Puhu kuşu, yaklaşan karanlığı hissetmişti. Erken öttü. Başını kestiler. Ama karanlık geldi, bastı. Çok mu şaşırdınız❓Daha zifirisi var bu karanlığın. Yolda. Geliyor.
"Çüş, oha, yok artık" falan dememek lazım. Kendilerine teşekkür ediyoruz. 1963'te Komünizmle Mücadele Derneği'nin Erzurum şubesinde Fethullah Gülen'in üstüne sümüğü damlaya damlaya yazdığı bir varakparenin teksiri gibi metin. Soğuk Savaş'ta yaşayan biziz ama.
“Benim işim -hastalarımın sözlerinde, anılarında ve rüyalarında- karanlık iç dünyalarına inen bir yol bulmaktır. Karanlık iç dünyaya yolculuk her psikanalizin zorunlu bir parçasıdır: Işığı görmek için karanlığa inmeniz gerekir.” s.132
Hepimiz öykü anlatıcısıyız; yaşadığımız hayatı anlayabilmek için öyküler anlatırız. Ancak anlatmak yetmez. Dinleyen de biri olmalıdır. İşte Stephen Grosz, dinleyen o kişi.
Yeni kitabı Sevgi Emeği’nde de bir psikanalistin muayene odasından süzülüp gelen farklı hayatları anlatmaya devam ediyor Grosz.
“Demek ki Marksizmi donmuş-kalıplaşmış bir öğreti olarak değil, tıpkı süreç içinde somut koşulların analiziyle nasıl oluştuysa, tıpkı öyle, somut koşulların analizine bağlı olarak düşünüp uygulamak gerekiyor.”
Hem bu kitap hem de başladığım süreç, bana yaşamımda başat sorunlarımdan birisi olan bağlanma korkumu öğretti. Evet, yalnızlık bazan güzeldir. Artık uyanma zamanı. Hayat elimizde olmadan bütün iyiliği ve kötülüğüyle devam ediyor.
O satırlar, 2013 yılında çıkan “Bal Tuzağı/Bel Altı İstihbarat” adlı kitapta yazıyor. Yazan ise tanıdık bir isim: Cevheri Güven. Okuru, Fethullahçıların TSK’yi tasfiye için kurguladığı kumpaslardan Askeri casusluk davasına bu alçakça yalanları öne sürerek inandırmaya çalışıyor.
Cevheri Güven’in fuhuşla ve üst rütbeli komutanlara pazarlanmakla suçladığı kız öğrenciler kim biliyor musunuz? Yanıtı, Cevheri Güven’in kitabında sık sık referans verdiği Zaman gazetesinden okuyalım: “Çetenin fuhuş elemanı olarak kullandığı 18 kadın askerden 13’ünün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) burs aldığı tespit edildi. Albay İ.S’nin bilgisayarından çıkan bilgiler ise ÇYDD’li kızların özellikle seçildiğini ortaya koydu.”
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/n7KRzVSJWa
Çok öfkeliyim
Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulundu. Fatmanur hanım ile 2023 yılında bir kafede görüştük, yaklaşık iki saat yaşadıklarını belgeleriyle anlattı.
Birçok haber yaptık ama seslerini duyan olmadı süreci belgeleriyle anlatıyorum. Çünkü Fatmanur Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti.
Sorumlunun kimler, hangi "makamlar" olduğuna siz karar verin +
Bu yoğun gündemde size hazırlanmasına katkıda bulunduğum bir kitabı önermek istiyorum.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Öykü Antolojisi, hikayeciliğimizin ilk 50 yılının uğrak noktalarına ışık tutan bir çalışma oldu.
Öyküleri günümüz Türkçesine ben uyarladım. Umarım beğenirsiniz. 😊
➡️“ABD-İsrail İran’da rejimi yıkacak, İran’daki Azeri Türkleri bağımsızlığını kazanacak ve Türkiye’yle birleşecek” diye sevinen bazı ultra-Türkçü kesimler var…
➡️Meseleye gayriinsani bakmalarını geçtim, hayallerinin ne kadar gerçekdışı olduğunun bile farkında olamayacak kadar “kör milliyetçi” ruh halindeler.
➡️Gerçek şu: İran, İran’daki Türklerin de devleti! İran’ı kendi devletleri olarak gören geniş kitlenin ayrılıkçı eğilimi yok. Dini lider Hamaney Türk’tü, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan Türk.
➡️Asıl vahimi, Bu “kör milliyetçi” bakışın, tersinden, her halka, örneğin Kürtlere de Türkiye’den ayrılma hakkı anlamına geldiğini bile ayırdetmeyecek kadar körleşme halidir bu.
Anlıyoruz ki müzik öğretmeni Atahan Demir’in okuldaki işine son verilmiş. İşte bu sürece dair suç duyurusunda yer alan şu satırlar çok dikkat çekiyor:
“Olay tarihinde okul müdürü Fatma Gediktarafından müşteki odaya çağrıldı, görüşmede özetle, ‘Bizim kültürümüzde yılbaşı kutlamak yok. Orada dansöz oynatıldı. Seni Star TV’de yılbaşı eğlencesinde bazı aileler görmüşler, bu konudan çok şikâyetçi oldular. Bu yüzden iş akdini feshediyoruz’ denildi.”
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/Ewxhqp9crY
Biz, Küba’nın dostları olarak, insanlık dışı abluka politikalarının derhal son bulmasını talep ediyor; sosyalist Küba’yı savunmak için tüm gücümüzle elimizden geleni yapacağımızı ilan ediyoruz.
Küba yalnız değildir, asla yalnız kalmayacaktır.
https://t.co/PgfLIl47x2
Belki asıl tuzak, "ses etmeyin, akp'ye yarıyor" diye sükunetin temin edilmesidir. Tüm anketler -Akp tabanı dahil- halkın laiklik hatta tarikatların kapatılması konusunda oydaştığını gösteriyor. Bu veriler ısrarla görmezden geliniyor.
MEB Basın Müşaviri Yılmaz Güney’in açıklamasından anladım ki öğrencilerin sorgulandığı, sınav kâğıtlarından ders defterlerine kadar her belgenin incelendiği, velilerin ayağa kalktığı soruşturmadan bir şey çıkmamış. Ülke gerildiği ile, tartıştığı ile, öfkelendiği ile kalmış. Bilemiyorum... Belki de bu şikâyetleri yapanların niyeti de buydu.
https://t.co/1MQpFG6Ql6