📌 NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRÜ SAYIN MEHMET LEVENT KEPÇELİ'DEN SENDİKAMIZA ZİYARET
📌 Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Sayın Mehmet Levent Kepçeli Genel Başkanımız Türkeş Güney'i ziyaret ettiler.
📌 Genel Başkan Yardımcılarımız Halil Başer, Özkan Ulupınar, Serkan Şengül, Tarkan Ömer Bankur ve Ankara 7 Nolu Şube Başkanımız Oğuzhan Erbay'ın da yer aldığı görüşmede, kurum çalışanlarının talep ve beklentileri ile sendikal faaliyetler istişare edildi. Görüşmede ayrıca, kurum personeline karşı olumlu ve yapıcı yaklaşım dolayısıyla Sayın Genel Müdürümüze teşekkür edilerek, çalışan odaklı yönetim anlayışından duyulan memnuniyet ifade edildi.
📌 Nazik ziyaretleri için Sayın Genel Müdürümüze teşekkür ederiz.
@TCNufus
📌 Sendikamız Türk Büro Sen’in adalet personeli ile ilgili taleplerini TBMM Genel Kurulunda dile getiren, adalet personelinin TBMM’deki gür sesi MHP Kırıkkale Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Sn. Halil Öztürk’e sendikamız ve adalet personeli adına teşekkürü borç biliriz.
🔴 Adalet Hizmetleri Sınıfının İhdası
🔴 Uzman Katiplik kadrosunun ihdası
🔴 Büyükşehir tazminatı
🔴 Kira yardımı
📌Türk Büro-Sen olarak adalet personelinin sorunlarının çözümü noktasında Sn. @adalet_bakanlik@abakingurlek ve kıymetli ekibine güveniyoruz.
@MHP_Bilgi@Avkthalilozturk
ÜCRET ADALETİ TÜM KAMU GÖREVLİLERİ İÇİN SAĞLANMALIDIR
Bazı kurumlarda belli unvanlara yönelik münferit ücret düzenlemeleri yapılmaktadır. Kamu görevlilerinin mağduriyetini giderecek, adaletsizliklere çözüm olacak her türlü uygulamayı destekliyor, kamu görevlilerimizin mali haklarını iyileştiren her düzenlemeyi olumlu buluyoruz.
Ancak kamu yönetiminde ücret politikalarının belirli unvanlar veya bazı unvanlar üzerinden değil; hakkaniyet, eşitlik ve adalet ilkeleri doğrultusunda bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde ele alınması gerekmektedir.
Daha önce 3600 ek gösterge uygulaması esnasında da ek gösterge artışının belli unvan ve meslek gruplarına yönelik olarak yapılmasının adaleti bozacağı ve mağduriyetler doğuracağı hususunda yaptığımız uyarılar ve ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması konusundaki taleplerimiz karşılık bulmadığı için bugün milyonlarca memur ve emekli ekonomik olarak güçlükler yaşamaktadır.
Bugün ülkemizin dört bir yanında fedakârca görev yapan milyonlarca memur ve kamu emeklisi, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve bozulan gelir dağılımı nedeniyle ciddi bir alım gücü kaybı yaşamaktadır.
Aynı kamu hizmetini yürüten çalışanlar arasında giderek derinleşen ücret farklılıkları ise çalışma barışını zedelemekte, kamu vicdanını rahatsız etmektedir.
Bu düzenleme bir gerçeği de ortaya koymuştur: İhtiyaç görüldüğünde kamu görevlilerinin mali haklarında ilave iyileştirmeler yapılabilmektedir.
O halde aynı anlayış, yalnızca belli unvanlar için değil, geçim mücadelesi veren tüm kamu görevlileri ve emeklileri için de ortaya konulmalıdır.
Kamu görevlilerinin mali haklarında yapılacak iyileştirmeler, parçalı ve sınırlı düzenlemeler yerine bütüncül bir anlayışla hayata geçirilmelidir.
Ücret adaleti ancak bütün kamu çalışanlarının refahını artıracak, gelir kayıplarını telafi edecek ve emeğin hakkını teslim edecek kapsamlı düzenlemelerle sağlanabilir.
Bu çerçevede belirli unvanlara yönelik düzenlemelerle yetinilmemeli; kamu görevlilerimizin tamamını kapsayacak şekilde ek zam ve refah payı verilmesi, maaşların ekonomik büyümeden hak ettiği payı alacak biçimde yeniden düzenlenmesi, ücret dengesizliklerinin giderilmesi ve emeklilerin de ilave ek ödemeden ve iyileştirmelerden adil şekilde yararlanmasının önü açılmalıdır.
