HAYIR.
Hayatta her zaman, her sektörde ve her yerde aranan nadir insanlar vardır:
İş bitirici.
İşini hakkıyla yapan, liderlik özelliklerine sahip, kriz anında soğukkanlı kalan, bahane değil çözüm üreten pratik insanlar...
Hangi tarihte, hangi rejimde olursak olalım bu özellikler asla göz ardı edilemez.
Sistem ne kadar yozlaşırsa yozlaşsın, işlerin yürümesi için bu adamlara muhtaçtırlar.
Böyle bir adam, cehennemde su satar gene yolunu bulur.
Sen o adam mısın? Yoksa torpil bahanesinin arkasına sığınan korkak mısın?
Elinin altında İNTERNET diye bir nükleer güç var.
Bu aleti sadece karı kız kovalamak veya komik video izlemek için kullanıyorsan, sen de o "sahip olamayanlar" kervanına katılırsın.
Şartlar zor, oyunun kuralları bozuk, kabul ediyorum.
Ama durum böyle diye köşene çekilip kaderine razı mı geleceksin?
Yoksa bu kaosun içinde bir fırsat yaratıp kendi yolunu mu çizeceksin?
Durumu kabullenme. Sızlanma.
Bir yetenek edin, bir beceri geliştir ve bu bozuk düzenin içinde kendine bir hayat kur.
Hayatın bir anlamı yok.
Anlamı sen yarat.
Sorularına cevap arama.
Sorularının cevabını sen yarat.