Hakkı yenen öğretmen, emeği görmezden gelinen öğretmen, sabahlara kadar çalışıp aldığı puanı 10 dakikalık mülakatla elinden alınan öğretmen, özel sektörde asgari ücretin bile altında çalışmaya mahkûm edilen öğretmen…
Bir yanda yetkisiz sendikalar, diğer yanda menfaat peşindeki eğitim gazetecileri. Ve bütün bunların sorumluluğunu taşımak yerine, sanki yaşananların sorumlusu değilmiş gibi açıklamalar yapan Yusuf Tekin…
Bugün duyulmayan bu ahlar, görmezden gelinen bu emekler elbet bir gün karşılığını bulacaktır. Bu dünyada hesap sorulmazsa, ahirette mutlaka sorulacaktır. Çünkü hiçbir makam, hiçbir güç ve hiçbir koltuk; alın terinin, emeğin ve kul hakkının üzerinde değildir. Allah büyüktür.
#ÖğretmenlerAcilÇözümİstiyor
Öğretmenler torpil istemiyor, ayrıcalık istemiyor. Sadece hakları olan atamayı istiyor.
Bir zamanlar savaşın ortasında Maarif Kongresi toplayan bu ülkeden, bugün öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği günlere geldik.
Sürüklenen yalnızca öğretmenler değil; eğitimin, geleceğin ve ülkenin itibarıdır.
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
Saygıdeğer Talat abim, artık Yusuf Tekin’in ne öğretmenler lehine adım atacağına ne de verdiği sözlere inanmıyorum . “Atama olacak” söylemleri, 2026 AGS’ye düşük atama geleceğinin habercisidir. 2026 AGS mağdurlarına şimdiden geçmiş olsun.
Sevgili öğretmenlerim;
Bana detay sormayın çünkü ancak bu kadar biliyorum.
Milli Eğitim Bakanı ile görüşen bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanına, Bakan "Hazirana doğru, Haziran başında atama yapacağız" demiş.
Kimleri, kaç kişi bilmiyorum.
Yapar, yapmaz bilmiyorum.
Önünüzü kış tutun, yaz gelirse ne güzel.
Ben kişisel olarak çok fazla umutlu değilim ama umut edince olmadı, inşallah umudumuzu sınırlı tutunca olur.
Birine iyi gelmek, farkında bile olmadan birinin karanlığına küçük bir ışık olabilmektir.
Söylediğin bir söz, gösterdiğin anlayış belki senin için sıradandır ama bir başkası için tutunma sebebine dönüşebilir.
İnsanın kalbinde iyi bir iz bırakabilmek, belki de hayattaki en anlamlı şeydir.
Çünkü insan en çok yaptıklarıyla değil, başkalarına hissettirdikleriyle hatırlanır.
Ve bütün bunlar, aslında doğru kalabilmenin sessiz bir sonucudur.
Sonuç yine değişmedi: koca bir sıfır.
Devlet Bahçeli’nin öğretmenlere dair verdiği sözler karşılık bulmamıştır.
MHP’nin gücü, bin ek atama gibi bir ihtiyacı bile karşılamaya yetmemiştir
“ÖĞRETMENİ ZAYIFLAYAN BİR MİLLETİN GELECEĞİ GÜÇLÜ OLAMAZ!”
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki elim hadiseler üzerine “Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız.
Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz.” diyerek meselenin özüne ve öğretmenin ehemmiyetine vurgu yapmış olmasından ötürü meslektaşlarım adına teşekkürlerimi arzettim.
Türk Eğitim Sen olarak yıllardır ifade ediyoruz; öğretmeni itibarlı kılmadan eğitimde istenen hedeflere ulaşabilmemiz ve başta şiddet olmak üzere istenmeyen hadiselere engel olabilmemiz mümkün olmayacaktır.
Eğitim sürecinde öğretmenin etkinliği artırılmadığı müddetçe, alacağımız diğer tedbirlerin sonuca yönelik bir anlamı kalmayacaktır. Öğretmenin saygınlığını sağlamak, ilk düğmedir. Sınıf geçme ve disiplin mevzuatı öğretmenimizi öncelikli belirleyici kılacak şekilde yeniden düzenlenmeli; başta velilerimiz olmak üzere eğitim yönetimi, velilerimiz ve toplumun tüm kesimleri öğretmenin itibarını koruyacak şekilde tutum geliştirmelidir.
Nitekim Sayın Genel Başkanımız da 21 Nisan’da TBMM’de yaptığı konuşmada “Öğretmenlerimiz, yalnız sınıfta ders veren görevliler olarak düşünülemez. Onlar toplumun ahlakî omurgasına temas eden, çocuklarımızın şahsiyet dünyasını inşa eden müstesna şahsiyetlerdir.
Bu vesileyle altını kalın çizgilerle çizmek isterim ki öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim davası baştan ölü doğmuştur.
Öğretmenin itibarının zedelendiği, sözünün değersizleştirildiği, sınıf içindeki otoritesinin aşındırıldığı bir düzende ne sağlam bir eğitim nizamı kurulur ne de milli ve manevi kıymetlerle yoğrulmuş bir nesil inşa edilir.
Öğretmenin nesillerimizin yetiştirilmesindeki fonksiyonu da öğrencilerimiz ve ailelerimiz nezdindeki saygınlığı da tartışma konusu edilemeyecek kadar hassas bir öneme sahiptir.” ifadeleriyle bu gerçeğe vurgu yapmıştır.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bu kıymetli değerlendirmelerinden ötürü öğretmenlerimiz adına tekraren teşekkür ediyor, öğretmenin itibarını koruyacak ve artıracak tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini diliyorum.
Mülakat mağduru meslektaşlarımın yanındayım.
Bugün bir kez daha görüyoruz ki öğretmenin öğretmenden başka dostu yok.
Haksızlığa uğrayan her meslektaşımın sesi olmak hepimizin sorumluluğudur.
#1611MağdurTürkiyeTekSes
Öğretmenin arkasında duran, hakkını savunan bir bakan istiyoruz.
Eğitimcinin emeğini yok sayan değil, değer veren bir anlayış bekliyoruz.
Sorunlara göz yuman değil, çözüm üreten bir yönetim istiyoruz.
#EğitimeYeniBakan