Devlet, çalışanları arasında ayrım yapan değil; emeği esas alan bir ücret politikası uygulamalıdır.
Aynı devlet için, aynı millet adına görev yapan hiçbir kamu görevlisi kendisini ihmal edilmiş hissetmemelidir.
Nasıl ki belirli bir çalışan grubunun mağduriyeti görülerek mali haklarında iyileştirme yapılabiliyorsa, bugün geçim sıkıntısıyla mücadele eden milyonlarca memur ve emeklinin de sesi duyulmalı; ücrette adalet tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde sağlanmalıdır.
Türkiye Kamu-Sen olarak, parçalı bir yaklaşım değil, bütün kamu görevlilerinin haklı taleplerinin takipçisi olmaya; ücrette adalet sağlanıncaya, kamu çalışanlarımız insanca yaşayabilecek bir gelir seviyesine kavuşuncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
📌 Memurlarımızın en önemli sorunlarından bir tanesi de "Barınma Sorunudur."
📌 Memurlarımızın %56'sı "ben kiracıyım" diyor.
📌 TÜİK'in istatistiklerine göre emekli, dul ve yetimlerin %17'si kirada oturuyor.
📌 TOKİ eliyle Devlet Memurlarını ev sahibi yapmanın yolu bulunmalıdır.
📌 Memurlarımız geçmişte özellikle Türkiye Kamu-Sen'in yetkili olduğu dönemde ev sahibi olabilmiş, ancak geldiğimiz noktada memurlarımızın ev sahibi olması mümkün değildir.
📌 Eğer memurlarımızın barınma sorunlarına çözüm bulamazsak emeklilikte çok daha zor durum bizi beklemektedir.
📌 Üyelerimizi düşük faiz, ekonomik şartlarla ev sahibi yapabilir miyiz, bunun yollarına bakıyoruz. Bu konuda Vakıf Katılım Bankası ile bir anlaşma yaptık.
📌 Çünkü biliyoruz ki; memurumuz çalışırken ev alamaz ise emeklilikte hiç alamaz...
📌 Türk Büro-Sen olarak emeği en yüce değer, insanı mukaddes görüyor, sendikal alanı kirletmeden, amacından saptırmadan, kamu görevlilerimizin insanca yaşayabileceği, ekonomik ve sosyal haklar sağlanana kadar gerçek sendikacılığın hakkını verecek, mücadelesini yapacağız.
📌 İnsanı yaşat ki; devlet yaşasın anlayışına sıkı sıkıya bağlıyız.
📌 7 Temmuz 2026 Söz Hakkı, Bengütürk TV
“Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir.” 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
MEMUR DEMEK DEVLET DEMEKTİR ‼️
GÜÇLÜ DEVLET GÜÇLÜ MEMURLA HAYAT BULUR. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİMİZİN TALEPLERİ DAHA FAZLA ÖTELENMEMELİ ‼️
İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN ‼️
📌 Genel Merkez yöneticilerimiz, Şube Başkanlarımız, İl Temsilcilerimiz ve Prof. Dr. Erkan Göksu hocamızın değerli katkılarıyla “Kızılcahamam Şube Başkanları ve İl Temsilcileri İstişare-Değerlendirme Toplantımızı” büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik.
📌 Türk Büro-Sen Şube Başkanları ve İl Temsilcileri Toplantımızda; memurlarımızın yıllardan beri çözüm bekleyen sorun ve taleplerini ele almış, yapılan istişare toplantısı sonucu aşağıdaki hususların kamuoyu ile paylaşılmasına karar vermiştir.
🔴 34 Yıl önce “Bizim ilkemiz, Önce ülkemiz” diyerek yola çıkan sendikamız Türk Büro-Sen kuruluşunun 34 yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
🔴 34 Yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüzbinlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
🔴 Türkiye Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hakim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
🔴 Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakikatin hakim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
🔴 Bu vesile ile başta kurucu genel başkanımız Ali Işıklar olmak üzere sendikamızın bugünlere gelmesinde emeği bulunan çizgisini bozmamış tüm teşkilat mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyor, hakkın rahmetine kavuşanların da makamlarının âli olmasını diliyoruz.
🔴 Bilindiği üzere 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunun 31. Maddesi gereği; Sonu tek sayı ile biten yıllarda kamu işvereni dediğimiz hükümet ile üye sayısı en fazla olan sendikalarla yapılmaktadır. Geçtiğimiz Ağustos ayında da 8. Dönem Toplu Sözleşme gerçekleştirilmiştir. Önümüzdeki (2027 yılı) Ağustos ayında 9. Dönem Toplu Sözleşme gerçekleştirilecektir.
🔴 Yetkili sendika toplu sözleşme masasındaki başarısızlığını perdelemek adına sorumluluğu 4688 Sayılı yasaya atma yolunu seçmiş, akabinde kurul yapısını ve kararlarını eleştirdiğimiz, ancak halihazırda meşru zemin olan hakem kurulunu, hakeme başvurmayacağız beyanı ile tartışma açmış; ancak hakem heyeti toplantısına en erken kendileri gitmişlerdir.
🔴 Diğer yandan 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine giderken kamudaki işçilerin sözleşme süreci gerçekleşmiş, kamuda eğitim, diploma, nitelik, görevin yetki sorumluluğu bakımından kıyas dahi yapılmayacak, kamu personel rejiminin yardımcı unsur kabul ettiği işçilerin ücretleri, rejimin asli unsuru olan devlet memurları ve kamu görevlilerinin maaşlarının önüne geçmiş, kamuda çalışma barışı bozulmuş, moral motivasyon düşmüştür.
🔴 Kamu işvereni dediğimiz hükümetle masaya oturan işçi sendikaları temsil ettikleri işçilerin haklarını alırken, aynı hükümetle masaya oturan memurları temsil eden yetkili sendika neden memurların hakkını alamamaktadır?
🔴 Sadece 8. Dönem değil, ondan önceki 7 toplu sözleşme döneminde başarısız olan yetkili sendikaya, 4688 Sayılı yasa ve hakem kurulu önceki dönemlerde gelmemiş, ancak mızrağın çuvala sığmadığı görüldüğü için, yani kamudaki işçilerin ücretleri kamu çalışanlarının önüne geçtiği için; kamuda yükselen sesler bastırılma imkanıkalmadığı için yetkili sendikanın topu taca atmaktan sorumluluğu 4688 Sayılı yasa ve hakem kuruluna atmaktan başka çaresi kalmamıştır.
🔴 Birinci Dereceye 3600 ek gösterge,
🔴 Yıllardır tartışılan Yardımcı Hizmetler Sınıfı,
🔴 Sendikamız tarafından Anayasa Mahkemesine taşınan İlave Ek Ödeme, mahkeme kararını beklemeden memur emekli maaşına yansıtılması,
🔴 Ek Zam ve Refah Payı
İlave Ek Ödemenin Emekli Maaşına Yansıtılmasına İlişkin Hukuki Süreç
Üyemiz adına, ilave ek ödemenin emekli aylığı hesabında dikkate alınarak tarafına yansıtılması talebiyle ilgili idareye başvuruda bulunulmuştur. Talebin reddedilmesi üzerine yargı yoluna başvurularak dava açılmıştır.
İlk derece mahkemesi (yerel mahkeme), yapılan değerlendirme sonucunda davanın reddine karar vermiştir.
Yerel mahkemenin ret kararına karşı, hukuka aykırılık nedenleri ortaya konularak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan inceleme sonucunda Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurumuzu kesin olarak reddetmiş ve böylece olağan iç hukuk yolları tükenmiştir.
İç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından, ilave ek ödemenin emekli aylığına yansıtılmamasının mülkiyet hakkı, sosyal güvenlik hakkı ve eşitlik ilkesi başta olmak üzere Anayasa ile güvence altına alınan hakları ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulmuştur. Başvuruda ayrıca ilgili düzenlemelerin Anayasa’ya aykırılığı yönündeki hukuki değerlendirmeler de ayrıntılı olarak ortaya konulmuştur.
Sendikacılık; hakların korunması ve geliştirilmesi amacıyla sistemli, sabırlı ve hukuki zeminde yürütülen bir mücadeledir. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması konusunda da tüm yargısal süreçler titizlikle takip edilmekte, üyelerimizin haklarının teslim edilmesi için hukuki mücadele kararlılıkla sürdürülmektedir.
📌 İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması talebiyle,
konfederasyonumuza bağlı Türk Büro-Sen tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun öncelikle gündeme alınması ve adil bir karara bağlanması amacıyla kurumlarımızdan toplanan on binlerce dilekçeyi bugün Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediğimiz basın açıklamasının ardından teslim ettik.
📌 Sendikalarımızın genel başkanları ve genel başkan yardımcılarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz açıklamanın ardından emeklilerimizin ve kamu çalışanlarımızın haklı talebini yargıya taşıdık.
📌 Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin haklarını her platformda savunmaya, mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
📌 3+1 Sözleşmeli destek personelinin kadroya atanırken mağduriyet yaşanmaması için; yyerine getirdikleri görev ve eğitim durumlarına göre ihraz (hak) ettikleri ünvanlara atanması talebimizi Cumhurbaşkanlığına yazılı olarak ilettik.
📌 “Vefatının seneyi devriyesinde, Türk milliyetçiliğinin mümtaz fikir adamı, yüksek ahlak sahibi, inançlı dava eri Dündar Taşer’i rahmet, minnet ve sonsuz bir saygıyla yine yeniden yad ediyoruz. O’nun titizlikle inşa ettiği fikir dünyası ve ortaya koyduğu yüksek idealler, Büyük Türk Milleti’nin varlığı, birliği ve bekası uğruna bizlere emanet edilmiş kutlu bir miras ve ağır bir sorumluluktur.
Ruhu şad olsun !..”
‼️TÜRK BÜRO-SEN & TÜRK TELEKOM İŞBİRLİĞİ İLE ÜYELERİMİZE ÖZEL KAMPANYA ANLAŞMAMIZ DEVAM EDİYOR…
📌Konu ile alakalı geniş bilgi almak için; Şube Başkanlarımız ve İl Temsilcilerimiz ile irtibat kurabilirsiniz.
‼️ ENFLASYON, EK ZAM VE REFAH PAYI İLE TELAFİ EDİLMELİDİR
📌 TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı mayıs ayı enflasyon rakamları, ekonomide yaşanan fiyat artışlarının hız kesmediğini bir kez daha ortaya koymuştur.
📌 Açıklanan veriler, sabit ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların geçici olmadığını, aksine her geçen ay daha da belirgin hâle geldiğini göstermektedir.
📌 Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine yükselmiş olması, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinde meydana gelen kaybın ulaştığı boyutu açıkça gözler önüne sermektedir.
Resmî verilere göre mayıs ayında fiyatlar ortalama %1,71 oranında yükselmiştir.
📌 Böylece yılın ilk beş ayında gerçekleşen toplam enflasyon %16,61'e ulaşmıştır. Henüz yılın yarısına gelinmeden ortaya çıkan bu tablo, 2026 yılı için belirlenen hedeflerle ekonomik gerçekler arasındaki farkın giderek açıldığını göstermektedir. Gelinen noktada uygulanan politikaların, özellikle ücretli kesimlerin alım gücünü korumakta yeterli olmadığı görülmektedir.
Hatırlanacağı üzere ocak ayında memur ve emeklilere altı aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir.
📌 Ancak yılın ilk beş ayında gerçekleşen %16,61'lik enflasyon, söz konusu artışın tamamını ortadan kaldırmış; memur ve emekliler daha şimdiden %5,61 oranında alacaklı duruma gelmiştir.
📌 Bugün yüksek enflasyon; kamu çalışanları ve emekliler açısından yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Azalan alım gücü, küçülen aile bütçeleri, artan borç yükü ile her geçen gün zorlaşan hayat şartları anlamına gelmektedir. Bu süreç, ekonomik sonuçlarının yanında toplumsal açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmaktadır.
📌 Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine çıkmış olması, yaşanan refah kaybının geçici olmaktan çıkıp kalıcı bir hâl almaya başladığını göstermektedir.
📌 Bugüne kadar görüldüğü üzere, ücretleri baskılayarak enflasyonu düşürmek mümkün olmamaktadır. Geçtiğimiz günlerde ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyüdüğü ifade edilmiştir.
📌 Memur ve emekliler hem ekonomik büyümenin sonuçlarından yeterince pay alamamakta hem de enflasyon yükseldiğinde ilk fedakârlığı yapmak zorunda bırakılmaktadır. Sosyal adaletin gereği; refahın da yükün de toplum kesimleri arasında hakkaniyetli şekilde paylaşılmasıdır.
📌 Bu doğrultuda;
🔴 Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.
🔴 Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.
🔴 Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.
📌 Beklentimiz; gelir kaybı her geçen gün büyüyen kamu çalışanları ve emeklilerin sorunlarına çözüm üretecek adil, kalıcı ve gerçekçi düzenlemelerin yapılmasıdır.
📌 Türkiye Kamu-Sen olarak emeğin değerini koruma, kamu görevlilerinin haklı taleplerini savunma ve ekonomik adalet mücadelesini sürdürme kararlılığımızı bundan sonra da aynı güç ve kararlılıkla devam ettireceğiz.
📌 HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINDA GELENEK BOZULMADI; YETKİLİ SENDİKA: TÜRK BÜRO-SEN ✅
📌 Yetkili olmamız için gece gündüz demeden büyük emek ve özveriyle çalışan tüm dava ve mücadele arkadaşlarımıza; desteğini üyelik iradesiyle Türk Büro-Sen’den yana kullanan kıymetli üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
📌 Mücadele edenler her zaman kazanamazlar, ancak kazananlar her zaman mücadele edenlerdir.
‼️ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIM YAPAN MEMURLARLA İLGİLİ SORUMLULUK VE KUSURLAR
📌 Sosyal medyada paylaşım yapan kamu görevlileri ile ilgili tartışma ve yorumlarda; kamu görevlilerini zan ve töhmet altında bırakan, hakarete varan yorumlara rastlanmaktadır.
📌 Ancak; yapılan yorum ve haberlerde bu konudaki sebeplerin ele alınmadığı veyahutta bilgi eksikliğinden kaynaklandığı görülmektedir.
📌 En son Gebze Adliyesi’nde görevli bir zabıt katibi meslektaşımızın paylaşımı ile gündeme gelen bu konuda; şu soruların cevap bulması; konunun tam olarak açıklığa kavuşması için önemlidir;
🔴 Sosyal medya paylaşımı yapan kamu görevlileri ile ilgili sorumluluk ve sorunun kaynağı;
🔴 Günün ihtiyaçlarına cevap vermeyen 1965 tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili disiplin hükümleri midir❓
🔴 Kamu görevlilerine ödev, görev sorumlulukları ile yasakları da içeren temel ve hazırlayıcı eğitimi vermeyen kurumlar mıdır❓
🔴 3+1 denilen ucube sözleşmeli personel istihdamı mıdır❓
📌 Sosyal medya üzerinden; Zor şartlarda görevlerini yapan, ekonomik sıkıntılarla boğuşan kamu görevlilerine yönelik hakarete varan yorumları ve yorum yapanları da insafa ve izana, memurlarımızı da bu konularda dikkatli olmaya davet ediyoruz.
📌 Bu sorulara cevap vermeden, sorun alanlarını ortadan kaldırmadan; sonuçlar üzerinden tartışma yaratmak, kamu görevlilerini töhmet altında bırakmak, hakaret etmek ne kadar doğrudur❓
ILO Genel Konferansı’nda İnsanlık Vicdanı Kazandı
Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında bulunduğumuz Cenevre’de, heyetimizle birlikte konferans çalışmalarını yakından takip ettik. Bu yılın ana gündem başlıkları arasında yer alan dijitalleşme ve adil geçiş konularında yürütülen müzakerelere heyetimiz ve AR-GE ekibimizle katılarak çalışma hayatının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduk.
Konferans süresince, bir önceki yıl gerçekleştirilen 113. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Türkiye’nin de yoğun çabalarıyla elde edilen Filistin’in ILO’daki gözlemci üyelik statüsünün iptal edilmesine yönelik İsrail girişimine karşı Türkiye Delegasyonu olarak Filistin’in yanında yer aldık. Uluslararası dayanışmanın, adaletin ve hakkaniyetin sesi olmak adına gerçekleştirilen protestolara destek verdik.
Yapılan oylamada, Filistin’in gözlemci statüsünü hedef alan teklif katılımcı ülkeler tarafından açık bir şekilde reddedildi. Söz konusu girişim, 17 kabul oyuna karşılık 394 ret oyu alarak başarısız oldu. Bu sonuç, yalnızca Filistin halkı açısından değil, uluslararası hukuka, insan haklarına ve küresel vicdana sahip çıkan tüm kesimler adına önemli bir kazanım olarak tarihe geçti.
Konferans sonrasında Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen Özgür Filistin eylemine de heyetimizle birlikte iştirak ettik.
Adaletin, insan haklarının ve mazlum halklarla dayanışmanın yanında olmaya; Filistin halkının haklı mücadelesine destek vermeye devam edeceğiz. Cenevre’de ortaya çıkan bu güçlü dayanışma tablosu, insanlık vicdanının her türlü siyasi hesap ve baskının üzerinde olduğunu bir kez daha göstermiştir.
📌 Devletimizin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığımızın 164’üncü kuruluş yıl dönümünün Sayıştay ailesi başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.